Gazze Mahkemesi sonuç bildirgesini yayınladı

İstanbul Üniversitesi’nde yapılan Gazze Mahkemesi final oturumunda açıklanan sonuç bildirgesi, İsrail’in Gazze’de işlediği eylemleri soykırım olarak tanımladı. Bildirge, Batılı ülkelerin bu süreçteki rolünü “suç ortaklığı” olarak nitelendirdi.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 26.10.2025 - 15:57

editor avatar
Doğacan Başaran

Haber Editörü

NSosyal Logo
Gazze Mahkemesi sonuç bildirgesini yayınladı

Gazze Mahkemesi Nihai Oturumu - AA

Gazze’de işlenen savaş suçlarını araştırmak amacıyla kurulan Gazze Mahkemesi, İstanbul Üniversitesi’nde yapılan final oturumunda sonuç bildirgesini açıkladı.

Mahkeme, Gazze’de yaşananları uluslararası hukuk açısından değerlendirdiği kapsamlı bildirgede, İsrail’in eylemlerini “soykırım” ve “apartheid” olarak nitelendirdi.

Açlığın silah haline getirilmesi

Sonuç bildirgesinde, açlığın İsrail tarafından silah haline getirildiği, tıbbi bakımın reddedildiği ve zorla yerinden edilmenin sistematik biçimde uygulandığı belirtildi. Bu eylemler, “tüm nüfusun toplu olarak cezalandırılmasının ve soykırımın araçları” olarak tanımlandı.

Soykırım ve apartheid tespiti

Mahkeme, İsrail’in, kökleri Siyonizm’in üstünlükçü ideolojisine dayanan daha geniş bir apartheid rejimi içinde Gazze’deki Filistin halkına karşı “devam eden bir soykırım” gerçekleştirdiğini kaydetti.

Bildirgede, İsrail’in uygulamalarının yalnızca askeri operasyonlarla sınırlı olmadığı, ideolojik bir sistematik baskı düzeni içinde yürütüldüğü vurgulandı.

View post on X

Batılı hükümetlerin rolü

Gazze Mahkemesi, Batılı hükümetleri, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin, İsrail’e sağladıkları diplomatik koruma, silah, silah parçaları, istihbarat, askeri yardım ve eğitim ile ekonomik ilişkileri sürdürme yoluyla bu soykırıma “suç ortaklığı” yaptığını vurguladı. Bildirgede, bazı Batılı hükümetlerin “bu soykırımda işbirliği yaptığı” da açıkça ifade edildi.

Hesap verme çağrısı

Mahkeme, “siyasi, askerî, ekonomik ve ideolojik olarak sorumlu olan herkesin her türlü yasal yolla ve yasanın izin verdiği ölçüde tam olarak sorumlu tutulması” gerektiğini belirtti.

Bu ifade, yalnızca İsrail liderliğini değil, sürece destek veren uluslararası aktörleri de kapsayan bir hukuki hesap verme çağrısı olarak yorumlandı.

İsrail’in uluslararası kurumlarda konumu

Bildirge, “İsrail’in uluslararası kurum ve kuruluşlardan, özellikle de Birleşmiş Milletler ve bağlı kuruluşlarından uzaklaştırılması” gerektiğini vurguladı. Mahkeme, BM sisteminin işlevsiz hale geldiği noktada alternatif adımların atılması gerektiğini belirtti.

BM Genel Kurulu’na çağrı

Mahkeme, BM Güvenlik Konseyi’nin ABD vetoları nedeniyle kitlendiğini belirterek, bu koşullar altında BM Genel Kurulu’nun ‘Barış için Birleşme Kararı’nın (Uniting for Peace Resolution) etkinleştirilmesini talep etti.

Bu adımın, Filistin toprakları için koruyucu bir güç oluşturmak ve soykırımı durdurmak için toplu önlemler alınmasına imkân tanıyabileceği ifade edildi.

Siyonist yapılar ve küresel strateji önerisi

Bildirge, “Siyonist yapıları ortadan kaldırmaya yönelik küresel, hak temelli bir strateji” oluşturulması gerektiğini belirtti. Bu stratejinin, Siyonist rejimin güç kaynaklarını ve olanak sağlayan sütunları belirlemeyi ve haritalandırmayı içermesi gerektiği vurgulandı.

Mahkeme, Siyonizme karşı “koordineli siyasi, yasal, ekonomik, akademik, kültürel, teknolojik ve sosyal eylem yoluyla her kaynağı zayıflatan, izole eden ve ortadan kaldıran küresel bir hareket” inşa edilmesini önerdi.

Kaynak:

GDH Haber

GDH uygulamasını indir,

gelişmelerden anında haberdar ol!

Loading Spinner