Goran Şimiç'ten savaş yaralarına şiirsel dokunuş
Uluslararası Saraybosna Üniversitesi'nde ceza hukuku profesörü olarak görev yapan Goran Şimiç'in, savaş suçu kurbanlarının anısına yazdığı "Parçalanan Ruhlar" adlı Türkçe şiir kitabı okurlarla buluştu.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 22.07.2025 - 10:58
- Ceza hukuku profesörü Goran Şimiç, savaş suçu kurbanlarının yaşadığı acıyı bilimsel dille ifade edilemediğini, bu yüzden deneyimleri "Parçalanan Ruhlar" adlı şiir kitabıyla anlattı.
- Şimiç, acı da olsa gerçeğin kabul edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ona göre, geçmişteki trajedileri unutmak, mağdurlara haksızlık etmek ve insanlığın hatalarından ders çıkarmasını engellemektir.
- Kitabı eğitim müfredatına dahil etmeyi öneren Şimiç, Türk gençliğine büyük umut besliyor. Toplumun ise savaş mağdurlarına destek olmak ve adaletsizliğin sonuçlarını en aza indirmekle yükümlü olduğunu belirtiyor.
Mağdurların sesine bilim yetmedi, şiirle anlattı
Prof. Dr. Goran Şimiç, Bosna Hersek ve birkaç başka ülkede savaş suçları mağdurlarının yaşadıkları üzerine araştırma yaparken, kurbanların hikayelerinden çok etkilendiğini anlattı. Mağdurların yaşadıklarına ses vermek amacıyla ilk olarak akademik bir eser yazmak istediğini belirten Şimiç, ancak kısa sürede "hissettiklerimi bilimsel bir dille ifade etmenin imkansız olduğunu" fark ettiğini dile getirdi.
Bu nedenle akademik eser fikrinden vazgeçen Şimiç, "Sonunda bir gün oturdum ve bu kitabı bir solukta yazdım" dedi. Savaş suçlarının hem bireyler hem de toplum üzerinde derin yaralar bıraktığını vurgulayan Şimiç, mağdurların bedenlerine değil, ruhlarına işleyen korkunç işkenceler yaşadıklarını belirtti. "Ruhları, acının ve ıstırabın ağırlığı altında yavaş yavaş çözülmeye, varoluşunun anlamını yitirmeye başladı. Geriye kalan yaşamları ise yeni bir azaba dönüştü" sözleriyle bu acıları aktardı.
"İnsan unutmak için değil, hatırlamak için yaratılmıştır"
Şimiç, travmaları unutmanın en zarif çözüm olduğunu düşünenlere karşı çıkarak, "İnsan unutmak için değil, hatırlamak için yaratılmıştır" vurgusunu yaptı. Unutmanın iki açıdan yanlış olduğunu savundu: Birincisi, mağdurların yaşadıklarının yaşanmadığını varsaymak; ikincisi ise gerçeği tespit etmeyi atlamak. "Acı da olsa gerçek, bu tür trajedilerin üstesinden gelmenin tek yoludur" diyen Şimiç, yalan ve kandırmacanın kulağa daha güzel gelse de, ancak acı ve sarsıcı gerçeklerin insanları hatalarından ders çıkarmaya yönlendirebileceğini belirtti.
Goran Şimiç, savaş suçlarına dair verilen mahkeme kararlarının genellikle okunmadığına dikkat çekerek, bu nedenle insanların insan zekasının nasıl bir suç makinesine dönüşebileceğini ve mağdurların acısının boyutunu anlayamayacağını söyledi. Bu açıdan bakıldığında, "bence bu kitabı herkes okumalı" diyerek eserinin önemine vurgu yaptı.
Eğitimin rolü ve Türk gençliğine umut
Kitabının eğitim müfredatında yer alması gerektiğini savunan Şimiç, "Çünkü yarının gençleri, çatışmalarla veya onların sonuçlarıyla yüzleşecek kişilerdir. Hazır olmaları gerekir" dedi. Toplumdaki çatışmaların sona ermeyeceğini, aksine daha da ağırlaşacağını öngören Şimiç, gençlerin tarihi ve yapılanları okuyup hatalardan ders çıkarmaları gerektiğini düşündüğünü belirtti.
Savaş suçu mağdurlarının toplumun bir yükü olmadığını vurgulayan Şimiç, toplumun bu adaletsizliğin sonuçlarını en aza indirmekle yükümlü olduğunu kaydetti. "Her birimiz bu konuda katkı sunabilir ve sunmalıyız" diyerek çağrıda bulundu. Kitabının Türkiye'deki gençler arasında ilgi gördüğünü aktaran Şimiç, Türk gençliğine büyük umut beslediğini söyledi. "İnanıyorum ki geçmişi hatırlayarak, adaleti ve hakikati savunarak, sadece kendi toplumları için değil, hepimiz adına ışığı taşıyacak olanlar onlar olacak" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Kaynak:
GDH Haber
etiketler
İLGİLİ HABERLER
Şiir kelimesinin tanımı nedir? Şiirin TDK'ya göre anlamı nedir?
Türk sinemasının zarif yüzü Filiz Akın vefatının birinci yılında törenle anıldı
Anadolu duyarlılığını şiirlerine taşıyan usta kalem: Ceyhun Atuf Kansu
Londra’da Paskalya neşesi: Greenwich sokaklarında "sandalye kaldırma" ritüeli
Türk sinemasının Turist Ömer'i: Sadri Alışık vefatının 31. yılında anılıyor
Bakü’de Nevruz coşkusu: Ateşgah’ın ebedi ateşi baharı müjdeledi
DİĞER HABERLER
Londra’da Paskalya neşesi: Greenwich sokaklarında "sandalye kaldırma" ritüeli
Mersin’de opera rüzgarı: Donizetti’nin başyapıtı "Lucia" sahnelendi
Geçmişe açılan kapılar: Cunda’nın tarihi kapıları ziyaretçileri selamlıyor
Türk sinemasının zarif yüzü Filiz Akın vefatının birinci yılında törenle anıldı
Meksika’da dev buluşma: Dünya Kupası coşkusu Catrina geleneğiyle birleşti
Türk sinemasının Turist Ömer'i: Sadri Alışık vefatının 31. yılında anılıyor
Bakü’de Nevruz coşkusu: Ateşgah’ın ebedi ateşi baharı müjdeledi
Anadolu duyarlılığını şiirlerine taşıyan usta kalem: Ceyhun Atuf Kansu
Çin'de İstiklal Marşı'nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy anıldı
Kıvılcımlarla arınma: Jieyang’da asırlık "ateşin üstünden atlama" geleneği


