Göz alabildiğine ifadesinin tanımı nedir? Göz alabildiğine ifadesi hangi durumlarda kullanılır

Zaman zaman duyduğumuz ve genel olarak çeşitli yerlerde kullanılan göz alabildiğine ifadesi, aslında derin bir anlama sahip. TDK kaynaklarında yer alan bilgilere göre göz alabildiğine ifadesinin doğru yazılışı nasıldır ve ne anlama geliyor?

Son Güncelleme: 28.04.2026 - 14:00

editor avatar
gdh

Editör

NSosyal Logo
Göz alabildiğine ifadesinin tanımı nedir? Göz alabildiğine ifadesi hangi durumlarda kullanılır

Teknoloji ve sosyal medya dili şekillendirse de, kelimelerin sözlükteki "gerçek" anlamları değişmez bir referans noktasıdır. Dilimizin sürprizlerle dolu yapısı, Türkçeyi öğrenmeyi ve incelemeyi her zaman heyecan verici bir hale getiriyor. TDK'nın güncel yazım kılavuzunda sıkça aranan bu kelimelerden biri de göz alabildiğine olarak öne çıkıyor.

Göz alabildiğine ne demek? TDK sözlük anlamı

Cümle içindeki vurgusuna göre farklı kavramları karşılayabilen bu sözcük için TDK sözlüğünde ayrı ayrı açıklamalar yer almaktadır.

  • Gözün görebileceği en uzak yerlere kadar
  • Çok geniş, engin bir biçimde

Göz alabildiğine cümle içinde nasıl kullanılır?

Anlamı pekiştirmek adına verilen ve resmi kaynaklarda yer alan örnek cümle şudur.

  • Bu göz alabildiğine düzlük, sinsi bir bataklık gibidir.

Göz alabildiğine ile kullanılan deyimler ve atasözleri

TDK'nın güncel veri tabanında, içinde bu kelimenin geçtiği sıralı deyim ve atasözü listesi bulunmaktadır.

  • ... gözüyle bakmak
  • Göz (veya gözünün) kuyruğuyla bakmak
  • Göz (veya gözünün) ucuyla bakmak
  • Göz açamamak
  • Göz açıp kapayıncaya kadar
  • Göz açtırmamak
  • Göz ardı etmek
  • Göz atmak
  • Gözaydına gelmek
  • Gözaydına gitmek
  • Gözaydın etmek
  • Göz boyamak
  • Göz değmek
  • Gözden (veya gözünden) düşmek
  • Gözden (veya gözünden) kaçırmak
  • Gözden (veya gözünden) kaçmak
  • Gözden (veya gözünden) sürmeyi çalmak (veya çekmek)
  • Gözden çıkarmak
  • Gözden geçirmek
  • Gözden gönülden çıkarmak
  • Gözden ırak olan gönülden de ırak olur
  • Gözden ırak tutmak
  • Gözden ırak tutulmak
  • Gözden kaybetmek
  • Gözden kaybolmak
  • Gözden nihan olmak
  • Gözden uzaklaşmak
  • Gözden uzak tutmak
  • Göz dikmek
  • Göz doldurmak
  • Göz doyurmak
  • Göze almak
  • Göze batmak
  • Göze çarpmak
  • Göze diken olmak
  • Göze gelmek
  • Göze girmek
  • Göze görünmek
  • Göze görünmemek
  • Göze göz dişe diş
  • Göz etmek
  • Göze yasak olmaz
  • Göz gezdirmek
  • Göz gördüğünü ister
  • Göz göre göre
  • Göz görmeyince gönül katlanır
  • Göz gözü görmemek
  • Göz kamaştırmak (veya almak)
  • Göz kaş süzmek
  • Göz kesilmek
  • Göz kırpmadan
  • Göz kırpmak
  • Göz kırpmamak
  • Göz koymak
  • Göz kulak olmak
  • Gözle görülür, elle tutulur hâle gelmek
  • Gözleri bayılmak
  • Gözleri berraklaşmak
  • Gözleri buğulanmak (veya bulutlanmak)
  • Gözleri çakmak çakmak (olmak)
  • Gözleri çivilenmek
  • Gözleri çukura gitmek (veya kaçmak)
  • Gözleri dolmak (veya dolu dolu olmak)
  • Gözleri dönmek
  • Gözleri düğümlenmek
  • Gözleri fıldır fıldır etmek
  • Gözleri fıldır fıldır olmak
  • Gözleri ışıklı (olmak)
  • Gözleri ışımak (veya ışıldamak)
  • Gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak)
  • Gözleri kapanmak
  • Gözlerinden okumak
  • Gözlerinden perde kalkmak
  • Gözlerinde şimşek çakmak
  • Gözlerine bir ağırlık çökmek
  • Gözlerine içirmek
  • Gözlerine inanamamak
  • Gözlerine mil çekmek
  • Gözleri nemlenmek
  • Gözlerini (veya gözleri) fal taşı gibi açmak
  • Gözlerini bayıltmak
  • Gözlerini belertmek
  • Gözlerini bitirmek
  • Gözlerini devirmek
  • Gözlerini duman kaplamak
  • Gözlerini hayata açmak
  • Gözlerini kaçırmak
  • Gözlerinin içi gülmek
  • Gözlerinin içine kadar kızarmak
  • Gözleri parlamak (veya parıldamak)
  • Gözleri sulanmak
  • Gözleri süzülmek
  • Gözleri şıldır şıldır dönmek
  • Gözleri şimşeklenmek
  • Gözleri takılıp kalmak
  • Gözleri velfecri okumak
  • Gözleri yaşarmak
  • Gözleri yuvalarından (veya evinden) fırlamak (veya uğramak)
  • Gözle yemek
  • Göz süzmek
  • Göz ucuyla görmek
  • Göz ucuyla süzmek
  • Gözü (veya gözleri) (bir şeyde veya bir şeyin üzerinde) olmak
  • Gözü (veya gözleri) açılmak
  • Gözü (veya gözleri) dönmek
  • Gözü (veya gözleri) kamaşmak
  • Gözü (veya gözleri) kararmak
  • Gözü (veya gözleri) kaymak (veya kaçmak)
  • Gözü (veya gözleri) okşamak
  • Gözü (veya gözleri) takılmak
  • Gözü (veya gözleri) üstünde kalmak
  • Gözü akmak
  • Gözü alışmak
  • Gözü almamak
  • Gözü arkada kalmak
  • Gözü bulanmak
  • Gözü büyükte olmak
  • Gözü çıkasıca
  • Gözü dalmak
  • Gözü değmek
  • Gözü doymak
  • Gözü dönesi
  • Gözü dumanlanmak
  • Gözü dünyayı görmemek
  • Gözü gibi bakmak (veya saklamak veya esirgemek veya sakınmak)
  • Gözü gibi sevmek
  • Gözü gitmek
  • Gözü gönlü açılmak
  • Gözü görmemek
  • Gözü görmez olmak
  • Gözü göz değil
  • Gözü hiçbir şey görmemek
  • Gözü ısırmak
  • Gözü ilişmek
  • Gözü kalmak
  • Gözü kesmek
  • Gözü kesmemek
  • Gözü kızmak
  • Gözü korkmak
  • Gözü kör olsun
  • Gözüm!
  • Gözüm çıksın (veya kör olsun)
  • Gözüm görmesin
  • Gözün ... görsün
  • Gözün aydın!
  • Gözünde
  • Gözünde (veya gözlerinde) şimşek (veya şimşekler) çakmak
  • Gözünde büyümek
  • Gözünde büyütmek
  • Gözünde kan tütmek
  • Gözünden (veya gözlerinden) uyku akmak
  • Gözünden (veya gözlerinden) yaş (veya yaşlar) boşanmak
  • Gözünden kıskanmak
  • Gözünden sakınmak
  • Gözünde olmamak
  • Gözünde tütmek
  • Gözüne (veya gözlerine) bakmak
  • Gözüne batmak
  • Gözüne çarpmak
  • Gözüne diken olmak
  • Gözüne dizine dursun
  • Gözüne girmek
  • Gözüne hiçbir şey görünmemek
  • Gözüne ilişmek
  • Gözüne karasu inmek
  • Gözüne kestirmek
  • Gözüne sokmak
  • Gözüne uyku girmemek
  • Gözünü ... hırsı bürümek
  • Gözünü (veya gözlerini) açmak
  • Gözünü (veya gözlerini) dikmek
  • Gözünü (veya gözlerini) duman bürümek
  • Gözünü (veya gözlerini) kan bürümek
  • Gözünü (veya gözlerini) kapamak
  • Gözünü (veya gözlerini) kırpmadan
  • Gözünü (veya gözlerini) oymak
  • Gözünü açmak
  • Gözünü açmak
  • Gözünü açmak
  • Gözünü ağartmak
  • Gözünü alamamak
  • Gözünü almak
  • Gözünü ayırmamak
  • Gözünü bağlamak
  • Gözünü çıkarmak
  • Gözünü daldan budaktan (veya çöpten) esirgememek (veya sakınmamak)
  • Gözünü doyurmak
  • Gözünü dört açmak
  • Gözünü gözüne dikmek
  • Gözünü hırs bürümek
  • Gözünü karartmak
  • Gözünü kin bürümek
  • Gözünü korkutmak
  • Gözünün (veya gözlerinin) içine bakmak
  • Gözünün bebeği gibi sevmek
  • Gözünün çapağını silmeden
  • Gözünün feri sönmek
  • Gözünün içine baka baka
  • Gözünün önünden ayırmamak
  • Gözünün önüne gelmek
  • Gözünün önünü görmemek
  • Gözünün üstünde kaşın var dememek
  • Gözünün yaşına bakmamak
  • Gözünü sevda (veya aşk) bürümek
  • Gözünü sevdiğim
  • Gözünü seveyim
  • Gözünü toprak doyursun
  • Gözünü üstünden ayırmamak
  • Gözünü yıldırmak
  • Gözünü yummak
  • Gözünü yummak
  • Gözü olmak
  • Gözü olmamak
  • Gözü sönmek
  • Gözü su içmemek
  • Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz
  • Gözü toprağa bakmak
  • Gözü tutmak
  • Gözü uyku tutmamak
  • Gözü yememek
  • Gözü yılmak
  • Gözüyle (veya gözleriyle) tartmak
  • Gözüyle görmek
  • Göz var, izan var
  • Göz yıldırmak
  • Göz yummak
  • Göz yummamak

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner