Göz gözü görmemek sözü ne demek? Göz gözü görmemek ifadesinin sözlük anlamı nedir?
Televizyonda veya sosyal medyada rastladığımız göz gözü görmemek ifadesi, merak konusu olmaya devam ediyor. Peki, cümlelerimize anlam katan ve sıkça karşılaştığımız göz gözü görmemek ne demek?
Son Güncelleme: 29.04.2026 - 14:31
Teknoloji ve sosyal medya dili şekillendirse de, kelimelerin sözlükteki "gerçek" anlamları değişmez bir referans noktasıdır. Gündelik konuşmalarda veya yazılı metinlerde yapılan kelime hataları, anlatılmak istenen düşünceyi zayıflatabilir. Dilimizin zenginliklerinden biri olan göz gözü görmemek ifadesinin sözlük anlamı nedir?
TDK'ya göre göz gözü görmemek nedir?
Özellikle yazılı metinlerde ve resmi yazışmalarda geçen bu ifadenin tam olarak neyi karşıladığı belirlenmiştir. TDK verileri esas alındığında sözcüğün tanımı mevcuttur.
- Yoğun sis, duman, toz vb. sebeplerle hiçbir şey görülememek
Göz gözü görmemeğin cümle içinde kullanımı
Göz gözü görmemek ifadesinin cümle içinde nasıl geçtiğini gösteren mevcut kullanım örneği aşağıda belirtilmiştir.
- Tezek dumanında göz gözü görmez.
Göz gözü görmemek ifadesi içeren atasözleri ve deyimler
TDK'nın güncel veri tabanında, içinde bu kelimenin geçtiği sıralı deyim ve atasözü listesi bulunmaktadır.
- ... gözüyle bakmak
- Göz (veya gözünün) kuyruğuyla bakmak
- Göz (veya gözünün) ucuyla bakmak
- Göz açamamak
- Göz açıp kapayıncaya kadar
- Göz açtırmamak
- Göz alabildiğine
- Göz ardı etmek
- Göz atmak
- Gözaydına gelmek
- Gözaydına gitmek
- Gözaydın etmek
- Göz boyamak
- Göz değmek
- Gözden (veya gözünden) düşmek
- Gözden (veya gözünden) kaçırmak
- Gözden (veya gözünden) kaçmak
- Gözden (veya gözünden) sürmeyi çalmak (veya çekmek)
- Gözden çıkarmak
- Gözden geçirmek
- Gözden gönülden çıkarmak
- Gözden ırak olan gönülden de ırak olur
- Gözden ırak tutmak
- Gözden ırak tutulmak
- Gözden kaybetmek
- Gözden kaybolmak
- Gözden nihan olmak
- Gözden uzaklaşmak
- Gözden uzak tutmak
- Göz dikmek
- Göz doldurmak
- Göz doyurmak
- Göze almak
- Göze batmak
- Göze çarpmak
- Göze diken olmak
- Göze gelmek
- Göze girmek
- Göze görünmek
- Göze görünmemek
- Göze göz dişe diş
- Göz etmek
- Göze yasak olmaz
- Göz gezdirmek
- Göz gördüğünü ister
- Göz göre göre
- Göz görmeyince gönül katlanır
- Göz kamaştırmak (veya almak)
- Göz kaş süzmek
- Göz kesilmek
- Göz kırpmadan
- Göz kırpmak
- Göz kırpmamak
- Göz koymak
- Göz kulak olmak
- Gözle görülür, elle tutulur hâle gelmek
- Gözleri bayılmak
- Gözleri berraklaşmak
- Gözleri buğulanmak (veya bulutlanmak)
- Gözleri çakmak çakmak (olmak)
- Gözleri çivilenmek
- Gözleri çukura gitmek (veya kaçmak)
- Gözleri dolmak (veya dolu dolu olmak)
- Gözleri dönmek
- Gözleri düğümlenmek
- Gözleri fıldır fıldır etmek
- Gözleri fıldır fıldır olmak
- Gözleri ışıklı (olmak)
- Gözleri ışımak (veya ışıldamak)
- Gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak)
- Gözleri kapanmak
- Gözlerinden okumak
- Gözlerinden perde kalkmak
- Gözlerinde şimşek çakmak
- Gözlerine bir ağırlık çökmek
- Gözlerine içirmek
- Gözlerine inanamamak
- Gözlerine mil çekmek
- Gözleri nemlenmek
- Gözlerini (veya gözleri) fal taşı gibi açmak
- Gözlerini bayıltmak
- Gözlerini belertmek
- Gözlerini bitirmek
- Gözlerini devirmek
- Gözlerini duman kaplamak
- Gözlerini hayata açmak
- Gözlerini kaçırmak
- Gözlerinin içi gülmek
- Gözlerinin içine kadar kızarmak
- Gözleri parlamak (veya parıldamak)
- Gözleri sulanmak
- Gözleri süzülmek
- Gözleri şıldır şıldır dönmek
- Gözleri şimşeklenmek
- Gözleri takılıp kalmak
- Gözleri velfecri okumak
- Gözleri yaşarmak
- Gözleri yuvalarından (veya evinden) fırlamak (veya uğramak)
- Gözle yemek
- Göz süzmek
- Göz ucuyla görmek
- Göz ucuyla süzmek
- Gözü (veya gözleri) (bir şeyde veya bir şeyin üzerinde) olmak
- Gözü (veya gözleri) açılmak
- Gözü (veya gözleri) dönmek
- Gözü (veya gözleri) kamaşmak
- Gözü (veya gözleri) kararmak
- Gözü (veya gözleri) kaymak (veya kaçmak)
- Gözü (veya gözleri) okşamak
- Gözü (veya gözleri) takılmak
- Gözü (veya gözleri) üstünde kalmak
- Gözü akmak
- Gözü alışmak
- Gözü almamak
- Gözü arkada kalmak
- Gözü bulanmak
- Gözü büyükte olmak
- Gözü çıkasıca
- Gözü dalmak
- Gözü değmek
- Gözü doymak
- Gözü dönesi
- Gözü dumanlanmak
- Gözü dünyayı görmemek
- Gözü gibi bakmak (veya saklamak veya esirgemek veya sakınmak)
- Gözü gibi sevmek
- Gözü gitmek
- Gözü gönlü açılmak
- Gözü görmemek
- Gözü görmez olmak
- Gözü göz değil
- Gözü hiçbir şey görmemek
- Gözü ısırmak
- Gözü ilişmek
- Gözü kalmak
- Gözü kesmek
- Gözü kesmemek
- Gözü kızmak
- Gözü korkmak
- Gözü kör olsun
- Gözüm!
- Gözüm çıksın (veya kör olsun)
- Gözüm görmesin
- Gözün ... görsün
- Gözün aydın!
- Gözünde
- Gözünde (veya gözlerinde) şimşek (veya şimşekler) çakmak
- Gözünde büyümek
- Gözünde büyütmek
- Gözünde kan tütmek
- Gözünden (veya gözlerinden) uyku akmak
- Gözünden (veya gözlerinden) yaş (veya yaşlar) boşanmak
- Gözünden kıskanmak
- Gözünden sakınmak
- Gözünde olmamak
- Gözünde tütmek
- Gözüne (veya gözlerine) bakmak
- Gözüne batmak
- Gözüne çarpmak
- Gözüne diken olmak
- Gözüne dizine dursun
- Gözüne girmek
- Gözüne hiçbir şey görünmemek
- Gözüne ilişmek
- Gözüne karasu inmek
- Gözüne kestirmek
- Gözüne sokmak
- Gözüne uyku girmemek
- Gözünü ... hırsı bürümek
- Gözünü (veya gözlerini) açmak
- Gözünü (veya gözlerini) dikmek
- Gözünü (veya gözlerini) duman bürümek
- Gözünü (veya gözlerini) kan bürümek
- Gözünü (veya gözlerini) kapamak
- Gözünü (veya gözlerini) kırpmadan
- Gözünü (veya gözlerini) oymak
- Gözünü açmak
- Gözünü açmak
- Gözünü açmak
- Gözünü ağartmak
- Gözünü alamamak
- Gözünü almak
- Gözünü ayırmamak
- Gözünü bağlamak
- Gözünü çıkarmak
- Gözünü daldan budaktan (veya çöpten) esirgememek (veya sakınmamak)
- Gözünü doyurmak
- Gözünü dört açmak
- Gözünü gözüne dikmek
- Gözünü hırs bürümek
- Gözünü karartmak
- Gözünü kin bürümek
- Gözünü korkutmak
- Gözünün (veya gözlerinin) içine bakmak
- Gözünün bebeği gibi sevmek
- Gözünün çapağını silmeden
- Gözünün feri sönmek
- Gözünün içine baka baka
- Gözünün önünden ayırmamak
- Gözünün önüne gelmek
- Gözünün önünü görmemek
- Gözünün üstünde kaşın var dememek
- Gözünün yaşına bakmamak
- Gözünü sevda (veya aşk) bürümek
- Gözünü sevdiğim
- Gözünü seveyim
- Gözünü toprak doyursun
- Gözünü üstünden ayırmamak
- Gözünü yıldırmak
- Gözünü yummak
- Gözünü yummak
- Gözü olmak
- Gözü olmamak
- Gözü sönmek
- Gözü su içmemek
- Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz
- Gözü toprağa bakmak
- Gözü tutmak
- Gözü uyku tutmamak
- Gözü yememek
- Gözü yılmak
- Gözüyle (veya gözleriyle) tartmak
- Gözüyle görmek
- Göz var, izan var
- Göz yıldırmak
- Göz yummak
- Göz yummamak
Kaynak:
TDK SözlükGDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
Belirsizleşmek kelimesinin tanımı nedir? Belirsizleşmeğin TDK'ya göre anlamı nedir?
Alamot kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Alamotun sözlükteki anlamı nedir?
Çizi ne demek? Çizinin halk arasındaki kullanımı nasıldır?
Yerinden yönetimcilik ne demek? Yerinden yönetimcilik kelimesinin TDK'ya göre açıklaması nedir?
Dış alım kelimesi ne demek? Dış alım kelimesinin kaç farklı anlamı var?
Eşleşmek ne demek? Eşleşmeğin TDK'ya göre anlamı nedir?
DİĞER HABERLER
Eşleşmek ne demek? Eşleşmeğin TDK'ya göre anlamı nedir?
Dış alım kelimesi ne demek? Dış alım kelimesinin kaç farklı anlamı var?
Çizi ne demek? Çizinin halk arasındaki kullanımı nasıldır?
Belirsizleşmek kelimesinin tanımı nedir? Belirsizleşmeğin TDK'ya göre anlamı nedir?
Alamot kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Alamotun sözlükteki anlamı nedir?
Yerinden yönetimcilik ne demek? Yerinden yönetimcilik kelimesinin TDK'ya göre açıklaması nedir?
Telefoncu kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Telefoncunun TDK'ya göre anlamı nedir?
Sergüzeşt kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Sergüzeştin halk arasındaki kullanımı nasıldır?
Puan vermek ifadesinin kısaca anlamı nedir? Puan vermek sözünün TDK açıklaması nedir?
Mıgırlık nedir? Mıgırlığın kısaca tanımı nedir?



