
Dünya sadece Hürmüz Boğazı’ndaki barut kokusunu değil, Atlas Okyanusu’nun iki yakasında kırılan fay hatlarının sesini dinliyor. Merz’in, Trump’ın İran savaşını "stratejisiz bir aşağılanma" olarak nitelemesi Batı ittifakında geri dönülemez bir "boşanmanın" ilanı mı?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 29 Nisan 2026 Çarşamba - 07:13 | GDH Haber
Dünya Hürmüz’e bakar İran’ı konuşurken jeopolitik fay hatlarının başka birçok yerde de harekete geçtiğini görüyoruz… O yüzden İran’ın yanında dünyaya da bakmak gerekiyor. Bir önceki Alman Şansölyesi Shultz Ukrayna Savaşını jeopolitik deprem olarak adlandırmıştı… Şimdiki Alman Şansölyesi Merz de ABD Başkanı Trump’ın Avrupa’ya yönelik sert eleştirilerini Trump’ı aşan bir ABD tavrı olarak yorumluyor ve jeopolitik depremle ilişkilendirerek değerlendiriyor… Merz’e göre, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’da kurulan Pax Americana artık sona erdi ve Avrupa başının çaresine bakmalıydı.
Birkaç gün önce Almanya Başbakanı Merz’in İran Savaşı üzerine açıklamaları gündemde… ABD Başkanı Trump da Merz’e sert bir şekilde cevap verdi. ABD sadece İran’da düşman olarak gördüğü bir ülke ile değil, müttefikleriyle de anlaşmazlıklar yaşıyor. Trump- Merz tartışması bunu bir kere daha gösterdi.
Merz şöyle diyor. "Sayın Trump, belli ki bu savaşa hiçbir strateji olmadan girdi. Bu durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Bütün bir ulusun, İran devlet yönetimi, özellikle de sözde Devrim Muhafızları tarafından aşağılanıyor…”
Merz Afganistan’ı hatırlatarak çatışmayı bitirmeyi bilmek gerektiğini vurguluyor..."Bu tür çatışmalardaki sorun şu: Sadece girmek yetmez, aynı zamanda çıkmayı da bilmek gerekir. Bunu Afganistan'da 20 yıl boyunca çok acı bir şekilde yaşadık"
Merz savaş başlarken kendilerine sorulmadığını, hazırlıksız savaşın Avrupa ve Almanya ekonomisini olumsuz etkilediğini, bu yüzden de savaşın biran önce bitmesi gerektiğini söylüyor.
Anne-Sylvaine Chassany Financial Times 28 Nisan 2026’da Merz’in açıklamalarını, Avrupa’daki artan rahatsızlığın ifadesi olarak değerlendiriyor:
“Atlantikçi görüşleriyle tanınan bir liderin bu yorumları, ABD-İsrail'in Tahran rejimine karşı yürüttüğü savaşın büyümeyi olumsuz etkilemesi, küresel petrol ve doğalgaz arzını aksatması ve transatlantik ilişkileri gerginleştirmesi nedeniyle Avrupa'da artan rahatsızlığı vurguluyor.”
Almanya’nın problemlerini de şöyle sıralıyor:
“Muhafazakâr başbakan geçen yıl Avrupa'nın en büyük ekonomisini canlandırma sözüyle seçilmişti, ancak ekonomi bakanlığı geçen hafta İran savaşı nedeniyle bu yıl için büyüme tahminini yüzde 0,5'e düşürmek zorunda kaldı. Haftalar süren iç çekişmelerin ardından, koalisyon hükümeti bu ay, artan yakıt fiyatlarının hane halkı üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek için 1,6 milyar avroluk kısa vadeli önlemler paketinde anlaştı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD'nin İran tarafından 'aşağılandığını' söyledi. Ülkenin altyapısını ve silahlı kuvvetlerini modernize etmek için yapılan devasa kamu harcama programına rağmen, Alman ekonomisinin üst üste dördüncü yıldır durgunluk içinde olacağı tahmin ediliyor. Bu arada, anketler aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi'nin savaştan fayda sağladığını ve CDU'yu geçerek yüzde 27'ye yükseldiğini gösteriyor. Danışmanlarının belirttiğine göre, Merz savaşın ABD'nin Ukrayna'ya silah sevkiyatı üzerindeki etkisinden de endişe duymaya başladı.”
Gideon Rachman Financial Times’da 27 Nisan 2026 tarihinde “Avrupa ve Amerika Boşanmaya Doğru mu Gidiyor?” başlıklı yazısında, ABD- Avrupa arasındaki artan problemleri tartışıyor. Yazının ana tezini özetleyen cümle şöyle: “ABD'nin Avrupa'ya yönelik askeri taahhüdü zayıflıyor, ancak iki taraf şimdilik mutsuz bir evlilik içinde kilitli kalmış durumda.”
Rachman ABD ile Avrupa arasında İran Savaşı çıkmadan önce yaşaman problemleri, bunların Avrupa kamuoyunda ABD hakkındaki algıları radikal bir şekilde değiştirdiğini ve ABD’nin yakın müttefiklerinin bile ABD liderliğini sorguladığını kaydediyor:
“İran savaşı, ABD'nin Avrupa müttefiklerine gümrük vergileri uyguladığı ve Grönland'ı işgal etmekle tehdit ettiği bir yılın ardından geldi; bu da Avrupalı askerlerin Amerikalılarla savaşmak zorunda kalabileceği baş döndürücü bir olasılığı ortaya çıkardı. Bu ayın başlarında yapılan bir Politico anketi, İspanya, İtalya, Fransa ve Almanya'da artık daha fazla insanın ABD'yi ‘yakın bir müttefik’ten ziyade bir tehdit olarak gördüğünü gösterdi. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, ABD dış politikasını sert bir şekilde kınayarak siyasi şansını yeniden canlandırdı ve Polonya ve Almanya gibi ABD'nin sadık müttefiklerinin liderleri bile Washington'un liderliğini açıkça sorguluyor.”
Rachman ABD ile Avrupa arasındaki anlaşmazlığı henüz resmi boşanma aşamasına gelmemiş ama evlilik açısından tehlikeli bir durum olarak nitelendiriyor:
“Hem ABD hem de Avrupa için resmi bir boşanma hâlâ çok ileri bir adım gibi geliyor. Ancak her iki taraf da kolayca unutulmayacak veya geri alınamayacak şeyler söylüyor ve yapıyor. Bir ittifakta, tıpkı evlilikte olduğu gibi, bu tehlikeli bir durumdur.”
ABD’nin hegemonik gücünün çöktüğünü sadece İran’ı yenememesinde değil, müttefiklerle yaşadığı krizlerden de anlamak mümkün… Dünyada jeopolitik deprem devam ediyor, sadece İran’a bakmak ormanı gözden kaçırmamıza yol açabilir…
Devamını Oku
28 Nisan 2026 Salı - 09:51
Devamını Oku
25 Nisan 2026 Cumartesi - 09:38
Devamını Oku
24 Nisan 2026 Cuma - 05:46