Göz var, izan var ne demek? Göz var, izan var sözü nerede kullanılır?
Telaffuzu ve taşıdığı anlam yüküyle dikkat çeken göz var, izan var ifadesi, kelime dağarcığını geliştirmek isteyenlerin radarında. Türk Dil Kurumu (TDK) güncel sözlük kayıtlarına göre göz var, izan var ifadesinin anlamı nedir?
Son Güncelleme: 30.04.2026 - 10:30
Türkçemiz, mecazlar, deyimler ve yan anlamlar açısından oldukça bereketli ve keşfedilmeye açık bir dildir. Özellikle sosyal medya ortamlarında yayılan yanlış tanımlar, kelimelerin asıl anlamlarının unutulmasına yol açabiliyor. TDK'nın güncel yazım kılavuzuna göre göz var, izan var ifadesinin doğru yazılışı ve anlamı büyük önem arz etmektedir.
Göz var, izan var sözlük anlamı nedir? (TDK)
Türk Dil Kurumu'nun güncel veri tabanı esas alındığında, göz var, izan varın tanımlanmış manası aşağıda yer almaktadır.
- Bir şeyin göz ve akıl yoluyla anlaşılacağını anlatan bir söz
Göz var, izan var ifadesinin kullanım alanları ve örnekler
Anlamı pekiştirmek adına verilen ve resmi kaynaklarda yer alan örnek cümle şudur.
- Bu kadar olmaz. İnsanda göz var, izan var!
İçinde göz var, izan var ifadesi geçen atasözleri ve deyimler nelerdir?
İçinde göz var, izan var ifadesinin geçtiği kalıplaşmış sözler ve anlamları, güncel sözlük verilerine göre derlenmiştir.
- ... gözüyle bakmak
- Göz (veya gözünün) kuyruğuyla bakmak
- Göz (veya gözünün) ucuyla bakmak
- Göz açamamak
- Göz açıp kapayıncaya kadar
- Göz açtırmamak
- Göz alabildiğine
- Göz ardı etmek
- Göz atmak
- Gözaydına gelmek
- Gözaydına gitmek
- Gözaydın etmek
- Göz boyamak
- Göz değmek
- Gözden (veya gözünden) düşmek
- Gözden (veya gözünden) kaçırmak
- Gözden (veya gözünden) kaçmak
- Gözden (veya gözünden) sürmeyi çalmak (veya çekmek)
- Gözden çıkarmak
- Gözden geçirmek
- Gözden gönülden çıkarmak
- Gözden ırak olan gönülden de ırak olur
- Gözden ırak tutmak
- Gözden ırak tutulmak
- Gözden kaybetmek
- Gözden kaybolmak
- Gözden nihan olmak
- Gözden uzaklaşmak
- Gözden uzak tutmak
- Göz dikmek
- Göz doldurmak
- Göz doyurmak
- Göze almak
- Göze batmak
- Göze çarpmak
- Göze diken olmak
- Göze gelmek
- Göze girmek
- Göze görünmek
- Göze görünmemek
- Göze göz dişe diş
- Göz etmek
- Göze yasak olmaz
- Göz gezdirmek
- Göz gördüğünü ister
- Göz göre göre
- Göz görmeyince gönül katlanır
- Göz gözü görmemek
- Göz kamaştırmak (veya almak)
- Göz kaş süzmek
- Göz kesilmek
- Göz kırpmadan
- Göz kırpmak
- Göz kırpmamak
- Göz koymak
- Göz kulak olmak
- Gözle görülür, elle tutulur hâle gelmek
- Gözleri bayılmak
- Gözleri berraklaşmak
- Gözleri buğulanmak (veya bulutlanmak)
- Gözleri çakmak çakmak (olmak)
- Gözleri çivilenmek
- Gözleri çukura gitmek (veya kaçmak)
- Gözleri dolmak (veya dolu dolu olmak)
- Gözleri dönmek
- Gözleri düğümlenmek
- Gözleri fıldır fıldır etmek
- Gözleri fıldır fıldır olmak
- Gözleri ışıklı (olmak)
- Gözleri ışımak (veya ışıldamak)
- Gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak)
- Gözleri kapanmak
- Gözlerinden okumak
- Gözlerinden perde kalkmak
- Gözlerinde şimşek çakmak
- Gözlerine bir ağırlık çökmek
- Gözlerine içirmek
- Gözlerine inanamamak
- Gözlerine mil çekmek
- Gözleri nemlenmek
- Gözlerini (veya gözleri) fal taşı gibi açmak
- Gözlerini bayıltmak
- Gözlerini belertmek
- Gözlerini bitirmek
- Gözlerini devirmek
- Gözlerini duman kaplamak
- Gözlerini hayata açmak
- Gözlerini kaçırmak
- Gözlerinin içi gülmek
- Gözlerinin içine kadar kızarmak
- Gözleri parlamak (veya parıldamak)
- Gözleri sulanmak
- Gözleri süzülmek
- Gözleri şıldır şıldır dönmek
- Gözleri şimşeklenmek
- Gözleri takılıp kalmak
- Gözleri velfecri okumak
- Gözleri yaşarmak
- Gözleri yuvalarından (veya evinden) fırlamak (veya uğramak)
- Gözle yemek
- Göz süzmek
- Göz ucuyla görmek
- Göz ucuyla süzmek
- Gözü (veya gözleri) (bir şeyde veya bir şeyin üzerinde) olmak
- Gözü (veya gözleri) açılmak
- Gözü (veya gözleri) dönmek
- Gözü (veya gözleri) kamaşmak
- Gözü (veya gözleri) kararmak
- Gözü (veya gözleri) kaymak (veya kaçmak)
- Gözü (veya gözleri) okşamak
- Gözü (veya gözleri) takılmak
- Gözü (veya gözleri) üstünde kalmak
- Gözü akmak
- Gözü alışmak
- Gözü almamak
- Gözü arkada kalmak
- Gözü bulanmak
- Gözü büyükte olmak
- Gözü çıkasıca
- Gözü dalmak
- Gözü değmek
- Gözü doymak
- Gözü dönesi
- Gözü dumanlanmak
- Gözü dünyayı görmemek
- Gözü gibi bakmak (veya saklamak veya esirgemek veya sakınmak)
- Gözü gibi sevmek
- Gözü gitmek
- Gözü gönlü açılmak
- Gözü görmemek
- Gözü görmez olmak
- Gözü göz değil
- Gözü hiçbir şey görmemek
- Gözü ısırmak
- Gözü ilişmek
- Gözü kalmak
- Gözü kesmek
- Gözü kesmemek
- Gözü kızmak
- Gözü korkmak
- Gözü kör olsun
- Gözüm!
- Gözüm çıksın (veya kör olsun)
- Gözüm görmesin
- Gözün ... görsün
- Gözün aydın!
- Gözünde
- Gözünde (veya gözlerinde) şimşek (veya şimşekler) çakmak
- Gözünde büyümek
- Gözünde büyütmek
- Gözünde kan tütmek
- Gözünden (veya gözlerinden) uyku akmak
- Gözünden (veya gözlerinden) yaş (veya yaşlar) boşanmak
- Gözünden kıskanmak
- Gözünden sakınmak
- Gözünde olmamak
- Gözünde tütmek
- Gözüne (veya gözlerine) bakmak
- Gözüne batmak
- Gözüne çarpmak
- Gözüne diken olmak
- Gözüne dizine dursun
- Gözüne girmek
- Gözüne hiçbir şey görünmemek
- Gözüne ilişmek
- Gözüne karasu inmek
- Gözüne kestirmek
- Gözüne sokmak
- Gözüne uyku girmemek
- Gözünü ... hırsı bürümek
- Gözünü (veya gözlerini) açmak
- Gözünü (veya gözlerini) dikmek
- Gözünü (veya gözlerini) duman bürümek
- Gözünü (veya gözlerini) kan bürümek
- Gözünü (veya gözlerini) kapamak
- Gözünü (veya gözlerini) kırpmadan
- Gözünü (veya gözlerini) oymak
- Gözünü açmak
- Gözünü açmak
- Gözünü açmak
- Gözünü ağartmak
- Gözünü alamamak
- Gözünü almak
- Gözünü ayırmamak
- Gözünü bağlamak
- Gözünü çıkarmak
- Gözünü daldan budaktan (veya çöpten) esirgememek (veya sakınmamak)
- Gözünü doyurmak
- Gözünü dört açmak
- Gözünü gözüne dikmek
- Gözünü hırs bürümek
- Gözünü karartmak
- Gözünü kin bürümek
- Gözünü korkutmak
- Gözünün (veya gözlerinin) içine bakmak
- Gözünün bebeği gibi sevmek
- Gözünün çapağını silmeden
- Gözünün feri sönmek
- Gözünün içine baka baka
- Gözünün önünden ayırmamak
- Gözünün önüne gelmek
- Gözünün önünü görmemek
- Gözünün üstünde kaşın var dememek
- Gözünün yaşına bakmamak
- Gözünü sevda (veya aşk) bürümek
- Gözünü sevdiğim
- Gözünü seveyim
- Gözünü toprak doyursun
- Gözünü üstünden ayırmamak
- Gözünü yıldırmak
- Gözünü yummak
- Gözünü yummak
- Gözü olmak
- Gözü olmamak
- Gözü sönmek
- Gözü su içmemek
- Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz
- Gözü toprağa bakmak
- Gözü tutmak
- Gözü uyku tutmamak
- Gözü yememek
- Gözü yılmak
- Gözüyle (veya gözleriyle) tartmak
- Gözüyle görmek
- Göz yıldırmak
- Göz yummak
- Göz yummamak
Kaynak:
TDK SözlükGDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
Alaturka saat nedir? Alaturka saatın TDK'ya göre anlamı nedir?
Belirtme kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Belirtme kelimesinin kaç farklı anlamı var?
Çizmek kelimesinin tanımı nedir? Çizmek kelimesinin TDK'ya göre açıklaması nedir?
Hidra kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Hidranın kısaca tanımı nedir?
Et sote kelimesi nedir? Et sotenin TDK'ya göre anlamı nedir?
Dış saha kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Dış sahanın TDK'ya göre anlamı nedir?
DİĞER HABERLER
Hidra kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Hidranın kısaca tanımı nedir?
Et sote kelimesi nedir? Et sotenin TDK'ya göre anlamı nedir?
Dış saha kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Dış sahanın TDK'ya göre anlamı nedir?
Çizmek kelimesinin tanımı nedir? Çizmek kelimesinin TDK'ya göre açıklaması nedir?
Belirtme kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Belirtme kelimesinin kaç farklı anlamı var?
Alaturka saat nedir? Alaturka saatın TDK'ya göre anlamı nedir?
Yerleşebilmek kelimesi ne demek? Yerleşebilmek kelimesinin kaç farklı anlamı var?
Telepati ne demek? Telepatinin TDK'ya göre anlamı nedir?
Serinlendirme kelimesi ne anlama gelir? Serinlendirmenin TDK'ya göre anlamı nedir?
Puf mantarı kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Puf mantarı kelimesinin TDK'ya göre açıklaması nedir?



