Gözden geçirmek ifadesi ne demektir? Gözden geçirmek ifadesi nerede kullanılır?
Dilimizin derinliklerinden gelen ve anlatımı güçlendiren gözden geçirmek ifadesi, kültürümüzde önemli bir yere sahip. Cümlelerimize derinlik katan gözden geçirmek ifadesinin sözlüklerde geçen teknik tanımı nedir?
Son Güncelleme: 01.05.2026 - 04:31
Günlük hayatın koşturmacası içinde duyduğumuz pek çok kelime, bazen hafızamızda net bir karşılık bulamayabiliyor. Dilimizin sunduğu zenginlikten faydalanmak, yaşantımızda bizlere büyük kolaylıklar sağlar. Peki, gözden geçirmek nasıl yazılır, anlamı nedir? İşte TDK verilerine göre detaylı açıklaması.
Gözden geçirmek sözlük anlamı nedir? (TDK)
Hem gerçek hem de terim anlamlarıyla literatürde yer bulan bu ifade, çok yönlü bir yapıya sahiptir. İşte kelimenin tüm anlam katmanları.
- Okumak
- Niteliğini anlamak için bir şeyin her yanına bakmak, incelemek, muayene etmek
- Araç, motor vb.nin çalışıp çalışmadığını incelemek, denemek, denetlemek
Gözden geçirmek ifadesi içeren cümle örnekleri
Kelimenin cümle içindeki kullanımını pekiştiren ve farklı bağlamları içeren örnekler maddeler halinde sunulmuştur.
- O günkü gazeteleri gözden geçirdi.
- Akşam hazırlanmış sofrayı gözden geçirmek için odasından çıktı.
Gözden geçirmek ifadesini barındıran atasözleri ve deyimler
TDK'nın güncel veri tabanında, içinde bu kelimenin geçtiği sıralı deyim ve atasözü listesi bulunmaktadır.
- ... gözüyle bakmak
- Göz (veya gözünün) kuyruğuyla bakmak
- Göz (veya gözünün) ucuyla bakmak
- Göz açamamak
- Göz açıp kapayıncaya kadar
- Göz açtırmamak
- Göz alabildiğine
- Göz ardı etmek
- Göz atmak
- Gözaydına gelmek
- Gözaydına gitmek
- Gözaydın etmek
- Göz boyamak
- Göz değmek
- Gözden (veya gözünden) düşmek
- Gözden (veya gözünden) kaçırmak
- Gözden (veya gözünden) kaçmak
- Gözden (veya gözünden) sürmeyi çalmak (veya çekmek)
- Gözden çıkarmak
- Gözden gönülden çıkarmak
- Gözden ırak olan gönülden de ırak olur
- Gözden ırak tutmak
- Gözden ırak tutulmak
- Gözden kaybetmek
- Gözden kaybolmak
- Gözden nihan olmak
- Gözden uzaklaşmak
- Gözden uzak tutmak
- Göz dikmek
- Göz doldurmak
- Göz doyurmak
- Göze almak
- Göze batmak
- Göze çarpmak
- Göze diken olmak
- Göze gelmek
- Göze girmek
- Göze görünmek
- Göze görünmemek
- Göze göz dişe diş
- Göz etmek
- Göze yasak olmaz
- Göz gezdirmek
- Göz gördüğünü ister
- Göz göre göre
- Göz görmeyince gönül katlanır
- Göz gözü görmemek
- Göz kamaştırmak (veya almak)
- Göz kaş süzmek
- Göz kesilmek
- Göz kırpmadan
- Göz kırpmak
- Göz kırpmamak
- Göz koymak
- Göz kulak olmak
- Gözle görülür, elle tutulur hâle gelmek
- Gözleri bayılmak
- Gözleri berraklaşmak
- Gözleri buğulanmak (veya bulutlanmak)
- Gözleri çakmak çakmak (olmak)
- Gözleri çivilenmek
- Gözleri çukura gitmek (veya kaçmak)
- Gözleri dolmak (veya dolu dolu olmak)
- Gözleri dönmek
- Gözleri düğümlenmek
- Gözleri fıldır fıldır etmek
- Gözleri fıldır fıldır olmak
- Gözleri ışıklı (olmak)
- Gözleri ışımak (veya ışıldamak)
- Gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak)
- Gözleri kapanmak
- Gözlerinden okumak
- Gözlerinden perde kalkmak
- Gözlerinde şimşek çakmak
- Gözlerine bir ağırlık çökmek
- Gözlerine içirmek
- Gözlerine inanamamak
- Gözlerine mil çekmek
- Gözleri nemlenmek
- Gözlerini (veya gözleri) fal taşı gibi açmak
- Gözlerini bayıltmak
- Gözlerini belertmek
- Gözlerini bitirmek
- Gözlerini devirmek
- Gözlerini duman kaplamak
- Gözlerini hayata açmak
- Gözlerini kaçırmak
- Gözlerinin içi gülmek
- Gözlerinin içine kadar kızarmak
- Gözleri parlamak (veya parıldamak)
- Gözleri sulanmak
- Gözleri süzülmek
- Gözleri şıldır şıldır dönmek
- Gözleri şimşeklenmek
- Gözleri takılıp kalmak
- Gözleri velfecri okumak
- Gözleri yaşarmak
- Gözleri yuvalarından (veya evinden) fırlamak (veya uğramak)
- Gözle yemek
- Göz süzmek
- Göz ucuyla görmek
- Göz ucuyla süzmek
- Gözü (veya gözleri) (bir şeyde veya bir şeyin üzerinde) olmak
- Gözü (veya gözleri) açılmak
- Gözü (veya gözleri) dönmek
- Gözü (veya gözleri) kamaşmak
- Gözü (veya gözleri) kararmak
- Gözü (veya gözleri) kaymak (veya kaçmak)
- Gözü (veya gözleri) okşamak
- Gözü (veya gözleri) takılmak
- Gözü (veya gözleri) üstünde kalmak
- Gözü akmak
- Gözü alışmak
- Gözü almamak
- Gözü arkada kalmak
- Gözü bulanmak
- Gözü büyükte olmak
- Gözü çıkasıca
- Gözü dalmak
- Gözü değmek
- Gözü doymak
- Gözü dönesi
- Gözü dumanlanmak
- Gözü dünyayı görmemek
- Gözü gibi bakmak (veya saklamak veya esirgemek veya sakınmak)
- Gözü gibi sevmek
- Gözü gitmek
- Gözü gönlü açılmak
- Gözü görmemek
- Gözü görmez olmak
- Gözü göz değil
- Gözü hiçbir şey görmemek
- Gözü ısırmak
- Gözü ilişmek
- Gözü kalmak
- Gözü kesmek
- Gözü kesmemek
- Gözü kızmak
- Gözü korkmak
- Gözü kör olsun
- Gözüm!
- Gözüm çıksın (veya kör olsun)
- Gözüm görmesin
- Gözün ... görsün
- Gözün aydın!
- Gözünde
- Gözünde (veya gözlerinde) şimşek (veya şimşekler) çakmak
- Gözünde büyümek
- Gözünde büyütmek
- Gözünde kan tütmek
- Gözünden (veya gözlerinden) uyku akmak
- Gözünden (veya gözlerinden) yaş (veya yaşlar) boşanmak
- Gözünden kıskanmak
- Gözünden sakınmak
- Gözünde olmamak
- Gözünde tütmek
- Gözüne (veya gözlerine) bakmak
- Gözüne batmak
- Gözüne çarpmak
- Gözüne diken olmak
- Gözüne dizine dursun
- Gözüne girmek
- Gözüne hiçbir şey görünmemek
- Gözüne ilişmek
- Gözüne karasu inmek
- Gözüne kestirmek
- Gözüne sokmak
- Gözüne uyku girmemek
- Gözünü ... hırsı bürümek
- Gözünü (veya gözlerini) açmak
- Gözünü (veya gözlerini) dikmek
- Gözünü (veya gözlerini) duman bürümek
- Gözünü (veya gözlerini) kan bürümek
- Gözünü (veya gözlerini) kapamak
- Gözünü (veya gözlerini) kırpmadan
- Gözünü (veya gözlerini) oymak
- Gözünü açmak
- Gözünü açmak
- Gözünü açmak
- Gözünü ağartmak
- Gözünü alamamak
- Gözünü almak
- Gözünü ayırmamak
- Gözünü bağlamak
- Gözünü çıkarmak
- Gözünü daldan budaktan (veya çöpten) esirgememek (veya sakınmamak)
- Gözünü doyurmak
- Gözünü dört açmak
- Gözünü gözüne dikmek
- Gözünü hırs bürümek
- Gözünü karartmak
- Gözünü kin bürümek
- Gözünü korkutmak
- Gözünün (veya gözlerinin) içine bakmak
- Gözünün bebeği gibi sevmek
- Gözünün çapağını silmeden
- Gözünün feri sönmek
- Gözünün içine baka baka
- Gözünün önünden ayırmamak
- Gözünün önüne gelmek
- Gözünün önünü görmemek
- Gözünün üstünde kaşın var dememek
- Gözünün yaşına bakmamak
- Gözünü sevda (veya aşk) bürümek
- Gözünü sevdiğim
- Gözünü seveyim
- Gözünü toprak doyursun
- Gözünü üstünden ayırmamak
- Gözünü yıldırmak
- Gözünü yummak
- Gözünü yummak
- Gözü olmak
- Gözü olmamak
- Gözü sönmek
- Gözü su içmemek
- Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz
- Gözü toprağa bakmak
- Gözü tutmak
- Gözü uyku tutmamak
- Gözü yememek
- Gözü yılmak
- Gözüyle (veya gözleriyle) tartmak
- Gözüyle görmek
- Göz var, izan var
- Göz yıldırmak
- Göz yummak
- Göz yummamak
Kaynak:
TDK SözlükİLGİLİ HABERLER
Belleksizlik kelimesi ne demek? Belleksizliğin TDK'ya göre anlamı nedir?
Yerli yerine kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Yerli yerinenin halk arasındaki kullanımı nasıldır?
Alaylılık nedir? Alaylılığın kısaca tanımı nedir?
Eteğindeki taşı dökmek ifadesinin anlamı nedir? Eteğindeki taşı dökmek ifadesi nerede kullanılır?
Dışarlık ne demek? Dışarlığın sözlükteki anlamı nedir?
Çobansız davar, kurda kuşa yarar ne demek? Çobansız davar, kurda kuşa yarar ifadesi hangi durumlarda kullanılır
DİĞER HABERLER
Eteğindeki taşı dökmek ifadesinin anlamı nedir? Eteğindeki taşı dökmek ifadesi nerede kullanılır?
Dışarlık ne demek? Dışarlığın sözlükteki anlamı nedir?
Çobansız davar, kurda kuşa yarar ne demek? Çobansız davar, kurda kuşa yarar ifadesi hangi durumlarda kullanılır
Belleksizlik kelimesi ne demek? Belleksizliğin TDK'ya göre anlamı nedir?
Alaylılık nedir? Alaylılığın kısaca tanımı nedir?
Yerli yerine kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Yerli yerinenin halk arasındaki kullanımı nasıldır?
Televizyonculuk nedir? Televizyonculuğun sözlükteki anlamı nedir?
Sermaye birikimi ne anlama gelir? Sermaye birikiminin sözlükteki anlamı nedir?
Mırlama ne demek? Mırlamanın TDK'ya göre anlamı nedir?
Karışmak kelimesi nedir? Karışmağın sözlükteki anlamı nedir?



