- "Paint It Black" için yaptığı çello aranjmanı Grammy adaylığı getirdi.
- Tim Burton’un Wednesday dizisi, dönüm noktalarından biri oldu.
- Hans Zimmer’in stüdyosunda staj yaptı, Disney ve Pixar projelerinde yer aldı.
- Hem Türkiye’de hem ABD’de konserler ve projelerle kariyerine devam ediyor.
Müzik yolculuğu çocuklukta başladı
Aydıngöz, sanat hayatına 4 yaşında piyano ile başladı. Başlangıçta müziği meslek olarak görmese de zamanla kendi bestelerini yapmaya başladı ve tutkusu giderek büyüdü.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde piyano eğitimi aldı, ardından Berklee College of Music’te çift ana dal ve yan dal yaparak film müziği besteciliği, çağdaş müzik teknolojisi ve müzikal tiyatro üzerine yoğunlaştı.
Uluslararası projeler dönüm noktası oldu
Sanatçı, Los Angeles’te Hans Zimmer’in stüdyosunda staj yaptıktan sonra Disney Concerts ile çalışmaya başladı. "Coco" filmi sayesinde Meksika orkestralarıyla Kuzey Amerika turnesine çıktı.
Wednesday dizisinde yer alması ise Grammy adaylığını getiren en önemli projelerden biri oldu. Sanatçı, "Yazdığım melodinin üstüne senaristler söz yazdı. Bu şarkıyı söyleyen sanatçılardan biri Catherine Zeta-Jones oldu. Onunla aynı projede yer almak çok çılgın bir deneyimdi." dedi.
Şeflik ve bestecilik birbirini tamamlıyor
Aydıngöz, orkestra şefliğinin kendisine farklı bir özgürlük kattığını vurguladı:
"Gerçekten onu yaparken uçtuğumu hissediyorum. Kendimi en var olmuş hissettiğim anlar şeflik anları."
Konserlerinde Türk ritimlerini kullanmayı çok sevdiğini belirten sanatçı, Amerika’da kurulan Turkish American Orchestra için de besteler ve düzenlemeler yaptığını söyledi.
Cesaret ve hazırlık başarının anahtarı
Başarı yolculuğunda en önemli şeyin motivasyonu kaybetmemek olduğuna dikkat çeken Aydıngöz, “Bence en önemli şey cesaretinizin kırılmasına asla izin vermemek. Fırsatlar size geldiğinde hazır olmanız lazım.” ifadelerini kullandı.
John Williams’tan ilham aldığını belirten sanatçı, cesur kararların kariyerinde önemli rol oynadığını ekledi.
Müzik herkes için olmalı
Aydıngöz, eserlerinin Carnegie Hall’den Bangkok’a kadar birçok prestijli sahnede çalındığını hatırlatarak, "Benim için önemli olan müziğin sadece profesyonel orkestralara değil, herkese ulaşması." dedi.
Türkiye’de şef olarak sahneye ilk kez Harbiye Açıkhava’da çıkan sanatçı, "Aslan Kral" konserini yönetti. 2025’te Ankara ve İstanbul’da filmin animasyon versiyonunu da yönetme fırsatı bulduğunu belirtti.


