Gzero Media: ABD neden Avrupa için güvenilmez bir müttefik haline geldi?
Danimarka Savunma İstihbarat Servisi tarafından yayınlanan rapor hangi mesajları verdi? ABD neden Avrupa için güvenilmez bir müttefik haline geldi?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 18.12.2025 - 00:24
ABD'nin önde gelen yayın organlarından Gzero Media'da, Danimarka Savunma İstihbarat Servisi tarafından yayınlanan bir raporun ortaya koyduğu mesajlar ışığında, ABD-Avrupa ilişkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Danimarka Savunma İstihbarat Servisi tarafından yayınlanan raporda ABD'nin askeri gücünü “iradeyi dayatmak” için kullandığı ve bu durumun “Avrupa ve Danimarka'nın yarı özerk bölgesi Grönland için yeni güvenlik riskleri yarattığı” kaydının bir dönüm noktası olduğu belirtilen analizde, bu durumun NATO'ya üye olan başka bir üye devletin ABD'ye yönelik en güçlü uyarılarından birisi olarak kayıtlara geçtiği belirtildi.
Analizde ayrıca; bu rapor doğrultusunda NATO içerisinde ortaya şıkabilecek olası çatlaklara dair değerlendirmelerde bulunuldu.
İşte Gzero Media'da yayınlanan analiz:
Danimarka'nın geçtiğimiz haftalarda, benzeri görülmemiş bir adım atarak müttefiki ABD'yi potansiyel bir “güvenlik riski” olarak nitelendirmesi, küresel arenadaki yeni gerçekliği ortaya koyar nitelikteydi.
Danimarka Savunma İstihbarat Servisi tarafından yayınlanan raporda, Washington'un ekonomik ve askeri gücünü “iradeyi dayatmak” için kullandığı ve bu durumun Avrupa ve Danimarka'nın yarı özerk bölgesi Grönland için yeni güvenlik riskleri yarattığı belirtildi.
NATO müttefikleri daha önce de anlaşmazlıklar yaşamıştı.
Örnek olarak; 1995'te Kanada ve İspanya arasında balıkçılık hakları konusunda anlaşmazlıklar yaşadı. Ancak Danimarka'nın bu raporu çok farklı bir noktaya işaret ediyor. Bu rapor, NATO'ya üye olan başka bir üye devletin ABD'ye yönelik en güçlü uyarılarından birisi olarak kayıtlara geçti.
Buraya nasıl gelindi?
ABD Başkanı Donald Trump göreve geldiğinden bu yana, Grönland'ın egemenliği konusundaki endişeler artttı ve Trump, adanın ulusal güvenlik açısından kritik öneme sahip olduğunu defalarca vurguladı.
Grönland, gelişmiş pillerden askeri jetlere kadar günümüz teknolojisinin büyük bir kısmının üretiminde gerekli olan nadir toprak mineralleri açısından zengin bir ada olarak kabul ediliyor.
Adanın Kuzey Kutbu'ndaki konumu, onu Rusya ve Çin ile deniz taşımacılığı ve derin deniz madenciliği konusunda da uluslararası bir rekabetin ortasına yerleştiriyor.
Trump, Grönland'ı zorla ele geçirme fikrini bile açıkca dile getirdi ve bu tutumu Kopenhag ile Washington arasındaki ilişkileri gerginleştirdi.
Ağustos ayında Danimarka, Trump ile bağlantılı üç isimsiz Amerikalının Grönland'da “gizli etki operasyonları” yürüttüğünü iddia ederek Kopenhag'daki ABD Büyükelçisini çağırdı.
Birkaç ay sonra ise, Kopenhag'ın “gece nöbeti” alarm birimi kurduğu ve Danimarka uyurken Trump'ın bölgeye yönelik potansiyel tehditlerinin izleneceği bir birimi harekete geçirdiğine dair haberler manşetleri süsledi.
NATO için bunun anlamı nedir?
Açıklamalara ve basına yansıyan bilgilere göre Danimarkalılar, Washington ile olan anlaşmazlıklarını ABD ile Avrupa arasındaki daha geniş kapsamlı gerilimler bağlamında ele alıyor.
İstihbarat raporu, ABD'nin kısmen Çin ile rekabete odaklanmaya başlaması nedeniyle, Avrupa'nın başlıca güvenlik garantörü olarak uzun süredir üstlendiği rolden geri adım attığı konusunda uyarıda bulunuyor.
Danimarkalılar ayrıca, bu belirsizliğin Rusya'nın “NATO'ya yönelik hibrit saldırılarını yoğunlaştırma isteğini” cesaretlendirebileceğini ve Avrupa için daha büyük sonuçları olacağını savunuyor.
Rapor, Avrupa'nın yirmi yıl içinde “medeniyetinin yok olması” ile karşı karşıya olduğunu da belirtiyor ve aslında Avrupa'nın savunucusu olan ABD'nin artık bir risk olduğunu belirtiyor.
Bu durum, onyıllardır NATO'nun hiç karşılaşmadığı bir sınav olarak tanımlanabilir.
Zira ABD, Grönland'ı kontrol altına almak için askeri güç kullanırsa, NATO ittifakı parçalanabilir veya Rusya ya da Çin'in yararlanmaya çalışabileceği ciddi çatlaklar ortaya çıkabilir.
NATO tüzüğünün 5. maddesi, bir müttefike yapılan saldırının tüm müttefiklere yapılmış bir saldırı olduğunu ve kolektif savunma gerektirdiğini belirtir. Ancak bu madde hiçbir zaman test edilmemiştir.
Ancak artık Avrupa kıtası, bu 5. maddenin ABD'ye karşı kullanabileceğine dair tereddütleri yaşamaya başlamıştır.
Kaynak:
Gzero MediaGDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
The New Arab: İsrail'in silah sistemlerini isimlendirme stratejisi neye dayanıyor?
ABD’den okyanus ötesi operasyon: Karayipler’den kaçan tankere Hint Okyanusu’nda el konuldu
USS Gerald R. Ford’da kronik kanalizasyon arızası kriz yarattı
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan toplumsal birlik çağrısı
Fransa'dan Gazze'ye yardım girişlerinin ulaştırılması çağrısı
DİĞER HABERLER
Middle East Monitor: İsrail Türkiye'yi neden tehlike olarak görüyor?
Foreign Affairs: Trump ABD'nin gücünü nasıl otokrasiye dönüştürüyor?
Arab News: Türkiye'nin Afrika politikasında sert ve yumuşak güç
Middle East Eye: ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığı ve transferler
The New Arab: Oslo'dan günümüze İsrail Batı Şeria'daki ilhakı
The Wall Street Journal: Rejimin çökmesi İran'da nasıl bir tablo ortaya çıkarır?
Newsweek: ABD, İran'da nasıl bir askeri senaryo hazırladı?
TIME: Trump'ın “Gazze Barış Kurulu” ve küresel düzene etkisi
Eurasia Review: Rusya-Ukrayna müzakereleri sonuca ulaşacak mı?
Axios: ABD ve İran büyük bir savaşa doğru ilerliyor


