Binyamin Netanyahu - Reuters
- Yüzde 92,1’lik kesim, ABD-İran mutabakatı sonrası İran’ın süreçten kazançlı çıktığını düşünüyor.
- Yüzde 87,8, Netanyahu’nun ilan ettiği stratejik hedeflerin gerçekleşmediğini söylüyor.
- Yüzde 72,5, Netanyahu’nun “stratejik kazanım” söylemini inandırıcı bulmuyor.
- Gazze ve Lübnan operasyonlarına destek zayıflarken, toplumda güvenlik kaygıları belirgin şekilde artıyor.
Kudüs İbrani Üniversitesi ile Agam Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen geniş kapsamlı kamuoyu araştırması, İsrail toplumunda hükümetin güvenlik politikalarına yönelik ciddi bir güven erozyonu yaşandığını ortaya koydu.
17 yaş üzeri 3 bin 644 kişiyle yapılan araştırma, yüzde 99 güven düzeyi ve yüzde 2,2 hata payıyla hazırlandı.
Anketin en dikkat çekici sonucu, İsraillilerin büyük çoğunluğunun ABD ile İran arasında varılan mutabakattan Tahran’ın kazançlı çıktığını düşünmesi oldu.
Katılımcıların yüzde 92,1’i, İran’a karşı yürütülen askeri ve diplomatik sürecin başarısızlıkla sonuçlandığını ifade etti.
Bu oran, Başbakan Benjamin Netanyahu liderliğindeki sağ blok seçmenlerinde yüzde 93,1’e yükseldi.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
İsrail’in dışarıda kalması tepki çekti
Ankete göre toplumun yüzde 86’sı, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik süreçte İsrail’in denklem dışında bırakılmasını olumsuz değerlendirdi.
Bu tablo, İsrail kamuoyunun yalnızca askeri sonuçlardan değil, diplomatik etkisizlikten de rahatsız olduğunu gösterdi.
Katılımcıların yüzde 82,9’u, İran’a yönelik doğrudan saldırıların uzun vadede İsrail’in ulusal güvenliğini zayıflatabileceği görüşünde.
Netanyahu’nun savaş hedefleri sorgulanıyor
Araştırmada, hükümetin savaşın başında açıkladığı temel hedeflerin gerçekleşip gerçekleşmediği de soruldu.
Katılımcıların yüzde 87,8’i, şu hedeflerin hiçbirinin başarılamadığını belirtti:
- İran’ın nükleer programının durdurulması
- Füze tehdidinin tamamen ortadan kaldırılması
- İran yönetiminin zayıflatılması veya devrilmesi
Bu sonuçlar, hükümetin askeri söylemi ile kamuoyu algısı arasındaki farkın büyüdüğünü gösteriyor.
Netanyahu’ya güven düşüyor
Siyasi güven kaybı özellikle Netanyahu’nun açıklamalarında hissediliyor.
Katılımcıların:
- Yüzde 72,5’i, Netanyahu’nun “stratejik kazanımlar elde edildi” açıklamalarını inandırıcı bulmuyor
- Yüzde 56,4’ü, Netanyahu’nun genel savaş yönetimini başarısız görüyor
Bu veriler, güven krizinin yalnızca operasyonel değil, doğrudan liderlik düzeyinde yaşandığını ortaya koyuyor.
Gazze ve Lübnan politikalarında bölünme
Anket, İsrail toplumunun çok cepheli savaş stratejisine ilişkin bölünmüş bir tablo çizdi.
Lübnan’a yönelik operasyonlarda ise halkın yüzde 48,2’si operasyonları destekliyor. Yüzde 20,9’u karşı çıkıyor. Yüzde 30,9’u ise kararsız olduğunu belirtti. Gazze cephesinde ise memnuniyetsizlik daha yüksek.
7 Ekim 2023’ten bu yana yürütülen operasyonlarda hükümeti başarılı bulanların oranı sadece yüzde 12,2 oldu.
Katılımcıların yüzde 61,3’ü, Gazze’de açıklanan stratejik hedeflerin hiçbirine ulaşılamadığını düşünüyor.
GDH Digital NSosyal kanalını takip edebilirsiniz.
Tel Aviv ile seçmen arasındaki makas açılıyor
Araştırma, İsrail’de hükümet ile toplum arasındaki güven makasının hızla açıldığını gösteriyor.
Özellikle İran dosyasında ortaya çıkan sonuçlar, kamuoyunun savaşın gidişatını ve diplomatik süreci hükümetten çok daha olumsuz değerlendirdiğine işaret ediyor.
Anketin genel tablosu, İsrail’de güvenlik politikaları konusunda derinleşen bir meşruiyet tartışmasının başladığını ortaya koyuyor.

