Teknoloji ve sosyal medya dili şekillendirse de, kelimelerin sözlükteki "gerçek" anlamları değişmez bir referans noktasıdır. Bir sözcüğün cümle içindeki tek bir duruşu bile, o cümlenin bütün anlamını değiştirebilecek güce sahiptir. Peki, kendini göstermek ifadesi dilimizde neyi ifade ediyor?
Kendini göstermek nedir? TDK'ya göre anlamı
Sözlük maddesi olarak bakıldığında, kelimenin tek bir tanıma sığmadığı ve çeşitli durumları ifade ettiği görülür. Güncel anlamları maddeler halindedir.
- Beğenilecek niteliklerini ortaya koymak
- Ortaya çıkmak, belirmek
- spor Topla oynanan bazı takım oyunlarında oyuncu pas alabilmek için boş alana kaçmak
Kendini göstermek ifadesinin cümle içinde kullanım örnekleri
Anlam çeşitliliğine uygun olarak derlenen ve kullanımı örneklendiren cümle listesi şöyledir.
- Hadi susmayın, gösterin kendinizi bakalım!
- Babam aylığını alamadığı günlerde aç kalmak korkusu da kendini gösteriyordu.
Kendini göstermek hakkındaki sık kullanılan atasözleri ve deyimler
İçinde kendini göstermek ifadesinin geçtiği kalıplaşmış sözler ve anlamları, güncel sözlük verilerine göre derlenmiştir.
- Kendi ağzıyla tutulmak
- Kendi âlemine dalmak
- Kendi ayağı ile gelmek
- Kendi derdine düşmek
- Kendi düşen ağlamaz
- Kendi göbeğini kendi kesmek
- Kendi gölgesinden korkmak
- Kendi hâline bırakmak
- Kendi havasında gitmek (veya olmak)
- Kendi hesabına çalışmak
- Kendi içine çekilmek
- Kendi kabuğuna çekilmek
- Kendi kanatlarıyla uçmak
- Kendi kendini didiklemek
- Kendi kendini yemek
- Kendi keyfine gitmek
- Kendi köşesinde yaşamak
- Kendi kuyusunu kendi kazmak
- Kendimi bildim bileli
- Kendinden geçmek
- Kendinde olmamak
- Kendinde toplamak
- Kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek
- Kendine dert etmek
- Kendine gel!
- Kendine gelmek
- Kendine hâkim olmak
- Kendine hisse çıkarmak
- Kendine kıymak
- Kendine mal etmek
- Kendine yedirememek
- Kendine yontmak
- Kendini (kapıp) koyuvermek
- Kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak)
- Kendini adamak
- Kendini ağır (veya ağırdan) satmak
- Kendini alamamak
- Kendini aşağı (veya küçük) görmek
- Kendini ateşe atmak
- Kendini atmak
- Kendini avutmak
- Kendini beğendirmek
- Kendini beğenmek
- Kendini bırakmak
- Kendini bilmek
- Kendini bir şey sanmak
- Kendini bir yerde bulmak
- Kendini bulmak
- Kendini dağıtmak
- Kendini dar atmak
- Kendini dev aynasında görmek
- Kendini dinlemek
- Kendini dirhem dirhem satmak
- Kendini dünyanın merkezi sanmak (veya merkezinde görmek)
- Kendini düşünmek
- Kendini ele vermek
- Kendini fasulye gibi nimetten saymak
- Kendini harap etmek
- Kendini hissettirmek
- Kendini kapının dışında bulmak
- Kendini kaptırmak
- Kendini kaybetmek
- Kendini matah sanmak
- Kendini naza çekmek
- Kendini paralamak
- Kendini satmak
- Kendini sıkmak
- Kendini sıyıramamak
- Kendini sokağa (veya dışarı) atmak
- Kendini tartmak
- Kendini toparlamak (veya toplamak)
- Kendini tutamamak
- Kendini tutmak
- Kendini vermek (veya vurmak veya çalmak)
- Kendini yemek
- Kendini yiyip bitirmek
- Kendini yoklamak
- Kendi söyler kendi dinler
- Kendi üstüne yormak
- Kendi yağıyla kavrulmak




