Macron, Fransız nükleer silahlarının başka ülkelere konuşlandırılması için müzakerelere açık
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkesinin nükleer silahlarının diğer Avrupa ülkelerine konuşlandırılması konusunda müzakerelere açık olduğunu açıkladı.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 14.05.2025 - 08:34
Fransa Cumhurbaşkanı Macron
Macron, TF1 televizyonuna verdiği röportajda, Almanya, Polonya ve diğer Avrupa ülkeleriyle bu olasılığı değerlendirdiklerini doğruladı.
Macron'un açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa'daki askeri varlığı azaltma ve Avrupalı müttefiklerin kendi güvenliklerinden daha fazla sorumlu olmasını sağlama yönündeki sinyallerinin ardından geldi. Macron, Fransız nükleer caydırıcılığının Avrupa'ya genişletilmesi konusunda üç temel koşul belirledi:
- Fransa, diğer ülkelerin güvenliği için mali yük üstlenmeyecek.
- Fransız nükleer silahlarının konuşlandırılması, Fransa'nın kendi savunma kapasitesini azaltmamalı.
- Nükleer silahların kullanımı konusunda nihai karar sadece Fransız cumhurbaşkanına ait olacak.
NATO'nun Nükleer Paylaşım Anlaşması
Onlarca yıldır, Avrupa'nın güvenliğinin nihai garantörü ABD oldu. ABD, kıtada atom bombaları ve savaş uçakları konuşlandırarak bu güvenliği sağladı. NATO'nun nükleer paylaşım anlaşması kapsamında, bu silahlar ABD kontrolünde kalırken, Belçika, Almanya, Yunanistan, İtalya, Hollanda ve Türkiye gibi müttefik ülkelerin savaş uçakları tarafından taşınıp atılmak üzere tasarlandı.
Ancak Trump'ın transatlantik ittifakı zayıflatabileceğine dair endişeler, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Polonya Başbakanı Donald Tusk gibi Atlantikçi liderleri, Avrupa'nın kendi güvenlik altyapısını güçlendirme konusunda adımlar atmaya itiyor.
Fransa'nın Nükleer Caydırıcılık Doktrini
Fransa'nın nükleer cephaneliği, ABD'ninkine kıyasla çok daha küçük ve sınırlı bir güvenlik garantisi sunuyor. Paris, on yıllardır nükleer silahların kullanımını belirleyen "hayati çıkarların" bir "Avrupa boyutu" olduğunu belirtse de, bu kavramı kasıtlı olarak belirsiz bırakmış durumda. Bu strateji, nükleer caydırıcılığın temel ilkelerinden biri olan belirsizlik ilkesine dayanıyor.
Macron, Avrupa'nın artık ekonomik iş birliği ve ticaretle sınırlı kalamayacağını, küresel bir güç olma yolunda ilerlemesi gerektiğini vurgulayarak, "Yaşadığımız an, jeopolitik uyanış anıdır," ifadelerini kullandı.
Fransa'nın nükleer doktrininde büyük bir değişiklik beklenmese de, Paris'in, müttefiklerine olan taahhütlerini pekiştirmek ve potansiyel düşmanlara kararlılık mesajı vermek için bazı adımlar atabileceği belirtiliyor.
Almanya ve Polonya gibi ülkeler, ABD'nin nükleer garantilerini kaybetme riskini en aza indirmek isterken, Fransa'nın nükleer caydırıcılık teklifinin NATO'nun mevcut güvenlik çerçevesiyle uyumlu olması gerektiğini vurguluyor.
Kaynak:
Financial TimesGDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
Türkiye’nin en büyük askeri gemisi MUGEM için inşa süreci başladı
MKE üretim kapasitesini sekiz kat artırmaya hazırlanıyor mühimmat ve silah yatırımları hızlandı
ASELSAN 2025’te 2 milyar doları aşan ihracat sözleşmesi imzaladı
KAAN'ın yerli motoru TF35000 tasarımda son aşamaya geçiyor
TUSAŞ’ta 2025 altın yıl oldu
Türk savunma sanayiinin 2026 yılı hedefleri belli oldu
DİĞER HABERLER
Türkiye’nin en büyük askeri gemisi MUGEM için inşa süreci başladı
MKE üretim kapasitesini sekiz kat artırmaya hazırlanıyor mühimmat ve silah yatırımları hızlandı
ASELSAN 2025’te 2 milyar doları aşan ihracat sözleşmesi imzaladı
KAAN'ın yerli motoru TF35000 tasarımda son aşamaya geçiyor
TUSAŞ’ta 2025 altın yıl oldu
Türk savunma sanayiinin 2026 yılı hedefleri belli oldu
Türk savunma sanayiinde proje hacmi 100 milyar dolara ulaştı
Yunanistan Lavrio’da büyük kalibre mühimmat üretimini yeniden başlatıyor
ABD’den Suudi Arabistan’a 9 milyar dolarlık PAC-3 MSE hava savunma onayı
Boeing, Güney Kore’nin F-15K Slam Eagle filosu için 2,8 milyar dolarlık modernizasyon sözleşmesi imzaladı



