Middle East Monitor: Gazze nasıl ölüm laboratuvarına dönüştürüldü?
İstihbarat faaliyetleri, askeri yazılımlar, algoritmalar ve yapay zeka. Gazze, İsrail tarafından nasıl bir ölüm laboratuvarına dönüştürüldü?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 18.02.2026 - 00:26
İngiltere merkezli önemli yayın organlarından Middle East Monitor'de, İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırımın digital ayağına yönelik gelişmelerin arka planına dair değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
+972 Magazine ve Local Call gibi bağımsız araştırma kurumları tarafından yayınlanan veriler üzerinden sürecin nasıl gerçekleştiğine dair ayrıntılara yer verilen analizde, “büyük teknoloji – devlet güvenliği – savunma sanayii” üçgeninin giderek iç içe geçtiği yeni bir savaş konseptinin hayata geçirildiğine de dikkat çekildi.
Analizde ayrıca; İsrail'in Gazze'deki soykırımında kullandığı digital yöntemlere dair ayrıntılara yer verildi.
İşte Middle East Monitor'de yayınlanan analiz:
+972 Magazine ve Local Call tarafından ortaya konulan bulgular, Gazze’de yürütülen savaşın yalnızca klasik askerî yöntemlerle değil, veri, algoritmalar ve küresel dijital platformlar üzerinden de şekillendiğini gösteren çarpıcı bir tabloyu gündeme taşıdı.
İsrail’in Lavender olarak bilinen yapay zekâ destekli hedefleme sistemine ilişkin iddialar, modern savaşın teknolojik dönüşümünü ve bunun hukukî, etik ve jeopolitik sonuçlarını yeniden tartışmaya açtı.
Bu tartışma, teknoloji şirketleri, askerî-endüstriyel kompleks ve devlet istihbarat yapıları arasındaki ilişkilerin niteliğine dair daha geniş bir uluslararası güvenlik perspektifini de beraberinde getiriyor.
Dijital gözetimden hedeflemeye: Savaşın dönüşen doğası
İddialara göre Lavender sistemi, Gazze nüfusunun büyük bölümüne yönelik veri analizleri yaparak otomatik “risk skorları” üreten bir hedefleme mekanizması olarak kullanıldı.
Bu tür sistemlerin çalışma mantığı, yalnızca mesaj içeriklerinden değil; konum verileri, iletişim ağları, sosyal bağlantılar ve davranış kalıpları gibi metaverilerden anlam üretmeye dayanıyor.
Modern istihbarat doktrininde metaverinin önemi uzun süredir biliniyor. Sosyal ağ analizleri, bireylerin örgütsel bağlantılarını ve davranış örüntülerini ortaya çıkarmada güçlü araçlar sunuyor. Ancak bu tür teknolojilerin ölümcül karar süreçlerine entegrasyonu, uluslararası insancıl hukuk açısından ciddi tartışmalar doğuruyor. Siviller ile muharip unsurların ayrımı ve orantılılık ilkesi, savaş hukukunun temel taşları arasında yer alıyor.
İddialarda insan denetiminin sınırlı tutulduğu ve hata payının yüksek olabileceğinin kabul edildiği yönündeki ifadeler, otonom veya yarı otonom silah sistemlerinin geleceğine dair küresel tartışmalarla da örtüşüyor. Bu bağlamda mesele yalnızca Gazze’ye özgü değil; yapay zekânın askerî kullanımına ilişkin uluslararası normların henüz netleşmemiş olması daha geniş bir risk alanı oluşturuyor.
Küresel teknoloji ekosistemi ve güvenlik mimarisi
Metinde öne çıkan bir diğer önemli tema, dijital platformların modern istihbarat ekosistemindeki rolü. Günümüzde istihbarat faaliyetleri yalnızca iletişim dinlemeye değil; veri ekosistemlerini kontrol etmeye dayanıyor.
Büyük teknoloji şirketleri tarafından üretilen veri akışları, hukuki iş birlikleri, güvenlik anlaşmaları veya teknik açıkların istismarı yoluyla devlet kurumlarının erişimine açılabiliyor.
Bu durum, “büyük teknoloji – devlet güvenliği – savunma sanayii” üçgeninin giderek iç içe geçtiği yönündeki tartışmaları güçlendiriyor.
Aslında bu eğilim yalnızca İsrail’e özgü değil; ABD, Çin, Rusya ve Avrupa dahil birçok güç merkezinde benzer entegrasyon modelleri görülüyor. Dolayısıyla mesele, küresel ölçekte dijital egemenlik ve veri güvenliği rekabetinin bir parçası olarak okunmalı.
Bölgesel hibrit savaş ve teknoloji silahlaşması
Metinde Hizbullah’ın 2024’te Lübnan’da yaşanan ve üyelerinin kullandığı çağrı cihazlarının eş zamanlı patlatılmasıyla ilişkilendirilen olaya atıf yapılarak, sivil teknolojilerin askerî araçlara dönüştürülmesi riskine dikkat çekiliyor.
Bu tür örnekler, hibrit savaş kavramının yalnızca siber saldırılarla sınırlı olmadığını; tedarik zinciri manipülasyonu, elektronik sabotaj ve uzaktan tetiklenen sistemler gibi geniş bir yelpazeye yayıldığını gösteriyor.
Uluslararası araştırmaların gazeteciler, aktivistler ve siyasetçilere karşı casus yazılım kullanımını ortaya koymuş olması da, akıllı telefonların küresel güvenlik rekabetinde kritik araçlara dönüştüğünü kanıtlıyor.
Bu çerçevede bağlantılı her cihazın potansiyel bir gözetim aracı haline gelmesi, devletler arası güç mücadelesinin yeni boyutlarından biri olarak değerlendiriliyor.
İran ve Dijital nekropolitika tartışması ve uluslararası sistem
Tahran yönetimi uzun süredir teknoloji destekli gözetim ve hedefli operasyonların küresel güç mücadelesinde artacağını savunuyor. Bu söylem, İran’ın asimetrik savaş doktrini ve teknolojiye dayalı caydırıcılık stratejisiyle de uyumlu.
Lavender vakası etrafında yapılan tartışmalar, bazı akademik çevrelerde “dijital nekropolitika” olarak adlandırılan bir kavrama işaret ediyor: yaşam ve ölüm kararlarının algoritmik sistemler aracılığıyla şekillenmesi. Bu tartışma, yalnızca etik değil; aynı zamanda uluslararası düzenin geleceği açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.
Sonuç olarak mesele, yalnızca Gazze’deki savaşın niteliği değil; teknolojinin savaş alanındaki rolünün nereye evrileceği sorusudur. Yapay zekâ destekli hedefleme, veri temelli istihbarat ve platform gücü, geleceğin çatışmalarında belirleyici unsurlar olmaya aday görünüyor.
Bu nedenle ortaya çıkan tartışma, Filistin meselesinin ötesinde, küresel güvenlik mimarisinin dönüşümüne dair kritik bir uyarı niteliği taşıyor.
Kaynak:
GDH Haber
İLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
İran-ABD hattında kritik eşik: Temel ilkelerde uzlaşma sağlandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Afrika Boynuzu" uyarısı: Sorunları bölge ülkeleri çözmeli
Eski İsrail Başbakanı Bennett'ten bölünme uyarısı
National Security Journal: Avrupa kendi Monroe Doktrini'ni mi ilan edecek?
DİĞER HABERLER
National Security Journal: Avrupa kendi Monroe Doktrini'ni mi ilan edecek?
Asia Times: Trump'ın İran yaklaşımı blöf mü savaş hazırlığı mı?
Eurasia Review: Epstein, İsrail ve cezasızlık düzeninin mimarisi
Cato Institute: Avrupa'nın savunma bağımsızlığı mümkün mü?
Arab News: Esed sonrası yeni bölgesel ortaklıklar
Gulf State Analytics: İsrail ateşkesi nasıl bitirmeye çalışıyor?
The Hill: ABD, İran'da bataklığa mı saplanacak?
The National Interest: ABD İran'ı tekrar vuracak mı?
Middle East Monitor: “İsrail istisnacılığı” küresel düzeni nasıl yok etti?
The New Arab: “ABD-İran dizisinin yeni bölümünde” neler olacak?


