BORAN
GDH Defence’e konuşan Keleş, hava, kara ve deniz unsurlarının müşterek şekilde görev aldığı tatbikatta kullanılan çok sayıda platform, mühimmat ve silah sisteminin MKE tarafından geliştirildiğini ifade etti.
Tatbikatın kalbi ve pompaladığı kan MKE’ye ait
EFES-2026’nın müşterek harekat yapısına dikkat çeken Keleş, Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri tarafından kullanılan çok sayıda sistemin MKE üretimi olduğunu belirtti.
Keleş, “Bu tatbikatta patlayan her şey Makine Kimya’nın. O patlayanları patlatan her şey Makine Kimya’nın. Tatbikatın kalbi ve pompaladığı kan Makine Kimya’ya ait.” ifadelerini kullandı.
MKE’nin 5.56 milimetreden 203 milimetreye kadar farklı kalibrelerde mühimmat üretebildiğini vurgulayan Keleş, uçak bombalarından topçu mühimmatlarına, piyade tüfeklerinden mayın temizleme sistemlerine kadar geniş ürün gamının tatbikatta kullanıldığını söyledi.
SAHA EXPO’da 52 yeni ürün tanıtıldı
Şirketin son dönemde geliştirdiği yeni sistemlere ilişkin bilgi veren Keleş, SAHA EXPO’da toplam 52 yeni ürün tanıtıldığını açıkladı.
MKE’nin artık yalnızca kendi silahını ve mühimmatını geliştiren bir firma olmadığını belirten Keleş, şirketin yeni dönemde kendi teknolojisini geliştirerek sistem üretimine yöneldiğini ifade etti.
TOLGA sistemi ön plana çıkıyor
Keleş, son dönemde öne çıkan TOLGA sistemine ilişkin dikkat çekici bilgiler de paylaştı.
TOLGA’nın yalnızca bir silah sistemi olmadığını belirten İlhami Keleş, sistemin radar, komuta kontrol, soft-kill ve hard-kill unsurlarını aynı mimaride bir araya getirdiğini söyledi.
Keleş, sistemin sahip olduğu kabiliyetlere ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
TOLGA; AESA radar, yapay zekâ destekli komuta kontrol altyapısı, lazer ve mikrodalga tabanlı çözümler ile farklı kalibrelerde silah sistemlerini aynı yapı içerisinde buluşturuyor. Böylece farklı yoğunluk ve profildeki hava tehditlerine karşı katmanlı koruma sağlayabiliyor.
Keleş ayrıca jammer sistemlerinden lazer çözümlerine, hava savunma füzelerinden 12.7, 20 ve 35 milimetrelik namlulu sistemlere kadar geniş bir çözüm mimarisi oluşturduklarını belirtti.
PİRANA ve hibrit kara sistemleri sahada
Tatbikatta öne çıkan sistemler arasında PİRANA kamikaze insansız deniz araçları, yer altı görüntüleme sistemleri ve hibrit insansız kara aracı üzerine entegre edilen mayın temizleme çözümleri de yer aldı.
Keleş ayrıca;
- BORAN obüs sistemi,
- Uran araç üstü obüs çözümü,
- 6.8 milimetre piyade tüfekleri,
- Yeni nesil keskin nişancı tüfekleri,
- Parçacıklı mühimmatlar,
- Yeni tapa sistemleri gibi birçok yeni ürünün de EFES-2026’da sergilendiğini ifade etti.
Mühimmatlar akıllanarak insansız sisteme dönüşüyor
İnsansız sistemlerin yaygınlaşmasının mühimmat teknolojilerini doğrudan etkilediğini belirten Keleş, yeni dönemde mühimmatların giderek akıllı sistemlere dönüştüğünü söyledi.
Kamikaze insansız deniz araçları ve kamikaze İHA’ların aslında modern mühimmat konseptinin bir parçası olduğunu ifade eden Keleş, “Piranha aslında bir mühimmat. Gönderiliyor, hedefe gidiyor ve orada patlıyor. Artık insansız sistemler mühimmata dönüşüyor.” dedi.
FPV drone tehdidine karşı özel mühimmat geliştirildi
Keleş, FPV drone tehditlerine karşı geliştirilen özel mühimmat çözümlerine ilişkin de dikkat çekici bilgiler verdi.
MKE’nin 7.62 milimetre seviyesine kadar parçacıklı mühimmat geliştirdiğini belirten Keleş, bu mühimmatların hedefe yaklaşınca havada parçalanarak etkili olduğunu ifade etti.
“Askerin kullandığı standart piyade tüfeği mühimmatına ek olarak FPV drone tehditlerine karşı özel geliştirilen mühimmatlarımız var. Bu mühimmat hedefin önünde parçalanarak parça tesiri oluşturuyor.” diyen Keleş, bu teknolojinin yüksek mühendislik ve balistik uzmanlığı gerektirdiğini vurguladı.
Keleş, MKE’nin uzun yıllara dayanan silah, mühimmat ve balistik tecrübesinin yeni nesil tehditlere karşı çözüm geliştirme konusunda önemli avantaj sağladığını sözlerine ekledi.




