National Security Journal: İran'ı neler bekliyor?
Yaptırımlar, petrol satışında bağımlılık, enflasyon ve giderek derinleşen su krizi. İran yönetimi, ülkeye yayılan protesto dalgasını dizginleyebilecek mi?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 10.01.2026 - 03:12
ABD merkezli düşünce kuruluşlarından National Security Journal'da, İran'da son günlerde hızla yayılan protesto dalgasının nedenlerinin ve gelişmelerin olası sonuçlarının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
İran'da son günlerde yaşanan protesto dalgasının daha önce yaşanan protestolardan çok farklı dinamikler içerdiğine dikkat çekilen analizde, zellikle ekonomik sıkıntılar ve su krizi gibi gerekçeler nedeniyle İran hükümetini zor günler beklediği tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; İran'da yaşanan bu sıkıntıların sebep ve olası sonuçlarına dair değerlendirmelerde bulunuldu.
İşte National Security Journal'da yayınlanan analiz:
İran'da son günlerde yaşanan protesto dalgası, hükümeti ekonomi, enerji ve su sorunlarının arasında, son yıllardaki en zayıf konumda olduğu bir anda vuruyor.
Son günlerde, derinleşen ekonomik kaosun tetiklediği gelişmeler İran genelinde genişleyen bir protesto dalgasına neden oldu.
İran tarafından verilen resmi bilgilere göre, içerisinde İran güvelik görevlilerinin de bulunduğu en az 20 kişinin ölürken, yaşananlar yaklaşık 1.000 kişinin de tutuklanmasına neden oldu.
Ancak protestoların kökü ekonomik baskılarda olsa da, halkın şikayetleri bunun çok ötesine geçerek İran'ın siyasi düzeniyle ilgili daha derin bir çatışmayı da öne çıkardı.
İran'ın temel dinamikleri sarsılıyor
Önceki protesto dalgalarından farklı olarak bu yaşananlarda, bir ülkenin temel dinamikleri olan ekonomi ve su krizi gibi yaşam standartlarının sürdürülebilirliğinin aynı anda çökmesiyle ortaya çıktı.
Bu da; İran hükümetinin daha önce hiç karşılaşmadığı sistematik bir krizle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Özellikle su sorununu, aşamsal bir sorun olmaktan çıkıp siyasi bir kırılma noktasına dönüşmesi ilk defa görülüyor ve 90 milyondan fazla nüfusa sahip ülke, yarım asırdan fazla süredir en kötü su krizini yaşıyor. Su kaynakları tükeniyor, nehirler kuruyor ve şehirler ve iller arasında su kısıtlamaları yayılıyor.
Dahası, İran'ın su krizi, huzursuzluğu daha da yoğunlaştıran uzun süreli elektrik kesintilerine doğrudan katkıda bulunuyor.
Zira; İran'da elektrik üretimi, su yoğun altyapıya büyük ölçüde bağımlı ve kronik elektrik kesintileri artık günlük yaşamını devam ettiremeyen halkta, anında siyasi öfkeye dönüşüyor.
Ayrıca ABD yaptırımları, İran'ın petrol ihracat tabanını ciddi şekilde kısıtlayarak alıcı havuzunu keskin bir şekilde daraltmış durumda. Çin şu anda İran'ın ham petrol ihracatının tahmini yüzde 90'ını oluşturuyor ve Tahran'ı neredeyse tamamen bağımlı bir konuma getiriyor.
Çok sayıda uzmana göre bu asimetri, Pekin'in şartlarını İran'a dikte etmesine, büyük indirimler almasına, ödemeleri geciktirmesine ve sık sık nakit yerine takas anlaşmaları yapmasına olanak tanıyor.
Petrol gelirleri İran devletinin bel kemiği olmaya devam ettiğinden, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar veya alıcıların davranışları rejimin mali kapasitesini doğrudan zayıflatıyor.
Venezuela'nın uluslararası pazarlara yeniden girmesi senaryoları da dahil olmak üzere, küresel petrol fiyatlarında herhangi bir sürdürülebilir düşüş, Tahran hükümetinin için ani ve ciddi bir mali şoka sokabilir.
Aynı zamanda, döviz kıtlığı rejimi riyal üzerinde aşırı kontroller uygulamaya zorluyor. İran şu anda dolar başına yaklaşık 42.000 riyal olan resmi döviz kurunu, bunun birçok katı olan paralel piyasa kuruyla birlikte sürdürmeye çalışıyor.
Bu büyük uçurum, günlük ekonomik hayatı üç şekilde bozuyor.
Birincisi, enflasyon krizini İran tarihinde görülmemiş seviyeye çıkarıyor. Resmi verilere göre Aralık 2025'te enflasyon oranı %42,2'ye ulaşırken, gıda fiyatları %72, sağlık ve tıbbi ürünler ise yıllık bazda %50 arttı.
İkincisi, emekli maaşları ve tasarrufların erimesi, hane halklarını uzun vadeli planlamadan vazgeçip hayatta kalma moduna geçmeye zorluyor ve riyaldan sert varlıklara kaçışı hızlandırıyor.
Üçüncüsü ise, para birimine olan güvenin kaybı, hükümetin İran'ı yönetme yeteneğini doğrudan zayıflatıyor. Riyal artık değer saklama aracı olarak işlev görmediğinde, vergilendirme, bütçeleme ve fiyat kontrolleri güvenilirliğini yitiriyor.
Gelinen noktada İran Dini lideri Hamaney şimdi çok kritik seçimlerle karşı karşıya.
Bu koşullar altında kontrolü sürdürmek, devletin ekonomik ve zorlayıcı kapasitesinin geri kalanını tüketmesine neden olabilir. Hamaney ve İran, bu protestoları bu sıkı politikalarla atlatabilir, ancak çok sayıda uzmana göre bu, sadece sorunların biraz daha ötelenmesi anlamına gelebilir.
Kaynak:
National Security JournalİLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
İnsan Hakları İzleme Örgütü'nde Filistin sansürü: İstifalar gecikmedi
ABD'de Charter okul öğrencisi Yahudileri öldürme içerikli e postalarla suçlanıyor
İran’daki protestolarda ölü sayısı 6 bin 872’ye yükseldi
Meksika ABD’ye yıllık asgari su gönderimini kabul etti
DİĞER HABERLER
Gzero Media: Çin'in askeri tasfiyeleri hakkında bilinmesi gerekenler
The American Conservative: Trump Küba konusunda ne planlıyor?
Middle East Monitor: 21. yüzyılın "Küba Krizi" nasıl sonuçlanacak?
Arab News: Türkiye Balkanlar’daki etkisini artırıyor
Newsweek: ABD, müttefiklerini Çin'e mi kaptırıyor?
The National Interest: ABD'nin İran saldırısının etkileri ne olacak?
The New Arab: Gazze'de barış süreci ne durumda?
The Telegraph: Avrupa projesi nasıl öldü?
Asia Times: Davos, Grönland, Trump ve yeni dünya gerçekliği
The Quincy Institute: Arap devletleri İran saldırısına neden karşı çıkıyor?


