Newsweek: ABD, İran'da nasıl bir askeri senaryo hazırladı?
ABD, 2003 Irak işgali sonrası Orta Doğu'da en büyük askeri yığınağını yapıyor! Peki Trump yönetimi, İran'da nasıl bir askeri senaryo hazırladı?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 20.02.2026 - 00:49
ABD'nin önde gelen yayın organlarından Newsweek'de, ABD'nin devam eden müzakere sürecine rağmen, İran çevresindeki devasa askeri yığınağı ile ilgili olası planlarının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Trump'ın İran’a karşı doğrudan askeri adım atılabileceği tehdidini açık şekilde dile getirdiğine dikkat çekilen analizde, bölgeye giden hava gücünün yanı sıra, ABD'nin ikinci uçak gemisi taarruz grubunun da Körfez’e yönelmesinin, uzun süreli bir askeri harekatın sinyali olduğu tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; ABD'nin olası saldırı senaryolarına dair değerlendirmeler yapıldı.
İşte Newsweek'de yayınlanan analiz:
ABD ile İran arasında bu hafta yürütülen nükleer müzakerelere rağmen Washington’un İran çevresindeki askeri yığınağında herhangi bir yavaşlama görülmüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, diplomasinin istediği sonucu vermemesi halinde İran’a karşı doğrudan askeri adım atılabileceği tehdidini açık şekilde dile getirirken, ikinci uçak gemisi taarruz grubunun Körfez’e yönelmesi gerilimi daha da artırıyor.
Trump’ın açıklamaları, olası bir askeri seçeneğin geçen yaz İran’ın nükleer tesislerine yönelik bombardımanların ötesine geçebileceğine işaret ediyor. Bu kapsamda sınırlı hava saldırılarından üst düzey liderlere yönelik suikast operasyonlarına ya da daha geniş kapsamlı ve uzun süreli bir askeri harekata kadar farklı senaryoların masada olduğu değerlendiriliyor.
Trump her ne kadar diplomatik çözümü tercih ettiğini vurgulasa da, Washington’un hedefinin 2015 tarihli nükleer anlaşmadan daha kapsamlı ve kısıtlayıcı yeni bir mutabakat olduğu açık.
Ancak Cenevre’de yapılan görüşmelerde kısmi ilerleme sağlanmasına rağmen tarafların temel konularda hala “çok uzak” olduğu Beyaz Saray tarafından da kabul edildi.
Askeri seçenekler ve hedefler
ABD yönetimine yakın güvenlik çevrelerine göre Washington’un beklentisi yalnızca İran’ın nükleer programının değil, aynı zamanda balistik füze kapasitesinin de ciddi sınırlamalara tabi tutulması.
İran ise füze programının müzakere kapsamına alınmasına direnirken, düşük seviyede uranyum zenginleştirmenin egemenlik hakkı olduğunu savunuyor.
ABD açısından askeri seçenek gündeme gelirse öncelikli hedefler arasında nükleer tesisler, balistik füze üretim ve konuşlandırma altyapısı ile Devrim Muhafızları’na ait kritik askeri merkezlerin yer alabileceği değerlendiriliyor.
İran’ın Orta Doğu’nun en büyük füze ve insansız hava aracı envanterlerinden birine sahip olması, olası bir çatışmada caydırıcılık ve misilleme kapasitesini artıran en önemli faktörlerden biri olarak görülüyor.
Yaklaşık 2.000 kilometre menzile ulaşabilen füze sistemleri, Orta Doğu’nun tamamını ve Güneydoğu Avrupa’nın bir bölümünü kapsama alanına alabiliyor.
Buna karşılık ABD’nin derin yer altı tesislerini vurabilen sığınak delici mühimmat kabiliyeti, İran’ın “füze şehirleri” olarak bilinen yer altı komplekslerine yönelik askeri seçenekleri teknik olarak mümkün kılıyor.
Nitekim daha önce Fordow, Natanz ve İsfahan’daki tesislere yönelik operasyonlar bu kapasitenin kullanıldığını göstermişti.
Liderliği hedef alma tartışmaları
Gerilimde dikkat çeken bir diğer boyut ise İran siyasi ve askeri liderliğinin hedef alınması ihtimali.
ABD’nin 2020 yılında Kasım Süleymani’ye yönelik suikast operasyonu ve İsrail’in son yıllarda İran bağlantılı komutanlara yönelik saldırıları, bu tür senaryoların artık teorik olmaktan çıktığını gösteriyor. Trump’ın geçmişte İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’i hedef alabileceğine dair imalarda bulunmuş olması da bu ihtimali güçlendiren unsurlar arasında.
Ancak İran’da liderlik yapısının ideolojik ve dini temellere dayanması, olası bir “rejim değişikliği” senaryosunu son derece karmaşık hale getiriyor. ABD’li yetkililer dahi Hamaney sonrası süreçte kimin yönetimi devralacağının belirsiz olduğunu kabul ediyor.
Bu nedenle Washington’da rejim değişikliğinin şu aşamada ana hedef olmadığı, esas amacın İran’ı anlaşmaya zorlayacak askeri baskı oluşturmak olduğu yönünde değerlendirmeler öne çıkıyor.
Sınırlı savaş mı, uzun bir saldırı süreci mi?
Mevcut askeri yığınak Irak Savaşı benzeri geniş çaplı bir kara işgaline işaret etmese de, iki uçak gemisi taarruz grubunun bölgede bulunması ABD’ye uzun süreli hava operasyonları yürütme kapasitesi sağlıyor.
Bu durum, tek seferlik bir saldırı yerine periyodik hava harekatlarıyla İran’ın askeri kapasitesinin aşamalı biçimde yıpratılması stratejisinin uygulanabileceği yorumlarına yol açıyor.
Bununla birlikte İran, Irak veya Libya örneklerinden farklı olarak güçlü iç güvenlik ağlarına, yerleşik askeri yapılara ve bölgesel vekil unsurlara sahip. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nı mayınlama tehdidi gibi küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyebilecek asimetrik seçenekleri de bulunuyor.
Körfez Arap ülkelerinin büyük kısmının ABD-İran savaşı istememesi de Washington’un hareket alanını sınırlayan önemli bir faktör.
Sonuç olarak mevcut tablo, diplomasi ile askeri baskının eş zamanlı yürütüldüğü klasik bir “zorlayıcı müzakere” stratejisine işaret ediyor.
Trump yönetiminin temel mesajının ise analistlere göre oldukça net: “Müzakere yoksa askeri harekat için hazırız.”
Kaynak:
NewsweekİLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
Barış Kurulu ilk kez toplandı: Trump’tan İran’a 10 günlük mühlet ve Gazze mesajı
Bakan Fidan: Gazze’ye asker göndermeye hazırız
TIME: Trump'ın “Gazze Barış Kurulu” ve küresel düzene etkisi
Orta Doğu'da denklem değiştirecek iddia: ABD Suriye'den çekilmeye hazırlanıyor
DİĞER HABERLER
TIME: Trump'ın “Gazze Barış Kurulu” ve küresel düzene etkisi
Eurasia Review: Rusya-Ukrayna müzakereleri sonuca ulaşacak mı?
Axios: ABD ve İran büyük bir savaşa doğru ilerliyor
Middle East Monitor: Gazze nasıl ölüm laboratuvarına dönüştürüldü?
National Security Journal: Avrupa kendi Monroe Doktrini'ni mi ilan edecek?
Asia Times: Trump'ın İran yaklaşımı blöf mü savaş hazırlığı mı?
Eurasia Review: Epstein, İsrail ve cezasızlık düzeninin mimarisi
Cato Institute: Avrupa'nın savunma bağımsızlığı mümkün mü?
Arab News: Esed sonrası yeni bölgesel ortaklıklar
Gulf State Analytics: İsrail ateşkesi nasıl bitirmeye çalışıyor?


