Newsweek: Trump'ın “Gazze Barış Kurulu” başarılı olabilir mi?
Putin'in kurula katılımı nedeniyle Avrupa ülkeleri tarafından veto edilen süreç nasıl işleyecek? Trump'ın “Gazze Barış Kurulu” başarılı olabilir mi?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 24.01.2026 - 08:34
ABD'nin önde gelen yayın organlarından Newsweek'de, ABD Başkanı Trump'ın Davos Zirvesi sırasında onayladığı Gazze Barış Kurulu'nun geleceğinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin, Putin'in kurula katılımı nedeniyle kurulda yer almamayı tercih etmesine dikkat çekilen analizde, kurulun ayrıca BM gibi bir yapıyı yok sayan bir anlayışla hayata geçiriliyor olmasının büyük sorunları beraberinde getirebileceği tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; kurulun yapısına dair detaylara ve özellikle İsrail'in kurulu baltalama potansiyeline dair değerlendirmeler yapıldı.
İşte Newsweek'de yayınlanan analiz:
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Hamas arasındaki savaş konusunda, ateşkesi sürdürme çabalarına öncülük etmek için, Davos Zirvesi sırasında “Gazze Barış Kurulu”nu kurduklarını duyurdu.
ABD Başkanı, İngiltere ve Fransa gibi Amerika'nın birçok önemli müttefiki, Vladimir Putin'in katılımı nedeniyle kurulda yer almamayı tercih etmesine rağmen, sonunda Birleşmiş Milletler'e rakip olabilecek bu kurula “herkesin katılmak istediğini” belirtti.
Trump, bu planı savaşları daha hızlı sona erdirmek, bürokrasiyi azaltmak ve süreçteki tıkanmaları önlemek için bir yol olarak tanımladı.
Diğer bir ifade ile Trump, mevcut sistemin başarısız olduğunu, uzun savaşlara, durmuş barış süreçlerine ve stratejik sapmalara yol açtığını belirtti.
Davos'ta düzenlenen tanıtım etkinliğinde Trump;
“Bu, şimdiye kadar kurulmuş en prestijli kurul olacak”
ifadelerini kullandı.
Sızdırılan bir belgenin, kurulun BM'nin işlevlerini devralabileceğini öne sürmesine rağmen, Trump kurulun BM ile işbirliği yapacağını vurguladı.
Ancak uzmanlara göre; kurulun, kalıcı barış sağlamaktan çok başarısız olma ihtimali daha yüksek. Nedenleri ise şöyle:
1. Zaten çok fazla kurum var
ABD Dışişleri Bakanlığı, Pentagon ve istihbarat topluluğu zaten şu anda devam eden diplomasi ve çatışmasızlık sürecini yönetmeye çalışıyor.
Bu kurumların yanında veya üstünde faaliyet gösteren yeni bir kurul, ya onların işini tekrarlayacak ya da onların etkisini zayıflatacak. Hatta uygulamada, neredeyse kesin olarak her ikisini de yapacak.
2. Yaptırım mekanizmasının olmaması
Barış Kurulu da ölümcül bir yaptırım boşluğundan muzdarip olacak. BM gibi, anlaşmaların aracılığını yapabilir, ancak daha sonra uyumu zorlayacak araçlardan yoksun kalacaktır.
Kendi başına askerleri komuta edemez, yaptırım politikasını kontrol edemez veya gelecekteki yönetimleri bağlayacak kararları alamaz.
Yani yaptırım gücü olmadan barış tamamen iyi niyete bağlı olacaktır ki bu da savaş sırasında pek bol olmayan bir şeydir. İhlaller, anlamlı sonuçlar yerine açıklamalarla karşılanacaktır.
3. Meşruiyet açığı
Barış anlaşmaları, ancak taraflar sürecin güvenilir olduğuna inandığında kalıcı olur. ABD Başkanı Trump tarafından atanan, açık bir yasal yetkiye veya kongre denetimine sahip olmayan bir kurul, yurtdışında güven kazanmakta zorlanacaktır.
Müttefikler, kurulun vaatlerinin bir sonraki seçimden sonra da geçerli olup olmayacağını merak edecektir. Düşmanlar ise kurulun kararlılığını sınayacaktır.
Sonuç, kağıt üzerinde kesin gibi görünen, ancak siyasi baskı değiştiği anda çözülen anlaşmalar olacaktır.
4. Trump'ın diplomasi anlayışı
Trump'ın kendi diplomatik geçmişi dördüncü bir kusurdur. Onun içgüdüsü, kurumları atlayarak liderler arası ilişkileri tercih etmek ve kişisel ilişkilerin anlaşmaların yapılmasını sağlayacağına inanmaktır.
Bazen bu, fotoğraf fırsatları ve manşetlerle dolu dramatik zirvelerle sonuçlanır. Ancak kalıcı barışı sağlamak için daha fazla içerik gerekir.
Ordular, sivil toplumlar ve bölgesel aktörlerin desteği olmadan, üst düzeyde varılan anlaşmalar nadiren tabanda geçerliliğini korur.
Bundan sonra ne olacak?
Trump'ın Putini davet etmesi geniş çapta eleştirildi.
Örneğin, İngiliz Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Birleşik Krallık'ın anlaşmayı imzalamamasının nedeni olarak açıkça Putin'in katılımını gösterdi ve özellikle Ukrayna'da askeri saldırganlık sürdüren liderlerin dahil edilmesinin barış fikrini baltaladığını belirtti.
Kısa vadede, kurul bir kurum gibi görünmeye ve bir seçim kampanyası miting vari sloganlarla ve vaatlerle davranmaya devam edecek.
Ancak kurulun alacağı kararların uygulanması konusunda bir yaptırım mekanizması olmadığı için, birbirinden farklı bu kadar farklı üyenin kararları yüksek olasılıkla sadece slogandan ibaret kalacak.
Kaynak:
NewsweekİLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
Minneapolis'te ICE ajanları bir kişiyi daha vurdu
İsrail’in Refah sınır kapısı planı: Filistin’in dünyaya açılan kapısı "güvenlik terminaline" dönüşüyor
Trump, Maduro operasyonunda gizli “Discombobulator” silahının kritik rol oynadığını açıkladı
Gzero Media: Avrupa Trump'a karşı durabilecek mi?
DİĞER HABERLER
Gzero Media: Avrupa Trump'a karşı durabilecek mi?
Responsible Statecraft: Trump'ın ‘Barış Kurulu’ Netanyahu'yu devre dışı bıraktı
The Guardian: Trump Davos Zirvesi'ne nasıl damga vurdu?
The National Interest: Türkiye-Suud-Pakistan savunma paktı ve beklentiler
The European Conservative: ABD, Avrupa'yı artık bir “piyon” olarak görüyor
Asia Times: ABD sonrası dünya düzeni nasıl olacak?
Geopolitical Monitor: Küresel ittifaklar çöküyor mu?
The Guardian: Trump, Grönland ve zorbalık çağı
TIME: Trump'ın hamleleri dünyayı nasıl yeniden şekillendiriyor?
The New Arab: Türkiye'nin başarıya giden Suriye stratejisi ve İsrail

