Observer Research Foundation: Avrupa'nın “konfor alanı” nasıl sona erdi?
Avrupa'nın 2. Dünya savaşı sonrası kurulan düzende “konfor alanının” sonu geldi! Peki Avrupa, yeni küresel gerçeklikte ayakta kalmak için hangi adımları atmalı?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 19.01.2026 - 02:18
Hindistan merkezli yayın yapan düşünce kuruluşlarından Observer Research Foundation'da, son dönemde yaşanan küresel değişimlerin ardından Avrupa'nın yaşadığı sorunların değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Avrupa kıtasının Trump'ın son hamleleri sonrasında yeni bir gerçekliğe geçme hedefini koyması gerektiği belirtilen analizde, Avrupa'nın son dönemde sınırlarının Ukrayna savaşı ile sarsıldığı, güvenliğinin hiç olmadığı kadar tehlikeli bir hal aldığı ve artık küresel arenayı yönlendiren “liberal” bir güç olma kimliğinin sorgulandığı tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; kıtanın yeni küresel gerçeklikte ayakta kalabilmesi için atması gereken adımlara dair 4 maddede tavsiyelere ve değerlendirmelere yer verildi.
İşte Observer Research Foundation'da yayınlanan analiz:
Avrupa Birliği Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın, son zamanlarda yeni bir oluşum için “iyi bir zaman” olabileceğini söylediği çok sayıda konuşma, birliğin Trump'ın hamleleri sonrasında yeni bir gerçekliğe geçmek istediğini ortaya koyuyor.
Bu sözler aslında, karanlık mizahı ve Avrupa'yı saran ruh halini yansıtıyor.
Avrupa'nın 2. Dünya savaşı oluşan küresel düzende kendisini tam olarak bir “barış bölgesi” olarak tanımlama dönemi bitmiş olabilir.
Zira; Avrupa'nın son dönemde sınırları Ukrayna savaşı ile sarsıldı, güvenliği hiç olmadığı kadar tehlikeli bir hal aldı ve artık küresel arenayı yönlendiren “liberal” bir güç olma kimliği sorgulanıyor.
Geçen yıl Münih Güvenlik Konferansı'nda ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in konuşmasıyla ABD tarafından açıkça ve alenen azarlanmak yetmezmiş gibi, Başkan Trump'ın Grönland'a yönelik planları da AB'yi ve transatlantik ittifakını tarihte olmadığı kadar kırılgan hale getirdi.
ABD, NATO finansmanın ve işleyişinin merkezi aktörü olarak, onyıllar boyunca AB'nin sadece güvenilir bir dostu değil aynı zamanda da potansiyel bir “koruyucusu” oldu.
Ancak gelinen noktada bu durum,tamamen değişmiş görünüyor ve Avrupa'nın konfor alanı tamamen bitmek üzere.
Avrupa'nın yeni gerçekliği
İlk olarak, yaşanan bu son gelişmeler, anlaşılır bir şekilde Avrupa için bir keder ve hesaplaşma anını temsil ediyor.
Avrupa'nın artık, eski üstünlük kompleksini bir kenara bırakıp, yeni gerçeklikler ışığında yeniden harekete geçmesi ve yeni bir strateji üretmesi gerekiyor.
İkinci olarak Avrupa, uluslararası güç politikanın çalkantılı sularında yolunu bulmak için, hem ABD hem de Rusya tarafından yok sayılmasına dair gerçekliğe karşı yaklaşım geliştirme ve meydan okuyacak adımlar atmak zorunda.
Üçüncüsü Avrupa ülkeleri, kendi içlerinde bir özeleştiri yapma ve kendi siyasetlerinde var olan sorunları ele alma znoktasında radikal bir süreci başlatmak zorunda.
Zira; Avrupa toplumlarında Trump yönetiminin ortaya koyduğu despot stratejiye karşı sempati duyan, büyük çoğunluklar oluşmaya başladı ve bu durum, Avrupa'nın onyıllardır ortaya koymaya çalıştığı tüm stratejileri altüst etme potansiyelini beraberinde getiriyor.
“Normatif güç” olan Avrupa'nın ABD'nin izinden gitmek istemediği bir stratejinin, Avrupa tarafından acilen ortaya konulması gerekiyor.
Diğer bir ifade ile Avrupa, Şansölye Merkel'in “wir schaffen das” yani “biz başarabiliriz” yaklaşımını acilen yeniden hayata geçirmeli.
Avrupa, ahlakını kaybetmeden ahlaki üstünlüğünden vazgeçmeli ve ideallerini kaybetmeden pragmatik bir çıkış yolu bulmalı.
Son olarak Avrupa ülkeleri; çeşitli şekillerde savunma alanındaki taahhütlerini artırmalı ve ABD'ye bağımlı olan durumunu tamamen değiştirmeli.
Evet, bu reformların bazıları çok gecikmiş ve belki de kısa vadede hayata geçirilemez durumda.
Ancak Avrupa, 2. Dünya savaşı sonrası kurulan düzende ortaya çıkan militarize gerçekliği eğer kendi topraklarında yaşamak istemiyorsa, tüm bu şartları acilen hayata geçirmeli, aksi takdirde ise küresel değişim içerisinde sadece bir figüran olarak yaşayacağını kabul etmeli.
Kaynak:
Observer Research FoundationİLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
The Economist: Liberal uluslararası düzen parçalanıyor mu?
USS Gerald R. Ford’da kronik kanalizasyon arızası kriz yarattı
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan toplumsal birlik çağrısı
Fransa'dan Gazze'ye yardım girişlerinin ulaştırılması çağrısı
DİĞER HABERLER
Middle East Monitor: İsrail Türkiye'yi neden tehlike olarak görüyor?
Foreign Affairs: Trump ABD'nin gücünü nasıl otokrasiye dönüştürüyor?
Arab News: Türkiye'nin Afrika politikasında sert ve yumuşak güç
Middle East Eye: ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığı ve transferler
The New Arab: Oslo'dan günümüze İsrail Batı Şeria'daki ilhakı
The Wall Street Journal: Rejimin çökmesi İran'da nasıl bir tablo ortaya çıkarır?
Newsweek: ABD, İran'da nasıl bir askeri senaryo hazırladı?
TIME: Trump'ın “Gazze Barış Kurulu” ve küresel düzene etkisi
Eurasia Review: Rusya-Ukrayna müzakereleri sonuca ulaşacak mı?
Axios: ABD ve İran büyük bir savaşa doğru ilerliyor


