- Özgür Özel, İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturmaları "cübbeyle darbe" olarak nitelendirdi.
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'e, “Bu dosyayı iftiralarla dolduruyorsun” diyerek ağır eleştiriler yöneltti.
- Antalya’daki mitingde halkı hukuksuzluğa karşı meydanlara çağırdı.
- “CHP sokaktadır” sözleriyle mücadele mesajı verdi.
Antalya'nın Kepez ilçesinde düzenlenen mitingde konuşan Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yargı sürecini “kumpas” olarak değerlendirdi.
Özel, “Kurulan kumpas FETÖ dönemleri kadar kirlidir. Dosyalar boştur, iftiralar zehirlidir” dedi.
İmamoğlu soruşturmasını yürüten yargı mensuplarını da hedef alan Özel, “Ey Akın Gürlek, sen savcı mısın, yoksa mafya mısın? Bu dosyayı iftiralarla doldurmak için nasıl bir yönteme başvuruyorsun? Beş değil 55 dalga yapsanız da bu milleti teslim alamayacaksınız” diye konuştu.
"Bu milletin iradesine cunta yapan kişi sensin" dedi
Özel, konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da sert sözlerle yüklendi. “Erdoğan sen görüyor musun Kepez Meydanı’nı? Sen rakiplerini hapse atarak galip geleceğini sandın. Bu millet asırlık kazanımlarına sahip çıkıyor” dedi.
Ekrem İmamoğlu’na verilen cezayı hatırlatan Özel, “Ekrem Başkan 74 gündür bir zindanda tutuluyor. Ama biliyoruz ki her karanlığın bir aydınlığı vardır” ifadesini kullandı.
“CHP sokaktadır” diyerek meydanlardan çekilmeyeceklerini ilan etti
Özel, CHP’nin mücadele hattını sokaklara taşıyacağını vurguladı: “Biz birileri gibi salon siyasetçisi değiliz. Biz birileri gibi kendimizi atanmışlara alkışlatıp, meydanlardan kaçmayız. CHP sokaktadır, milleti ile birlikte iktidara yürümektedir.”
19 Mart’taki süreci “darbe” olarak nitelendiren Özel, “Bu darbenin makamı Beştepe, silahı yargı, mühimmatı da iftira olmuştur” dedi. “Artık arkasında milletin desteği olmayan bir Erdoğan var” sözleriyle mevcut iktidarın halk desteğini kaybettiğini savundu.
Muhalefet dilindeki sertleşme tartışma yaratıyor
Özgür Özel’in kullandığı dil ve yargı mensuplarına yönelik ağır suçlamaları, kamuoyunda eleştirilere yol açtı. Hukuki süreçlerin devam ettiği bir dönemde, savcıları doğrudan hedef almak yerine, muhalefetin daha temkinli bir dil kullanması gerektiği yönünde görüşler de gündeme geldi.


