Balistik füze
Lukashenko, Bağımsızlık Günü kutlamalarında yaptığı konuşmada, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile Volgograd’da yapılan görüşme sonucunda bu anlaşmanın sağlandığını belirtti. Lukashenko, Oreshnik füze sisteminin yıl sonuna kadar Belarus'ta aktif olacağını açıkladı.
“Büyük kardeşimiz Vladimir Putin ile Oreshnik sisteminin ilk pozisyonlarını Belarus’ta kurma kararı aldık,” diyen Lukashenko, bu füze sisteminin daha önce gösterdiği başarıları vurguladı.
Oreshnik hakkında
Rusya Cumhurbaşkanı Putin, Oreshnik füze sistemini savaşta gösterdiği başarılı performansla övdü. Putin, Oreshnik’in askeri operasyonlarda oldukça etkili olduğunu belirtti.
Putin, Oreshnik'in ilk kez Kasım 2024'te Ukrayna'ya karşı kullanılan Batı yapımı uzun menzilli silahlara cevap olarak kullanıldığını ve bu sistemin Ukrayna'nın Yuzhmash savunma tesisini vurduğunu ifade etti. Ancak bu iddialara dair bağımsız bir doğrulama yapılmadı.
Sistem özellikleri
Oreshnik füze sisteminin tam özellikleri gizli tutuluyor, ancak bilinenlere göre orta menzilli bir balistik füze. Füze, 5.500 kilometreyi aşmayan bir menzile sahip ve bu özellik, uluslararası silah kontrol anlaşmalarına göre sınırlı bir alan içinde operasyon yapmasına olanak sağlıyor. Füzenin INF (Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler) Antlaşması’na uygun olup olmadığı ise belirsiz.
Eğer Belarus’a konuşlandırılırsa, Oreshnik, NATO üyesi Polonya, Litvanya ve Letonya’yı tehdit edebilecek bir menzile sahip. Bu, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısının ardından Belarus’la olan askeri işbirliğini derinleştirmesinin bir parçası olarak görülüyor.
Bölgesel gerilim artıyor
Oreshnik füze sisteminin Belarus’a konuşlandırılması, Rusya ile Belarus arasındaki askeri entegrasyonun arttığı bir dönemi işaret ediyor. Belarus, Rusya'nın Ukrayna'daki operasyonlarına stratejik destek sağlayarak önemli bir rol üstleniyor.
Batılı analistler, Oreshnik füzesinin tam olarak nasıl devreye gireceği ve üretim durumuyla ilgili henüz kesin bir doğrulama yapmamış olsa da, füze sisteminin konuşlandırılmasının doğrudan NATO üyeleriyle ilişkilerde gerilimi artırabileceği öngörülüyor. Bu gelişme, bölgedeki güvenlik dengelerini zorlayabilir ve NATO'yu yeni stratejik adımlar atmaya zorlayabilir.





