Suriye’de saat doldu: YPG için yolun sonu
Gazeteci Yahya Bostan, Suriye’de Şam yönetimi ile terör örgütü YPG arasında varılan geçici anlaşmayı ve gelecek senaryolarını gdh TV'de yayınlanan Radar programında değerlendirdi. Bostan, SDG'nin sonunun geldiğini ve YPG'nin anlaşmaya uymak zorunda olduğunu vurguladı.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 24.01.2026 - 12:54
Sahadaki askeri dengelerin hızla değiştiği Suriye’de, YPG’nin geleceği ve Şam yönetiminin atacağı adımlar merak konusu oldu. Radar programında konuşan gazeteci Yahya Bostan, sürecin artık geri dönülmez bir noktaya geldiğine dikkat çekti.
“SDG ortadan kalktı, geriye YPG kaldı”
Gaye Sude Kayışlı: Orta Doğu'da çok ciddi gelişmeler yaşanıyor. Suriye hükümetiyle terör örgütü YPG/SDG arasında 14 maddelik bir anlaşma sağlandı. ABD de aynı zamanda SDG ile olan ortaklığının bittiğini açıkladı. Bunun terör örgütü YPG/SDG üzerinde nasıl bir etkisi olur? Neler göreceğiz ilerleyen süreçte?
Yahya Bostan: Artık aslında biliyorsunuz Şam yönetimi operasyonlarına başladığında Halep'ten, daha sonra Rakka ve Deyrizor’a yöneldi. Ve orada önemli bir şey oldu. Arap aşiretler SDG'den ayrıldılar. Dolayısıyla Şam yönetimiyle birlikte hareket etmeye başladılar. Aslında artık adını başka bir şekilde kurmamız gerekiyor, söylememiz gerekiyor. Artık SDG ortadan kalktı, geriye YPG kaldı. YPG yani terör örgütü PKK'nın, Kandil'in uzantısı olan YPG, SDG'nin zaten küçük bir oranını oluşturuyordu. Artık geriye sadece YPG kaldı. Nereye sıkıştılar? Bir Ayn el-Arab bölgesine sıkıştılar. Küçük bir nokta kaldı orada. Bir de Haseke'de duruyorlar şu anda.
Bu işin gidişatı şu. Bundan sonra mesela bu Cumartesi günü sona erecek verilen süre. Cumartesi gününden sonra da YPG silah bırakıp Şam'a entegre olmazsa, ki olmayabilir. Çünkü biz bir gün önce elektronik imzayla imzaladıkları anlaşmadan bir gün sonra caydıklarını gördük. Yine bunu yapabilirler. Velev ki silah bırakmadı YPG şu olacak. İki tane seçenek var. Bir, Şam yönetimi hem Ayn el-Arab'da hem de Haseke'de mahalle mahalle operasyonlarını yapıp YPG'yi teslim olmaya zorlayabilir. Bu öne çıkan seçenek. Çünkü Şam yönetimi çok hızlı bir şekilde ilerledi. Ve eline fırsat geçmişken, masada eli çok güçlüyken bunu artık bitirip bu dosyayı kapatmak isteyebilir. Bu en mantıklı çözüm.
İkincisi bana daha zayıf bir ihtimal olarak geliyor. Ama şu da olabilir. Bu da mümkündür ve rasyoneldir. Ayn el-Arab'ın kuzeyinde Türkiye, doğu, batı ve güneyinde artık Suriye ordusu var. Haseke'nin kuzeyinde Türkiye, batı ve güneyinde Şam yönetimi var. Burada Şam yönetiminin yapması gereken tek şey Haseke'nin doğusundan o Irak sınırını, hattını kapatmasıdır. Kapattıktan sonraki Sincar lojistini şu anda kestiler. Sincar'dan YPG'ye giden silah lojistini katlarını kestiler. Irak sınırını da kapattıktan sonra ikinci seçenekte tamamen izole olmuş iki küçük toprak parçası göreceğiz. Dolayısıyla ikinci seçenekte dediğim gibi burada artık silah bile atmaya gerek kalmaz. Çünkü örgütün bu saatten sonra Şam operasyon yapmasa bile bu tamamen kuşatıldığı için hareket edecek, nefes alacak alanı kalmaz. Ve bir şekilde kendisi de artık teslim olacaktır.
Yani iki seçenek ya bu silahlı olacak ya da silahsız zamanı yayılarak olacak. Ama ben Şam yönetiminin vakit kaybetmek isteyeceğini düşünmüyorum.
“Suriye meselesi bitti”
Gaye Sude Kayışlı: Peki, YPG’nin sonu Afganistan'da ABD ile iş birliği yapan aktörlerin akıbeti gibi mi olacak?
Yahya Bostan: Teslim olmak zorunda. Bu iş bitti. Suriye meselesi bitti artık. Çünkü bölgenin altyapısı buna göre kurulmuştu. Yani YPG, Suriye PKK'sı diyeyim ben buna. Suriye PKK'sı bölgede oluşan konjonktürün tamamen karşı bir pozisyon almaya çalışıyordu. Ama şöyle bir şey vardı, akıntıya karşı kürek çekilmez. Suriye PKK'sı akıntıya karşı kürek çekmeye çalıştı
ABD, Türkiye ve Suriye, Şam yönetimi Şara, Kasım ayında anlaştılar. Suriye'nin toprak bütününün sağlanması konusunda anlaştılar. İklim bu şekilde zaten ortaya çıkmıştı. Kuzey'de çok güçlü bir ülke var Türkiye. Suriye'nin toprak bütününü savunuyor. Bu kapsamda çok güçlü bir destek veriyor. Yani körfez ülkeleri, Suudi Arabistan, Şam yönetimini destekliyor. Burada finansal açılan Şam yönetimi sorunlarını çözmeye başladı. Biz YPG’nin kontrolü dışındaki bölgelerde artık görece bir iyileşme yaşamaya başladık. Şam yönetimi ayaklarını yere sağlam basmaya başlamıştı.
Bu kadar konjonktürün Şam yönetimi lehine olduğu bir süreçte Suriye PKK'sı akıntıya karşı kürek çekmeyi tercih etti. Ama eşyanın tabiatı buna izin vermiyor. Geldiğimiz nokta da bunu gösteriyor.
“Suriye PKK'sı, sivilleri kalkan olarak kullandı”
Gaye Sude Kayışlı: Suriye ordusu özellikle Haseke ve Ayn el-Arab'a doğru ilerlemeye devam ederken ateşkes geldi. Peki sizce Suriye ordusu neden durmayı seçti?
Yahya Bostan: Daha önceki yerlerde yani bir anda Deirzor, Rakka, buralar çok hızlı kurtarıldı. Bunun sebebi oradaki nüfusun Arap olması zaten. Zaten Arap'a aşiretler çekilince otomatikman düşüyorsunuz. Ama şu anda Suriye PKK'sının sıkıştığı bu Ayn el-Arab ve Haseke'nin bir bölümünde özellikle Kamışlı tarafında Kürt nüfus yoğunluğu var.
Şimdi Kürt nüfus yoğunluğu olan bölgeye operasyon yaparken sivilleri gözetmek zorundasınız. Şam yönetimi bütün bu operasyon boyunca devlet ciddiyeti içerisinde davrandı. Meşruiyeti çok gözetti. Mesela Halep'e girmeden önce o iki mahalleye Eşrefli’ye ve Şeyh Maksut'a girmeden önce insani koridorlar açtı. Önce halkın oradan çıkmasını sağladı, ardından operasyon yaptı.
Burada çünkü sivil hassasiyetinin bir devlet olduğu için üst düzeyde olması gerekir. Ama Suriye PKK'sı bir terör örgütü olduğu için örgüt mantığıyla da düşünüyor. Bu yüzden sivilleri bir kalkan olarak kullanabileceğini düşünüyor. Bu nedenle de zaten aslında o çekildiği bölgelerden hala ‘silah bırakmam’ arayışında. Ama ‘neden Şam yönetimi doğrudan buraya girmiyor?’ derseniz oradaki sivil nüfusun zarar görmemesi içindir. Yani ülkenin toprak bütünlüğünü sağlarken oradaki Kürt halkın kalbinde bir kırıklık yaratmamaya çalışıyor. Bu doğru bir strateji.
"Suriye PKK'sı özerklik isteyerek Şam'a entegre olamaz"
Gaye Sude Kayışlı: Suriye hükümeti ile YPG arasında yeni bir entegrasyon süreci başladı diyebiliriz. Peki ileride Şam merkezli siyasi birlik sonuçlanacak mı? Yoksa tamamen özerklik istedikleri için başka bir sistem söz konusu olur mu?
Yahya Bostan: 10 Mart anlaşması başka bir anlaşmaydı. 18 Ocak'ta yapılan anlaşma, 14 maddelik anlaşma, bambaşka bir anlaşma. SDG yani Suriye PKK'sı 10 Mart anlaşmasına uyup bunu kabul etseydi eli çok daha güçlü olacaktı. Ama Tom Barrack'ın da söylediği gibi hep dünkü anlaşmayı istiyorlar. Dolayısıyla elleri gittikçe zayıflıyor. Bu saatten sonra Suriye PKK'sının Şam'a özerklik isteyerek bir şekilde entegre olması diye bir durum söz konusu değil. Zaten Şam yönetimi bunu kabul etmiyor. Bu saatten sonra Suriye PKK'sının yapacağı şey bu 14 maddelik anlaşmaya uymak, altına imza attığı bu anlaşmaya uymak ve bireysel olarak Şam yönetimine entegre olmak.
Burada sadece Haseke bölgesinde bir Suriye ordusunun girmeyeceği, dolayısıyla yerel bir yönetimin orada şekillenebileceği yönelik bir anlaşmada madde var. Ama sonuçta Suriye ordusunun sınırları ve güvenliği sağladığı bir iklimde bu da ülkede bir özellik elde edildiği anlamına gelmiyor. Bu 14 maddelik anlaşma Suriye'nin toprak bütünlüğünü gerçekten ciddi anlamda güven altına alıyor. Suriye PKK'sının buna uymaktan başka şansı yok.
Yani şu iki tane iki yönlü seçenekle karşı karşıyalar. Yani ya silah bırakıp gerçekten bu 14 maddelik anlaşmaya uyacaklar ya da yok olup gidecekler. Çünkü bu geride sadece şu kaldı. Şam yönetimi, Kürt hakları kararnamesiyle eğitimden siyasete katılıma kadar çok geniş bir yelpazede gerçekten önemli hakları teslim etti. Zaten bunlar o insanların hakları ve bu hakları teslim etti. Dolayısıyla Şam yönetiminin tırnak içerisinde Kürtlerin haklarıyla ilgili negatif bir pozisyonu yok. Şu anda tek tartışılan konu şu aslında ‘siz silahı bırakacak mısınız bırakmayacak mısınız?’
Suriye ordusunun ve güvenlik birimlerinin ve devlet kurumlarının o bölgelerdeki hakimiyetine evet diyecekmişsiniz demeyecekmişsiniz? Suriye PKK'sının buna hayır deme şansı, lüksü, imkanı, kapasitesi yok artık. Bu iş bitti.
Kaynak:
gdh TVGDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.
etiketler
İLGİLİ HABERLER
Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG arasındaki ateşkesin uzatıldığı iddia edildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan Aydın'da 87,5 milyar liralık toplu açılış törenine katıldı
Bakan Fidan: YPG Kürtleri temsil etmiyor
Birleşik Krallık Typhoon filosu için ECRS Mk2 radarlarını sipariş etti
İmralı görüşmesinin kayıtları paylaşıldı! Öcalan'dan dikkat çeken itiraflar
İsrail’in Refah sınır kapısı planı: Filistin’in dünyaya açılan kapısı "güvenlik terminaline" dönüşüyor
DİĞER HABERLER
Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG arasındaki ateşkesin uzatıldığı iddia edildi
İsrail’in Refah sınır kapısı planı: Filistin’in dünyaya açılan kapısı "güvenlik terminaline" dönüşüyor
Alman ekonomistler ABD’de tutulan altın rezervlerinin geri getirilmesini önerdi
Orta Doğu’da savaş alarmı: Dev havayolu şirketleri uçuşlarını askıya aldı
İran’dan ABD’ye uyarı: Her türlü saldırıyı "topyekun savaş" sayacağız
Rusya'dan Ukrayna'ya geniş çaplı saldırı düzenledi
Hollandalı havayolu şirketi KLM İsrail'e uçuşları durdurdu
Grönland Maden Bakanı Nathanielsen'den Trump’a sert çıkış
Ulf Kritersson'dan "ABD ile kavga etmiyoruz" mesajı
Bakan Fidan: YPG Kürtleri temsil etmiyor

