Tarihte Bugün: Viyana ikinci kez kuşatıldı

Osmanlı İmparatorluğu, Sultan IV. Mehmed döneminde Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki orduyla 14 Temmuz 1683'te Viyana'yı ikinci kez kuşattı.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 14.07.2025 - 08:30

editor avatar

Editör

NSosyal Logo
Tarihte Bugün: Viyana ikinci kez kuşatıldı
  • Osmanlı ordusu, Avusturya'nın Macarlar üzerindeki baskısı ve Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın kişisel hırsı gibi nedenlerle Viyana üzerine sefere çıktı.
  • 14 Temmuz 1683'te başlayan kuşatma, yaklaşık iki ay sürdü ve Osmanlı ordusu için başlangıçta başarılı ilerlese de şehrin güçlü savunması ve dışarıdan yardım gelmesiyle zorlu bir sürece girdi.
  • Kuşatmanın başarısızlıkla sonuçlanması, Osmanlı İmparatorluğu için bir gerileme döneminin başlangıcı oldu ve Kutsal İttifak Savaşları'na zemin hazırladı.
  • Bu tarihi olay, Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın hayatına mal olurken, Avrupa'da büyük bir sevince ve Osmanlı'ya karşı yeni bir ittifakın doğmasına neden oldu.

Kuşatma kararı ve Viyana önlerine varış

Osmanlı İmparatorluğu'nun 17. yüzyıldaki en büyük askeri girişimlerinden biri olan II. Viyana Kuşatması'nın ardında siyasi ve stratejik nedenler yatıyordu. Avusturya'nın, yönetimi altındaki Protestan Macarlara yönelik baskıcı ve Katolikleştirme politikaları, Macarların İmre Tököli liderliğinde ayaklanarak Osmanlı'dan yardım istemesine yol açtı.

Bu durumu bir fırsat olarak gören ve Kanuni Sultan Süleyman'ın 1529'daki başarısız kuşatmasını tamamlayarak şan kazanmak isteyen Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Sultan IV. Mehmed'i sefere ikna etti. Padişahı Yanıkkale ve Komaron kalelerini hedef göstererek ikna eden Paşa, asıl hedefinin Viyana olduğunu Belgrad'a kadar gizli tuttu. Devasa Osmanlı ordusu, 1683 baharında Edirne'den yola çıkarak 14 Temmuz'da Viyana önlerine ulaştı ve şehri kuşatma altına aldı.

İki aylık zorlu kuşatma ve direniş

Viyana, Habsburg İmparatoru I. Leopold'un şehirden ayrılmasına rağmen Komutan Ernst Rüdiger von Starhemberg liderliğindeki yaklaşık 15.000 asker ve şehir halkı tarafından kararlılıkla savunuluyordu. Osmanlı ordusu sayıca çok üstün olmasına rağmen, kuşatma için gerekli olan büyük çaplı kuşatma toplarını getirmemişti. Bu durum, şehrin güçlü surları karşısında Osmanlı'nın işini zorlaştırdı.

Kuşatma boyunca lağım kazma faaliyetleri ve şiddetli çarpışmalar yaşandı. Osmanlı ordusu bazı tabyaları ele geçirse de, şehrin teslim olmasını bekleyen Merzifonlu'nun stratejisi ve askerin yağma arzusunun engellenmesi, ordudaki motivasyonu düşürdü. Kuşatmanın uzaması ve yiyecek sıkıntısının baş göstermesi, Osmanlı için durumu daha da kritik hale getirdi.

Kahlenberg Muharebesi ve büyük bozgun

Viyana'nın düşmek üzere olduğu bir sırada, Avrupa devletleri Papa XI. Innocentius'un çağrıları ve finansal desteğiyle birleşerek bir yardım ordusu oluşturdu. Polonya Kralı Jan Sobieski komutasındaki bu birleşik Haçlı ordusu, Saksonya, Bavyera ve diğer Alman prensliklerinden gelen askerlerle 70.000'i aşan bir güce ulaştı.

12 Eylül 1683'te Kahlenberg (Alaman Dağı) mevkiinde gerçekleşen meydan muharebesi, kuşatmanın kaderini belirledi. Kırım Hanı Murad Giray'ın Leh ordusunun Tuna'yı geçişini engelleyememesi üzerine Osmanlı ordusu iki ateş arasında kaldı. Haçlı ordusunun ani ve güçlü saldırısı karşısında Osmanlı hatları yarıldı ve büyük bir panik yaşanarak ordu dağıldı.

Kuşatmanın sonuçları ve Osmanlı için yeni bir dönem

Viyana önlerindeki ağır yenilgi, Osmanlı tarihi için bir dönüm noktası oldu. Ordu, tüm ağırlıklarını, hazinesini ve 15.000 çadırı geride bırakarak Belgrad'a çekilmek zorunda kaldı. Bu bozgunun sorumlusu olarak görülen Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Sultan IV. Mehmed'in emriyle 25 Aralık 1683'te Belgrad'da idam edildi.

Başarısız kuşatma, Osmanlı Devleti'nin Avrupa karşısındaki yenilmezlik imajını sarstı ve imparatorluğun uzun sürecek bir toprak kaybı ve gerileme dönemine girmesine neden oldu. Bu yenilgi, Avrupalı devletleri cesaretlendirerek 16 yıl sürecek olan Kutsal İttifak Savaşları'nın başlamasına yol açtı ve Osmanlı'nın Avrupa'daki siyasi ve askeri dengelerdeki rolünü kökten değiştirdi.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner