8°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌

GDH, dünya gündemini yakından takip eden haber platformu.

Gizlilik politikamızı okuyun.

Ana SayfaCanlı GelişmelerHava DurumuGazete ManşetleriİnfografikPodcastGaleriGündemDünyaYerel Haberler
EkonomiSavunmaTeknolojiSporKültür & SanatTarihSağlıkYaşamEğitimYakın Plan
YazarlarCuma HutbeleriDeprem HaritasıBiyografiUzayPozitifTeknofestHaftalıkTelevizyonSeçim
Hakkımızdaİletişim BilgileriKünyeReklam ve İş BirliğiBize Haber GönderGizlilik PolitikasıKullanım KoşullarıÇerez PolitikasıSosyal MedyaKariyer
© 2026 gdh.digital
Bizi Takip Edin:
HEMEN İNDİR
App Store
HEMEN İNDİR
Google Play
8°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

  • GDH
  • Yakın Plan
  • The Hill: ABD, İran'da bataklığa mı saplanacak?

The Hill: ABD, İran'da bataklığa mı saplanacak?

Rejim değişikliği hedefi, maksimalist talepler ve İsrail'in “kumar” stratejisi. ABD, Irak ve Afganistan'ın ardından İran'da da bir bataklığa mı saplanacak?

0:00

--:--

Son Güncelleme: 14.02.2026 - 00:48

editor avatar
Adem Kılıç

Editör

Abone Ol

Google News Logo
Paylaş
The Hill: ABD, İran'da bataklığa mı saplanacak?

ABD'nin önde gelen yayın organlarından The Hill'de, ABD ve İran arasında devam eden gerilimin ve ABD'nin olası bir İran saldırısının sonuçlarının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

Daha önce de ABD ve İran arasında çok sayıda müzakere turu gerçekleştiğine dikkat çekilen analizde, ancak bu defa Trump'ın taleplerinin daha kapsamlı olduğu, İsrail'in daha baskıcı olduğu ve İran'ın ise savaşa daha hazırlıklı olduğu tespiti yapıldı.

Analizde ayrıca; ABD'nin bölgede daha önce gerçekleştirdiği Irak ve Afganistan gibi saldırı örnekleri ışığında, olası bir İran savaşının sonuçlarına dair öngörülere ve değerlendirmelere yer verildi.

İşte The Hill'de yayınlanan analiz:

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik söylemi ve askeri pozisyonlanması, Washington’u bir kez daha riskli ve gereksiz bir çatışma hattına sürüklüyor gibi görünüyor.

Ocak ayında İran rejimini protestoları şiddetle bastırdığı gerekçesiyle devirmekle tehdit eden Trump, bugün Orta Doğu’ya yığılan Amerikan kuvvetleri eşliğinde baskı politikasının gerekçesini farklı bir zemine taşıyor.

Bu kez talepler daha kapsamlı. İran’ın füze programına sınırlama getirilmesi, zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına tamamen çıkarılması ve aksi halde geçen hazirandaki “Operation Midnight Hammer”dan çok daha ağır sonuçlarla karşılaşılacağı tehdidi.

Ancak Washington’un nihai hedefi belirsizliğini koruyor. Hava saldırıları, deniz ablukası ya da rejim değişikliği dahil olmak üzere hangi askeri araçların devreye alınabileceği net değil.

Tırmanma riski ve yanlış hesaplama ihtimali

Ortaya çıkan tablo, klasik bir yanlış hesaplama riskini barındırıyor. Tarafların birbirinin kararlılığını yanlış okuması, sınırlı bir gerilimi hızla kontrolsüz bir çatışmaya dönüştürebilir.

Tahran açısından ABD tehdidi yalnızca dışsal bir baskı değil. Aynı zamanda iç meşruiyet krizini yönetme fırsatı olarak da görülebilir. İran yönetimi, Washington’a “gerçek bedel” ödeten bir direnişin Trump’ı caydırabileceğini hesaplayabilir. Böyle bir direnç, aynı zamanda rejimin iç kamuoyundaki aşınmış meşruiyetini “ABD’ye karşı durabilen devlet” imajıyla onarma imkânı sunabilir.

Rejim güvenliği ile ulusal direnç söyleminin kesiştiği bu noktada, ABD’nin İran’a yönelik bir saldırısı beklenenden daha uzun ve tehlikeli bir çatışmayı tetikleyebilir. İran’ın sert karşılık vereceği açık; üstelik sonucun Washington lehine kesin olduğu da söylenemez.

Asimetrik savaşın mantığı

Tarih, zayıf görünen aktörlerin daha güçlü rakiplerini yıpratarak siyasi sonuç ürettiği örneklerle dolu. Asimetrik savaş teorisyeni Andrew Mack’in ifadesiyle, zayıf tarafın kazanması gerekmez; kaybetmemesi yeterlidir.

Yani güçlü olanın vazgeçeceği noktaya kadar dayanabilmek çoğu zaman stratejik başarı anlamına gelir.

Askeri güç dengesi ABD’den yana olabilir; ancak kararlılık dengesi İran lehine görünüyor. İran için ABD ile savaş rejimin varlığına yönelik bir tehdittir. ABD için ise İran’la savaş, yaşamsal değil tercihe dayalı bir çatışma olacaktır. Bu asimetri, çatışmanın süresini ve maliyetini belirleyecek temel faktördür.

Rejim değişikliği söyleminin etkisi

Trump’ın rejim değişikliğine dönük sert retoriği, krizi İran liderliği açısından varoluşsal bir düzeye taşıyor. Geçtiğimiz yıl Tahran, sınırlı ABD saldırılarını topyekûn savaşa dönüştürmemek adına büyük ölçüde sembolik bir misillemeyle yetinmişti.

Ancak Washington’un rejimi hedef aldığına dair bir kanaat güçlenirse, Tahran’daki itidal motivasyonu ciddi biçimde zayıflayacaktır.

İran liderliği, Trump’ın siyasi ömrünün kendi rejimlerinden daha kısa olabileceğini de hesaplayabilir. Rejim değişikliği operasyonları saatler içinde değil, aylar hatta yıllar içinde sonuç verir.

Üstelik Trump’ın uzun soluklu askeri angajmanlara mesafeli olduğu biliniyor. Husilere karşı yürütülen operasyonun kısa sürede sonlandırılması bunun bir örneği.

Bölgesel misilleme kapasitesi

İran, Husilerden çok daha gelişmiş kapasitelere sahip. ABD’nin Orta Doğu’da yaklaşık 40 bin askeri bulunuyor. İran bağlantılı gruplar son yıllarda onlarca ABD tesisini hedef aldı. Çoğu düşük yoğunluklu taciz saldırıları olsa da, Washington’a Tahran’ın ölümcül kapasitesini hatırlatma işlevi gördü.

İran; Irak, Suriye ve Ürdün’deki nispeten zayıf savunulan ileri karakolları hedef alabilir. Ya da Katar’daki El-Udeyd gibi sembolik değeri yüksek ve binlerce askere ev sahipliği yapabilen büyük üsleri vurmayı tercih edebilir. Böyle bir senaryo, çatışmanın psikolojik ve siyasi eşiğini hızla yükseltir.

En uç senaryoda dahi İran liderliğinin tasfiye edilmesi, geride kalan yapının ABD ile iş birliğine yöneleceği anlamına gelmez.

İran rejimi, 1980–1988 İran-Irak Savaşı’nda Washington’un Saddam Hüseyin’e verdiği destekten, 2000’lerde Irak ve Afganistan işgalleriyle çevrelenmesine kadar uzanan tarihsel hafızayı canlı tutuyor. Son dönemde ABD’nin İsrail’e verdiği “sarsılmaz destek” ve nükleer müzakereler sürerken İran’ın vurulması da bu güvensizliği derinleştirdi.

İç meşruiyet ve “kumar” stratejisi

ABD saldırısına verilecek sert bir yanıt, İslam Cumhuriyeti’nin iç meşruiyetini yeniden tahkim edebilir. Geçtiğimiz yaz İsrail ve ABD saldırılarını engelleyememek, rejimin iç kamuoyundaki algısını zedelemişti.

Siyasi literatürde “kurtuluş için kumar oynama” olarak tanımlanan olgu, sıkışmış rejimlerin dış politikada riskli adımlar atarak iç dengeleri lehlerine çevirmeye çalıştığını gösteriyor.

İç isyan veya derin meşruiyet krizi yaşayan liderler, kaybedecek az şeyleri olduğu düşüncesiyle dışarıya yönelme eğilimi gösterebilir. ABD ile çatışmanın rejimi kurtarma ihtimali düşük olsa bile, iç anlatıyı “rejim başarısızlığı”ndan “ulusal direniş”e çevirme potansiyeli Tahran için cazip olabilir.

Tehlikeli denge ve kaçınılması gereken savaş

İran’ın Trump’ı daha fazla kışkırtmadan misilleme yapma arayışı son derece hassas bir denge gerektirir. Ancak geçmişte “yetersiz” kaldığını düşünen bir aktörün bu kez aşırıya kaçma ihtimali daha yüksektir. Bu da çatışmanın tarafların istemediği bir noktaya savrulma riskini artırır.

İran acı verebilir. Fakat bunun Trump’ı geri adım atmaya zorlayacağı garanti değildir. Yanlış hesaplama tam da burada devreye girer. Bu belirsizlik, krizi tehlikeli kılan temel unsurdur.

ABD açısından stratejik zorunluluk, İran’la amaçsız ve maliyeti yüksek bir savaştan kaçınmaktır. Trump’ın ikinci dönemindeki askeri hamleleri şimdiye kadar Amerikan askerlerinin hayatına mal olan büyük bir trajediye dönüşmedi.

Orta Doğu’da yeni bir cephe açmak, kontrol edilmesi zor bir sarmalı tetikleyebilir.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.

Abone Ol

etiketler

ABDİranSavaşİsrailIrakAfganistanTrumpNetanyahuHamaney

İLGİLİ HABERLER

The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?

The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?

The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?

The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?

Trump'tan İran'a uçak gemisi tehdidi: Anlaşma olmazsa ikinci filo yolda!

Trump'tan İran'a uçak gemisi tehdidi: Anlaşma olmazsa ikinci filo yolda!

Gulf State Analytics: İsrail ateşkesi nasıl bitirmeye çalışıyor?

Gulf State Analytics: İsrail ateşkesi nasıl bitirmeye çalışıyor?

İsrail'in gizli izleme sistemi Graphite ifşa oldu: Kontrol paneli ve sızma yöntemleri deşifre edildi

İsrail'in gizli izleme sistemi Graphite ifşa oldu: Kontrol paneli ve sızma yöntemleri deşifre edildi

İngiliz yargısından "Filistin" kararı: Palestine Action yasağı hukuka aykırı bulundu

İngiliz yargısından "Filistin" kararı: Palestine Action yasağı hukuka aykırı bulundu

ÖNE ÇIKAN KÖŞE YAZISI

Yazar
Yasin Tekşen
[email protected]

Aşk tesadüfleri sever

DİĞER HABERLER

Gulf State Analytics: İsrail ateşkesi nasıl bitirmeye çalışıyor?

Gulf State Analytics: İsrail ateşkesi nasıl bitirmeye çalışıyor?

The National Interest: ABD İran'ı tekrar vuracak mı?

The National Interest: ABD İran'ı tekrar vuracak mı?

Middle East Monitor: “İsrail istisnacılığı” küresel düzeni nasıl yok etti?

Middle East Monitor: “İsrail istisnacılığı” küresel düzeni nasıl yok etti?

The New Arab: “ABD-İran dizisinin yeni bölümünde” neler olacak?

The New Arab: “ABD-İran dizisinin yeni bölümünde” neler olacak?

The Guardian: İsrail'in Batı Şeria'da işgal adımları ve tepkiler

The Guardian: İsrail'in Batı Şeria'da işgal adımları ve tepkiler

The European Conservative: Yeni küresel düzende Avrupa hayatta kalabilecek mi?

The European Conservative: Yeni küresel düzende Avrupa hayatta kalabilecek mi?

Middle East Eye: Türkiye ve Suudi Arabistan ortaklığının potansiyeli

Middle East Eye: Türkiye ve Suudi Arabistan ortaklığının potansiyeli

Politico: Avrupa’nın bağımsızlık arayışı dönüm noktasında

Politico: Avrupa’nın bağımsızlık arayışı dönüm noktasında

National Security Journal: Trump'ın İran politikası fiyasko mu olacak?

National Security Journal: Trump'ın İran politikası fiyasko mu olacak?

The Wall Street Journal: Yeni dünya düzeni ve orta güçlerin rolü

The Wall Street Journal: Yeni dünya düzeni ve orta güçlerin rolü

Download GDH App
Download GDH App
Loading Spinner