The National Interest: ABD'nin İran saldırısının etkileri ne olacak?
ABD'nin İran saldırısının ardından bir “ertesi gün” planı var mı? ABD ve Trump, saldırarak mı, saldırmadan mı itibarını kaybedecek?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 02.02.2026 - 02:12
ABD'nin önde gelen yayın organlarından The National Interest'de, ABD'nin İran stratejisinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın çelişkili ve öngörülemez bir strateji izlediğine dikkat çekilen analizde, gelinen noktada İran'ı bombalama kararının ABD için felaketle sonuçlanabileceği, bombalamama kararının ise çok daha kötü sonuçlar doğurabileceği belirtildi.
Analizde ayrıca; olası bir saldırının hem İran hem de bölge için olası etkilerinin ve ABD'nin “ertesi gün” yaklaşımının sonuçlarına dair değerlendirmeler yapıldı.
İşte The National Interest'de yayınlanan analiz:
İran'ı bombalama kararı ABD için felaketle sonuçlanabilir. Bombalamama kararı ise çok daha kötü sonuçlar doğurabilir.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın siyasi tutukluların infazlarını durdurduğu için kamuoyuna teşekkür ettikten sadece günler sonra İran'a saldırı noktasına yeniden geldi.
Böyle bir çelişki, şüphesiz olarak yine Trump'ın öngörülemezliği olarak değerlendirilirdi ve şimdi herkes, bir saldırı ne zaman ve hangi kapasitede gerçekleşeceği konusunda değerlendirmeler yapıyor.
ABD için en iyi zaman mı?
Trump'ın bu belirsizliği, İran'ın olağanüstü büyüklükteki iç kriziyle aynı zamana geldi.
İran haftalardır, ekonomik sıkıntılar nedeniyle başlayan bir dizi gösteri dalgası ile karşı karşıya ve rejimin devrilmesi yönündeki sloganlarla birlikte, süreç hızla siyasi bir hal aldı.
İran hükümeti son protestolarda ölenlerin sayısını 3.117 olarak açıkladı. Ancak HRANA adlı STK en az 5.002 kişinin öldüğünü ve on binlerce kişinin gözaltına alındığını iddia ediyor.
Aktivistler ve medya tarafından dolaşıma sokulan diğer tahminler ise on binler olarak belirtiliyor.
Ancak üzerinde anlaşmaya varılmış bir sayı olmasa da, baskılı bir sürecin yaşandığı ve büyük kayıpların yaşandığı aşikar.
Devlet gösterileri durdurmak için olağanüstü bir baskı kullandı, uzun süreli internet kesintileri gerçekleştirdi ve bu, daha geniş çaplı iletişim kesintileriyle birleştiğinde, bağımsız doğrulamayı zorlaştırken halkın tepkisini de artırdı.
Bu bağlamda, Trump'ın belirsizliği, İran'ın içerisinde olduğu bu kaos ortamı ile birlikte okunabilir.
Zira ABD Başkanı Trump, ilk döneminde de, 12 günlük İsrail-İran savaşının ardından da, ABD'nin İran'ı vurmak için hazır olduğunu ilan etti. Ancak ABD, baskının en yoğun olduğu dönemde bile henüz büyük bir saldırı düzenlemedi.
Amerika bir savaş başlatırsa, onu kontrol altına alamayabilir
ABD'nin İran'a tam kapsamlı bir saldırı düzenlemesi, Washington'u temel bir sorunla karşı karşıya bırakacaktır.
12 gün savaşlarının sonunda yaşanan ve ABD'nin İran'da hava saldırıları düzenlemesi, ardından İran'ın itibarını korumak ve iç kamuoyuna gücünü göstermek için ölçülü bir yanıt vermesi ve ardından ateşkes ilan edilmesi şeklindeki emsal, bu defa gerçekleşmeyebilir.
Zira; içeride kitlesel ayaklanmalar ve kitlesel baskıların ardından gelecek yeni bir saldırı, Tahran'da sınırlı bir cezai eylemden çok, rejimin varlığını tehdit eden bir unsur olarak yorumlanacaktır.
Bu bağlamda İran, kısıtlı bir tepki göstermeyi göze alamayacağına karar verebilir ve çok daha güçlü bir yanıt verebilir.
Nitekim İran, uzun süredir ABD'nin temel kurumlarına doğrudan bir saldırısının “bölgeyi ateşe vereceği” uyarısında bulunuyor ve aynı şekilde yanıt vereceği tehdidinde bulunuyor.
İran'ın mantığı basit. Savaş alanını genişleterek, ABD'nin savunmasını zorlayarak ve eylemlerin maliyetini artırarak, hem ABD hem de İsrail üzerinde baskı oluşturmak.
Tahran zayıflamış bir durumda bile, hem bölgedeki ABD güçlerine hem de İsrail'e zarar vermek için birçok seçeneğe sahip. Füzeler, insansız hava araçları, vekil saldırılar, siber operasyonlar, deniz taşımacılığına yönelik tacizler ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen enerji akışına yönelik tehditler, anında devreye alınabilir.
Hayatta kalmak için savaştığına inanan bir rejim, zaferi garanti ettiği için değil, yenilmeden önce düşmana mümkün olduğunca fazla zarar vermek için hızlı bir şekilde, tüm maksimalist araçlara başvurabilir.
Diğer yandan ABD'nin askeri bir harekatla İran rejimini yıkabileceği de kesin değil. Zira; hava harekatları tek başına siyasi çöküşe nadiren yol açar.
ABD'nin saldırıları, rejim güçlerinin etkisini artırabilir ve özellikle de iç güvenlikle bağlantılı İran Devrim Muhafızları gibi unsurların halk nezlindeki etkisini artırmak bir fırsat penceresi yaratabilir.
İran'ın çöküşü kaosa yol açabilir
Bu olasılık, ABD'nin askeri müdahalesiyle ilgili ikinci büyük sorunu hemen gündeme getiriyor.
Bu sorunun adı ise; “ertesi gün.”
İran büyük, sosyal açıdan çeşitlilik gösteren ve stratejik olarak açık bir ülke ve kırılgan bölgelerle sınır komşusu olmasının yanı sıra, çok sayıda etnik ve ulusötesi fay hattının kesiştiği noktada yer almaktadır.
Bir güvenlik boşluğu ortaya çıkarsa, bu istikrarsızlık sadece İran ile sınırlı kalmayacak ve silah, militan ve mülteci akışı her iki yönde de hareket edecek ve iç etnik veya mezhepsel gerilimleri tetikleyecektir.
Bu senaryoda Amerika'nın “bir planı” olmalıdır.
Ancak gerek bölgede gerekse de küresel olarak böyle bir senaryo da ABD'ye destek verecek hevesli müttefikler bulması zor olabilir.
Zira; Amerika Birleşik Devletleri'nin 2003'ten sonra Irak'ta gördüğü gibi, en kötü sonuçlar genellikle rejim değişikliğinden değil, zayıflamış bir devlette ardından gelen iktidar mücadelesinden kaynaklanır.
ABD'li planlamacılar askeri hedefleri öncelikli alsalar bile, sivil kayıplar ve altyapı bozulmaları asla tamamen önlenemez. Yan hasar ne kadar yüksek olursa, İran saldırı sonrası büyük bir dış yardım olmadan o kadar yönetilemez hale gelir ve bu da sadece İran açısından değil, tüm bölge açısından büyük bir kaosu beraberinde getirir.
Harekete geçmemek Trump'ı zayıf, Amerika'yı ise aldatıcı gösterecek
Diğer yandan Amerika Birleşik Devletleri ve Trump artık saldırıdan kaçınırsa, sonuçlar farklı olur. Ancak kesinlikle bir saldırının sonuçlarından daha küçük olmaz.
Bunun hemen görülecek ilk maliyeti, şüphesiz olarak itibar kaybı olacaktır. Amerikan güvenilirliği ve Trump'ın kişisel güvenilirliği küresel çevreler nezdinde zarar görecektir.
Ayıca birçok İranlı, Trump'ın “yardım yolda” vaadinin, ABD'nin rejime karşı doğrudan harekete geçeceği anlamına geldiği izlenimiyle sokaklarda hayatlarını tehlikeye attı.
Bu algı, Beyaz Saray'ın sonraki haftalarda tekrarlanan agresif sinyalleriyle daha da güçlendi. Mevcut kriz, Trump'ın kenara çekilip hiçbir şey yapmaması ile sona ererse, bir dahaki sefere bir müttefikine benzer güvenceler verdiğinde ona kimse inanmayacaktır.
Diğer yandan İran rejimi için ABD'nin çekingenliği bir hediye olacaktır. Bu, Washington'un manipülatif ve güvenilmez olduğu yönündeki rejimin temel propaganda iddiasını doğrulayacak ve Tahran'ın baskıyı stratejik bir akıllılık olarak yeniden çerçevelemesine olanak tanıyacaktır.
Sonuç olarak gelinen noktada Trump’ın İran ikilemi; “saldırarak mı, saldırmadan mı itibarını kaybedeceği” noktasına gelmiştir.
Kaynak:
The National InterestGDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
The Economist: Liberal uluslararası düzen parçalanıyor mu?
Epstein'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın politikalarından rahatsız olduğu ortaya çıktı
The New Arab: Gazze'de barış süreci ne durumda?
Hamaney ABD'ye rest çekti: Savaş tüm bölgeye yayılır
Newsweek: ABD, müttefiklerini Çin'e mi kaptırıyor?
DİĞER HABERLER
Newsweek: ABD, müttefiklerini Çin'e mi kaptırıyor?
The New Arab: Gazze'de barış süreci ne durumda?
The Telegraph: Avrupa projesi nasıl öldü?
Asia Times: Davos, Grönland, Trump ve yeni dünya gerçekliği
The Quincy Institute: Arap devletleri İran saldırısına neden karşı çıkıyor?
Middle East Monitor: Yeni Suriye YPG'nin ayrılıkçı hayallerini nasıl sona erdirdi?
Middle East Eye: Trump ve İsrail küresel düzeni nasıl yıktı?
Newsweek: Trump'ın “Gazze Barış Kurulu” başarılı olabilir mi?
Gzero Media: Avrupa Trump'a karşı durabilecek mi?
Responsible Statecraft: Trump'ın ‘Barış Kurulu’ Netanyahu'yu devre dışı bıraktı

