The New York Times: Putin-Xi görüşmesi Trump'a meydan okudu
Trump iç ve dış politikada attığı adımlarda istediği sonuçlara neden ulaşamıyor? Putin-Xi görüşmesi Trump'a nasıl meydan okudu?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 09.05.2025 - 00:50
ABD'nin önde gelen yayın organlarından The New York Times'da Trump'ın iç politikada yaşadığı krizlerin ve dış politikada özellikle Çin ve Rusya'ya karşı attığı adımların etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
ABD Başkanı Trump, daha ilk 100 günü yeni dolmuşken, özellikle ulusal güvenlik alanında olmak üzere bir dizi kabine değişikliği yapmak zorunda kaldığına dikkat çekilen analizde, dış politikada ise Putin ve Xi'ye karşı attığı adımların ters tepmeye başladığı tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'na karşı kazanılan Sovyet zaferinin 80. yıldönümü münasebetiyle Moskova'da bir araya gelen Putin ve Xi görüşmesinin Trump'a karşı bir meydan okumaya dönüştüğü belirtildi.
İşte The New York Times'da yayınlanan analiz:
ABD Başkanı Trump, daha ilk 100 günü yeni dolmuşken, özellikle ulusal güvenlik alanında olmak üzere bir dizi kabine değişikliği gerçekleştirdi.
Michael Waltz'u ulusal güvenlik danışmanlığı görevinden alarak Birleşmiş Milletler Büyükelçisi olarak atadı ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu geçici ulusal güvenlik danışmanı olarak görevlendirdi.
Waltz, görünüşte Signal skandalındaki rolü nedeniyle görevden alındı. Zira, gizli bir askeri bilginin kamuoyuna açıklanması ABD güçlerini ciddi şekilde tehlikeye atmıştı ve bu, sözkonusu görevin feci bir şekilde başarısızlığa uğramasına neden olabilirdi.
Bunun olmamasının nedeni muhtemelen düşman istihbarat servislerinin Amerikalı yetkililerin gizli operasyon planlarını sınıflandırılmamış bir platforma yerleştirecek kadar pervasız ve beceriksiz olmayacaklarını varsayarak Signal platformunu izlememiş olmalarıydı.
İnanılmaz bir şekilde, yönetim bu utanç verici ve potansiyel olarak ölümcül hatadan sonra bile Pentagon'un diğer hassas iletişimleri için Signal'in “değiştirilmiş bir versiyonunu” kullanmaya devam etti.
ABD içerisinde bu hatalar devam ederken, Trump'ın dünya liderleriyle ilişkileri de neredeyse tamamen algı ve kişisel kimya meselelerinden etkilenmeye devam ediyor ve bu da Trump'ın hatası olarak görülüyor.
Örnek olarak Trump, Birleşmiş Milletler'de Putin ile ilişkileri nedeni ile Rusya ile benzer bir yaklaşım sergileyebiliyor ya da Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile ilgili övücü cümleler kurabiliyor.
Benzer şekilde, Rusya-Ukrayna savaşına odaklanan Trump, Vladimir Putin'in kapsamlı savaş suçları sicilinden bahsetmeyi uygun görmüyor.
Putin-Xi görüşmesi Trump'a meydan okudu
Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin lideri Xi Jinping, İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'na karşı kazanılan Sovyet zaferinin 80. yıldönümü münasebetiyle Moskova'da bir araya geldi.
Liderler, Kızıl Meydan'daki askeri geçit töreninden önce Kremlin'de görüşmelerde bulundu.
Görüşmelerinin ardından yayınlanan ortak bildiride Putin ve Xi, Washington'un kendilerini çevreleme çabası olarak tanımladıkları duruma karşı ortak bir tepki açıklaması yaptılar ve ABD'nin bu tür çabalarına karşı koymak için “etkileşimi arttırma ve işbirliğini güçlendirme” sözü verdiler.
Rusya'nın Ukrayna'yı geniş çaplı işgali nedeniyle Batı'dan tecrit edilmesi, Moskova'nın Pekin'e olan bağımlılığını önemli ölçüde arttırdı.
Çin, Rus petrolünü satın alarak, Rus teçhizatı için çift kullanımlı bileşenler tedarik ederek ve ayrılan Batılı markaları Çin tüketim mallarıyla değiştirerek Bay Putin'in savaş çabalarını destekledi. Ancak Pekin açık bir askeri müdahale ya da destekten uzak durdu.
Çin lideri Xi, Kremlin'deki konuşmasında Çin ve Rusya arasındaki ilişkileri bugün “kendinden emin, istikrarlı ve dirençli” olarak tanımladı.
Putin ise, zorlu jeopolitik duruma rağmen Moskova'nın Pekin ile olan yakın ilişkilerini “uluslararası arenada istikrar sağlayıcı bir faktör” olarak tanımladı.
Özetle, Moskova'nın Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanya'sına karşı kazandığı zaferi anma töreni, Trump'ın onlara hayranlığına rağmen ABD'ye karşı bir meydan okumaya dönüştü.
Kaynak:
GDH Haber
İLGİLİ HABERLER
The National Interest: Türkiye Orta Doğu'nun yeni süper gücü olarak ortaya çıktı
The European Council on Foreign Relations: Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı kaçınılmaz hale geldi!
ABD’den okyanus ötesi operasyon: Karayipler’den kaçan tankere Hint Okyanusu’nda el konuldu
USS Gerald R. Ford’da kronik kanalizasyon arızası kriz yarattı
Seul'den Pyongyang'a "BM kararlarına uyun" çağrısı
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan toplumsal birlik çağrısı
DİĞER HABERLER
Middle East Monitor: İsrail Türkiye'yi neden tehlike olarak görüyor?
Foreign Affairs: Trump ABD'nin gücünü nasıl otokrasiye dönüştürüyor?
Arab News: Türkiye'nin Afrika politikasında sert ve yumuşak güç
Middle East Eye: ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığı ve transferler
The New Arab: Oslo'dan günümüze İsrail Batı Şeria'daki ilhakı
The Wall Street Journal: Rejimin çökmesi İran'da nasıl bir tablo ortaya çıkarır?
Newsweek: ABD, İran'da nasıl bir askeri senaryo hazırladı?
TIME: Trump'ın “Gazze Barış Kurulu” ve küresel düzene etkisi
Eurasia Review: Rusya-Ukrayna müzakereleri sonuca ulaşacak mı?
Axios: ABD ve İran büyük bir savaşa doğru ilerliyor


