TIME: 2026 küresel düzen için kırılma yılı mı olacak?
Küreselleşmenin tersine dönüşü, su savaşları, etki alan mücadeleleri ve aşırı güç adımları. 2026, küresel düzen için kırılma yılı mı olacak?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 07.01.2026 - 01:03
ABD merkezli önemli yayın organlarından TIME'da, 2026 yılına dair beklentilerin ve küresel risk oluşturabilecek konu başlıklarının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
2026 yılının dünya için büyük bir dönüm noktası olma potansiyeli taşıdığı tespiti yapılan analizde, yeni yılın ABD'nin kendi kurduğu küresel düzeni ortadan kaldırması nedeniyle büyük jeopolitik belirsizliklerin yaşandığı bir yıl olacağı tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; 11 farklı başlıkta olası küresel riskler değerlendirildi.
İşte TIME'da yayınlanan analiz:
2026 dünya için büyük bir dönüm noktası olma potansiyeli taşıyor.
Ancak bunun nedeni, iki büyük güç olan ABD ve Çin arasında bir çatışma beklenmesi ya da ABD ile Rusya arasındaki gerilimin bu yıl kontrolden çıkması olasılığı değil.
Asıl neden 2026 yılının, ABD'nin kendi kurduğu küresel düzeni ortadan kaldırması nedeniyle büyük jeopolitik belirsizliklerin yaşandığı bir yıl olması olacak.
1. ABD'deki siyasi devrim
Taktiksel bir norm kırma olarak başlayan süreç, sistem düzeyinde bir dönüşüme dönüştü.
Başkan Donald Trump, kendi gücüne yönelik denetimleri sistematik olarak ortadan kaldırmaya, hükümetin mekanizmasını ele geçirmeye ve bunu iç düşmanlarına karşı bir silah olarak kullanmaya çalışıyor.
Trump'ın ilk döneminde geçerli olan birçok koruyucu önlem artık işlevini yitirmiş durumda ve bu devrim sona erdiğinde ABD'nin nasıl bir siyasi sisteme sahip olacağı artık kesin olarak söylenemez.
Görünen o ki artık ABD'de statükoya geri dönüş olmayacak ve ABD artık küresel risklerin ana kaynağı olacak.
2. Aşırı güç
21. yüzyılın belirleyici teknolojileri olan elektrikli araçlar, insansız hava araçları, robotlar, piller ve yapay zeka giderek daha belirleyici bir hal alıyor ve hepsi “elektrik yığını”na ihtiyaç duyuyor.
Çin bunu başardı ve ilk “elektro devlet” oldu. Ancak ABD ve Avrupa bu alanda geri kalarak, dünyanın en büyük petro devleti konumunu pekiştiriyor.
2026 yılında, bu farklılık göz ardı edilemez hale gelecek.
Washington ülkelerden 20. yüzyıl enerjisini satın almalarını isterken, Pekin 21. yüzyıl altyapısını çok düşük fiyatlarla sunuyor. Gelişmekte olan pazarlar, Çin'in teklifini giderek daha fazla tercih edecek ve bunun kümülatif etkisi, jeopolitik bir dönüm noktası olacak.
Dünya enerji, mobilite ve endüstri sistemlerinin giderek artan bir kısmı Çin temelleri üzerine inşa edilecek ve bu da Pekin'e, yumuşak güçle asla elde edilemeyecek ticari faydalar ve etki sağlayacak.
Yapay zeka yarışı, riskide artırıyor. ABD en iyi modelleri üretebilir, ancak Çin, yapay zekayı büyük ölçekte kullanabilir ve yaygınlaştırabilirse pazarı kazanabilir.
3. Donroe Doktrini
ABD Başkanı Trump, Batı Yarımküre'de ABD'nin üstünlüğünü ortaya koymak amacıyla Monroe Doktrini'nin mantığını yeniden canlandırıyor ve yeniden yorumluyor.
Bu yılın en önemli haberi şüphesiz Venezuela'dır. Washington'un rejim değişikliği hamlesi, Nicolas Maduro'nun devrilmesi ve ABD'de yargılanmasıyla Trump'a manşetlere taşınan bir zafer kazandırdı.
Ancak Maduro'yu devirmek kolay kısmıydı. Zira Venezuela'da ABD dostu bir hükümete geçiş daha zorlu olacak. Bölge genelinde, ABD'nin sert taktikleri, tepki ve istenmeyen sonuçlara yol açma riski taşıyor.
4. Kuşatma altındaki Avrupa
Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık, popülist sağ, popülist sol ve Trump yönetiminin kuşatması altındaki zayıf ve popüler olmayan hükümetlerle yeni yıla giriyor.
Üçü de en iyi ihtimalle felç, en kötü ihtimalle istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya ve en az bir lider düşebilir.
Avrupa'nın ekonomik sıkıntılarını giderme, Amerika'nın geri çekilmesiyle oluşan güvenlik boşluğunu doldurma ve 2026'dan sonra Ukrayna'ya desteğini sürdürme kabiliyeti zarar görecek.
Washington, Avrupa seçimlerine açıkça müdahale ederse veya Grönland'ı ilhak etmek gibi dramatik bir adım atarsa, zaten gergin olan savaş sonrası ittifak çerçevesi parçalanabilir.
5. Rusya'nın ikinci cephesi
Bu yıl Avrupa'daki en tehlikeli cephe, Donetsk'teki siperlerden Rusya ile NATO arasındaki karma savaşa kayacak, çünkü Vladimir Putin, ekonomik zorluklar sıcak savaşı sürdürme kabiliyetini bozmadan önce Avrupa'nın Ukrayna'ya verdiği desteği zayıflatmaya çalışacak.
Yıllarca cezalandırılmaya maruz kalan NATO, ilk kez Rusya'nın gri bölge operasyonlarına karşı koyacak.
İttifak, insansız hava araçlarını düşürecek, Rusya sınırına yakın tatbikatlar yapacak ve daha sert siber saldırılar düzenleyecek. Bu kombinasyon, Avrupa'nın kalbinde daha sık ve daha tehlikeli çatışmalara yol açacak.
Tüm taraflar riski daha fazla kabul etmeye başladıkça, hata payı daralacak.
6. Çin'in deflasyon tuzağı
Çin'in deflasyonist sarmalı derinleşecek ve Pekin bunu durdurmak için hiçbir şey yapmayacaktır.
2027'de 21. Parti Kongresi yaklaşırken, Xi Jinping, döngüyü kırıp Japonya tarzı bir “kayıp on yıl”ı önleyebilecek tüketim teşvikinden ziyade siyasi kontrol ve teknolojik üstünlüğü önceliklendirecektir.
Bu durumun en çok zarar görecek kesimi, “Çin Rüyası”ndan giderek vazgeçen gençler olacaktır.
Pekin, küresel pazarları ürünleriyle doldurarak ihracat yoluyla bu durumdan çıkmaya çalışmaya devam edecektir. Bu yaklaşım, çoğu ticaret ortağı tarafından bu yıl kabul edilebilir olsa da, sonsuza kadar tolere edilmeyecektir.
8. Yapay zeka devrimi
Yapay zeka devrim niteliğinde bir teknoloji. Ancak henüz yatırımcıların beklentilerini karşılayamadı.
Yüksek değerlemeleri haklı çıkarmak için artan baskı altında ve herhangi bir kısıtlama olmaksızın, bir dizi önde gelen AI şirketi, sosyal ve siyasi istikrarı tehdit eden (sosyal medya gibi, ancak daha da kötüsü) sömürücü iş modelleri (geleneksel aramadan farklı olarak, tarafsız bilgileri ücretli etkilerden ayırt etmenin mümkün olmadığı, konuşmalara yerleştirilmiş reklamları denemek gibi) benimseyecektir.
Sosyal medya dikkatleri üzerine çekti; AI ise davranışları programlar, düşünceleri şekillendirir ve gerçekliği aracılık eder. Kısa vadedeki tehdit, süper insan makineler değil, düşünen, hisseden ve sosyal olan insanların gerilemesidir.
9- Su silahı
Su, halihazırda gezegendeki en çekişmeli ortak kaynaklardan biri, ancak giderek daha fazla yüklü bir silah haline geliyor. İnsanlığın yarısı halihazırda su stresi altında yaşıyor ve bunu yönetmek için bir mimari yok.
2026'da, yönetişim boşluğu derinleşecek, İndus Suları Anlaşması askıya alınacak, Etiyopya'nın Nil barajı bağlayıcı bir anlaşma olmadan faaliyete geçecek, Çin ise aşağı havza anlaşması olmadan dünyanın en büyük barajını inşa edecek.
Afrika'da ve Güney Asya'da da rakipler nehirleri bir koz haline getiriyor. Bu yıl tek bir kriz patlak vermeyebilir. Ancak silahlar doldurulmuş, koruyucu bariyerler kaldırılmış durumda ve bir sonraki şok geldiğinde su durumu daha da kötüleştirecek.
10. Küreselleşmenin tersine dönüşü
Ticaretin durgun büyümesi ve yüksek gümrük vergilerine rağmen, küreselleşme devam ediyor. En yüksek gümrük vergileri geride kaldı ve ABD dışındaki ülkeler, riskten korunurken sistemi korumak istiyor.
Gümrük vergileri manşetlere taşınsa da yeni ticaret anlaşmaları yapılmaya devam ediyor ve tedarik zincirleri sabit kalıyor. Riskten kaçınma, küreselleşmeden vazgeçmek anlamına gelmez.
11-Etki alanları
Batı Yarımküre'nin ABD stratejisinde önemi artmış, Xi ile anlaşmalar yapılmış, Rusya'nın kazanımları kabul edilmiş bir durum 19. yüzyıldaki paylaşımlara benziyor.
Ancak ABD, küresel hırsları olan bir küresel güç olmaya devam ediyor ve sadece daha işlemsel bir yaklaşım izliyor.
Orman kanunları geri döndü. Etki alanları ise henüz geri dönmedi. Dünya hem paylaşılamayacak kadar birbirine bağlı hem de bir arada tutulamayacak kadar parçalanmış durumda.
Kaynak:
TIMEGDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.
etiketler
İLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
ABD'li Senatör Graham İran Dini Lideri Hamaney'i tehdit etti: Trump sizi öldürecek!
Trump müttefiklerine güvenmiyor: Bizim ihtiyacımız olsa NATO ortada görünmez
AB müttefikinden Grönland çıkışı: Trump tehditlerini kesene kadar ticaret anlaşmasını dondurun
ABD hayalet filoya el koydu: Kuzey Atlantik ve Karayiplerde iki tanker yakalandı
DİĞER HABERLER
BRAC Institute: Trump'ın sıradaki kumarı İran mı?
Cato Institute: ABD yeni bir Irak ve Afganistan mı yaratacak?
Asia Times: Trump'ın bir sonraki hedefi Küba mı olacak?
Arab News: İsrail'in Somaliland hamlesi neden başarısızlığa mahkum?
Politico: Venezuela'nın küresel etkileri ne olacak?
UnHerd: İran'da protestolar ve ABD'nin olası müdahalesi
Gulf State Analytics: 2026'da Ortadoğu'yu neler bekliyor?
Politico: Avrupa tek başına hayatta kalabilecek mi?
Al Jazeera: “Dünya barışı” diyen Trump kaç ülkeyi bombaladı?
The Guardian: ABD'nin Venezuela saldırısının sonuçları ne olur?


