TIME: Trump'ın “Gazze Barış Kurulu” ve küresel düzene etkisi
Trump'ın “Gazze Barış Kurulu”na katılımı hangi ülkeler kabul etti hangileri reddetti? Trump'ın hamlesi, BM'ye alternatif bir yeni küresel düzen denemesi mi olacak?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 20.02.2026 - 00:49
ABD merkezli küresel yayın organlarından TIME'da, ilk toplantısını gerçekleştiren Trump'ın “Gazze Barış Kurulu”nun geleceğinin ve kurulun küresel düzene etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Kurulun, Birleşmiş Milletler sistemini zayıflatabileceği yönündeki kaygılar nedeniyle çok sayıda ülke tarafından reddedildiğine dikkat çekilen analizde, Trump’ın kurula “çok daha geniş bir vizyon” hedefi koymasının da, BM'ye alternatif bir yeni küresel düzen denemesi yaptığına dair kaygılara neden olduğu tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; kurula katılmayı kabul eden ve reddeden ülkeler üzerinden değerlendirmelere yer verildi.
İşte TIME'da yayınlanana analiz:
ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze için hazırladığı 20 maddelik barış planının ikinci aşaması kapsamında kurulan “Barış Kurulu”, ilk toplantısını gerçekleştirdi.
Ancak toplantı, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkenin daveti reddetmesi ve girişimin Birleşmiş Milletler sistemini zayıflatabileceği yönündeki kaygılar nedeniyle tartışmalı bir atmosferde yapıldı.
Trump geçen ay onlarca ülkeye davet gönderirken, plan Kasım ayında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından 2027 sonuna kadar Gazze’de rol verilmesi şartıyla onaylanmıştı.
Buna rağmen Trump’ın kurul için çok daha geniş bir vizyon hedeflediği ve uzun vadede II. Dünya Savaşı sonrası kurulan küresel düzenin temel kurumu olan BM’ye alternatif bir yapı oluşturmayı amaçladığı yorumları güç kazanıyor.
Trump, kurulun “dünyanın en önemli liderlerini bir araya getirdiğini” ve “şimdiye kadar oluşturulmuş en etkili yapı olabileceğini” savunurken, Reuters’a verdiği röportajda mekanizmanın “Gazze ile başlayıp diğer çatışmalara genişleyebileceğini” ifade etti.
Bu yaklaşım, girişimin yalnızca bölgesel bir kriz yönetim platformu değil, yeni bir uluslararası güvenlik mimarisi denemesi olabileceğine işaret ediyor.
Katılım haritası: Küresel Güney destekliyor, Avrupa temkinli
Kurula en az 27 ülke katılım kararı aldı. Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan, Endonezya, Mısır ve Azerbaycan gibi ülkelerin yer aldığı liste, özellikle Küresel Güney ve Orta Doğu eksenli bir destek tabanına işaret ediyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu da daha önce bazı itirazlar dile getirmesine rağmen katılım kararını son ABD ziyaretinde imzaladı.
Bazı Avrupa ülkeleri ve Avrupa Birliği ise toplantıya yalnızca “gözlemci” statüsünde katılmayı tercih etti. Trump’ın açıklamasına göre üye ülkeler Gazze’nin yeniden inşası ve insani yardımlar için 5 milyar dolardan fazla kaynak taahhüdünde bulundu.
Ancak davetlerin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi yakalama kararı bulunan Netanyahu’ya da gönderilmesi uluslararası alanda eleştirilere yol açtı.
Ayrıca Trump’ın davetleri siyasi baskı aracı olarak kullandığı iddiaları da gündeme geldi. Kanada Başbakanı Mark Carney’nin ABD hegemonyasını eleştirmesinin ardından Kanada’nın davetinin geri çekilmesi bu tartışmaları güçlendirdi.
Avrupa’nın reddi: BM düzeni mi, yeni güç mimarisi mi?
Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Norveç, Polonya, İsveç ve diğer birçok Avrupa ülkesi daveti reddetti. Ortak gerekçe ise kurulun yetki alanının Gazze’nin ötesine geçmesi ve Birleşmiş Milletler sisteminin meşruiyetini zedeleme riski oldu.
Avrupa başkentlerinde öne çıkan temel endişe, kurulun uluslararası hukukun mevcut kurumsal çerçevesini bypass eden yeni bir “güç koalisyonu” modeline dönüşebileceği ihtimali.
Zira; Vatikan dahi krizin yönetiminde önceliğin BM’de olması gerektiğini vurgulayarak, kurula katılmayı reddetti.
Bu tablo, transatlantik dünyada önemli bir stratejik ayrışmayı ortaya koyuyor. ABD’nin daha esnek, güç odaklı ve koalisyon temelli yeni bir güvenlik mekanizması arayışına girdiği; Avrupa’nın ise mevcut kurumsal düzeni koruma refleksi gösterdiği görülüyor.
Yeni küresel düzen denemesi mi?
Trump’ın kurul için ilk yıl içinde 1 milyar dolar katkı yapan ülkelere kalıcı üyelik teklif etmesi, yapının klasik uluslararası örgüt modelinden farklı bir finansal-siyasi mimari üzerine kurulabileceğini gösteriyor.
Bu yaklaşım, küresel yönetişimde “paraya dayalı üyelik” tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Analitik açıdan bakıldığında Barış Kurulu girişimi üç kritik stratejik hedefe işaret ediyor. Bu da; ABD’nin çok taraflı kurumlara alternatif oluşturma arayışı, Gazze sonrası Orta Doğu düzenini Washington merkezli yeniden şekillendirme çabası ve küresel kriz yönetiminde yeni bir güç platformu kurma denemesi olarak tanımlanıyor.
Sonuç olarak kurulun başarısı yalnızca Gazze’deki gelişmelere değil, ABD ile Avrupa arasındaki stratejik uyumun geleceğine ve yükselen güçlerin bu yeni platforma ne ölçüde angaje olacağına bağlı olacak.
Mevcut tablo ise uluslararası sistemde kurumsal rekabetin ve jeopolitik parçalanmanın derinleştiğini gösteren önemli bir işaret niteliği taşıyor.
Kaynak:
TIMEGDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
etiketler
İLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
Newsweek: ABD, İran'da nasıl bir askeri senaryo hazırladı?
Barış Kurulu ilk kez toplandı: Trump’tan İran’a 10 günlük mühlet ve Gazze mesajı
Bakan Fidan: Gazze’ye asker göndermeye hazırız
Trump yönetimi ICE’ın mültecilere yönelik gözaltı yetkisini genişletti
DİĞER HABERLER
Newsweek: ABD, İran'da nasıl bir askeri senaryo hazırladı?
Eurasia Review: Rusya-Ukrayna müzakereleri sonuca ulaşacak mı?
Axios: ABD ve İran büyük bir savaşa doğru ilerliyor
Middle East Monitor: Gazze nasıl ölüm laboratuvarına dönüştürüldü?
National Security Journal: Avrupa kendi Monroe Doktrini'ni mi ilan edecek?
Asia Times: Trump'ın İran yaklaşımı blöf mü savaş hazırlığı mı?
Eurasia Review: Epstein, İsrail ve cezasızlık düzeninin mimarisi
Cato Institute: Avrupa'nın savunma bağımsızlığı mümkün mü?
Arab News: Esed sonrası yeni bölgesel ortaklıklar
Gulf State Analytics: İsrail ateşkesi nasıl bitirmeye çalışıyor?


