Trump Küba ile müzakere sinyali verirken ABD basınından işgal an meselesi iddiası

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Küba üzerindeki baskıyı giderek artırması, Karayip adasının işgal edilebileceği yönündeki endişeleri en üst seviyeye taşıdı.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 12.05.2026 - 18:09

editor avatar
Ahmet Koçak

Haber Editörü

NSosyal Logo
Trump Küba ile müzakere sinyali verirken ABD basınından işgal an meselesi iddiası
  • ABD Başkanı Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun sertleşen söylemleri, Küba'ya yönelik olası bir askeri müdahale endişelerini zirveye taşıdı.
  • Trump, "başarısız ülke" olarak tanımladığı Küba'nın yardım istediğini belirterek müzakerelere başlayacaklarını duyurdu.
  • Küba Dışişleri Bakanı, ABD'nin uyguladığı ağır yaptırımları ve adayı krize sürükleyen enerji ablukasını "soykırımsal" bir adım olarak nitelendiriyor.
  • Trump'ın İran'dan dönen bir uçak gemisini Küba açıklarına konuşlandırma fikrini öne sürmesi, 20 Mayıs'taki Küba Bağımsızlık Günü öncesi gerilimi tırmandırıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin Küba hükümeti üzerindeki baskıyı artırması, Washington'un Karayip adasını işgal etme tehditlerinin gerçeğe dönüşebileceği yönündeki endişeleri artırdı.

Axios’un özel haberine göre, Trump ve Dışişleri Bakanı Rubio’nun giderek tırmanan söylemleri ve eylemleri bir ABD işgalinin yakın olabileceğini gösteriyor. Adanın işgali 1962'deki füze krizinden bu yana Washington ile Havana arasındaki en dramatik çatışma olacaktır.

Amerikalı gazete ayrıca bu adımın Trump'ın Amerika'nın Batı Yarımküre'deki nüfuzunu genişletme kampanyasının şimdiye kadarki en cesur testi olacağını ifade ediyor.

Trump, Truth Social hesabından salı günü yaptığı paylaşımda komünist yönetim altındaki adayı "başarısız bir ülke" olarak nitelendirerek, "Küba yardım istiyor ve biz de konuşacağız!" ifadelerini kullandı, ancak detay vermedi.

CNN'in bu hafta yayımladığı uçuş verileri incelemesine göre, şubat ayından bu yana Küba kıyılarındaki ABD gözetleme ve keşif uçuşlarında ciddi bir artış yaşandı.

"Soykırımsal bir ekonomik savaş"

ABD'nin geçtiğimiz perşembe günü Havana'ya ek yaptırımlar uygulaması, Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez'in sert tepkisine neden oldu.

Rodriguez, alınan son önlemleri "soykırımsal nitelikte kolektif bir cezalandırma" olarak nitelendirdi.

Trump yönetiminin onlarca yıldır süren baskıyı son kararnamelerle daha da şiddetlendirerek kapsamlı bir "ekonomik savaş" yürüttüğünü savunan Rodriguez, Washington'un söylemlerinin askeri müdahale iması taşıdığını da belirtti.

Kübalı yetkililer, ülkede kötüleşen insani krizi doğrudan ABD'nin petrol tedarikçilerinin adaya hizmet vermesini engelleyen "enerji ablukasına" bağlıyor.

Nitekim Küba makamları, yaptırımlar ve ABD'nin tedarikçilere yönelik tehditleri nedeniyle son dört ay içinde adaya yalnızca bir yakıt tankerinin ulaşabildiğini açıklamıştı.

Ayrıca Venezuela lideri Nicolas Maduro'nun esir alınması, Küba'yı en önemli petrol tedarikçisinden mahrum bırakarak yerel koşulların çok daha kötü bir hal almasına yol açtı.

Trump, Maduro operasyonunun ardından "sırada Küba'nın olduğunu" ifade etmişti.

Trump: "Uçak gemisi gelir ve 'pes ediyoruz' derler"

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva geçtiğimiz perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Trump'ın Beyaz Saray'daki kapalı kapılar ardında gerçekleşen bir görüşmede kendisine özel olarak Küba'yı işgal etme niyetinde olmadığını söylediğini aktardı.

Ancak Trump, cuma günü yaptığı bir konuşmada İran'dan ABD'ye dönen bir uçak gemisinin Küba açıklarında konuşlandırılabileceğini öne sürerek Küba'da askeri bir operasyona duyduğu ilgiyi açıkça dile getirdi.

Başkan Trump, uçak gemisinin "gelip kıyıdan yaklaşık 100 metre açıkta durabileceğini ve onların (Kübalıların) 'Çok teşekkür ederiz. Pes ediyoruz' diyeceğini" iddia etti.

Kısa süre önce İran'a yönelik operasyonların hedefine ulaştığını duyuran Rubio da geçen hafta gazetecilere yaptığı açıklamada, Küba'nın ekonomik sisteminin çalışmadığını ve düzeltilemeyeceğini belirtti.

Kübalı göçmen bir ailenin çocuğu olan Rubio, Küba'nın seçilmemiş iktidar partisi hakkında "Bunu düzeltememelerinin nedeni sadece komünist olmaları değil. Bu zaten yeterince kötü. Ama onlar beceriksiz komünistler. Bir komünistten daha kötü olan tek şey, beceriksiz bir komünisttir" ifadelerini kullandı.

Gözler İran'dan Küba'ya mı çevriliyor?

Trump’ın Küba ile müzakerelere başlayacaklarını açıklaması, Axios’a konuşan bir ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün "Başkan Trump diplomatik bir çözümü tercih eder, ancak her ne olursa olsun adanın ABD ulusal güvenliği için tehdit oluşturacak bir şekle bürünmesine izin vermeyecektir" şeklindeki demeçlerinin ardından geldi.

Florida Uluslararası Üniversitesi Küba Araştırmaları Enstitüsü Geçici Direktörü Sebastian Arcos'a göre, Trump'ın ocak ayında Küba'yı "yakın bir tehdit" olarak ilan etmesinden kısa bir süre sonra müdahale mümkündü, ancak patlak veren İran savaşı tüm askeri varlıkları Orta Doğu'ya kaydırdı.

İran savaşının bir nevi askıya alınmasıyla Trump’ın ilgisinin tekrar Küba’ya kaydığına değinen Arcos, "Sadece gözetleme uçuşlarında değil, başkanın Marco Rubio'ya yaptığı açıklamalarda ve yeni duyurulan yaptırımlarda da Küba'ya yeniden odaklanıldığını görebiliyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Arcos, Trump'ın karaya fiilen asker çıkaracağına inanmadığını, ancak İran'da yaşananlara benzer şekilde "rejimi şok edecek, liderliği çatlatacak ve belki de yeni bir liderliğin yükselmesi için bir fırsat oluşturacak uzaktan bir askeri eylem" peşinde koşabileceğini sözlerine ekledi.

Uzmanlar ayrıca, ABD'nin adadaki askeri işgalinin sona ermesini simgeleyen Küba Bağımsızlık Günü'nün 20 Mayıs olduğuna dikkat çekerek, bu tarihte tarihi bir gelişme yaşanabileceğini vurguluyor.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner