Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Japonya Başbakanı Sanae Takaichi - AP
- Çin lideri Xi’nin, Trump ile görüşmesinde Japonya'nın artan savunma harcamalarını sert bir dille eleştirdiği ortaya çıktı.
- Xi'nin Japonya Başbakanı Takaichi'ye yönelik sözleri, iki günlük zirvenin en hararetli anlarına sahne oldu.
- Trump, Kuzey Kore tehdidini gerekçe göstererek Tokyo'nun güvenlik duruşunu savundu.
- ABD'nin Japonya'ya satacağı 400 Tomahawk füzesinin teslimatında yaşanan gecikmeler Tokyo'yu endişelendiriyor.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Pekin'de düzenlenen zirvede "Japonya" krizi yaşandığı ortaya çıktı.
Zirveye aşina olan yedi kişinin Financial Times’a aktardığına göre, Xi Jinping görüşme sırasında Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'yi ülkesini "yeniden silahlandırmakla" suçlayarak sert bir dille eleştirdi.
Xi'nin Japonya konusunu açtığında sesini yükseltmesi ve sinirlenmesi, konu zirve öncesi görüşmelerde hiç gündeme gelmediği için ABD'li yetkilileri şaşırttı.
Kaynaklar, Xi'nin bu sözlü saldırısının iki lider arasındaki iki günlük zirvenin en hararetli bölümü olduğunu belirtti.
Trump'tan Japonya'ya destek
Xi'nin Takaichi'yi ve Japonya'nın artan savunma harcamalarını hedef almasının ardından Trump, Kuzey Kore'den gelen artan tehdit nedeniyle Tokyo'nun daha iddialı bir güvenlik duruşu sergilemek zorunda kaldığını belirterek Japonya'yı savundu.
Ancak Trump'ın, Japonya'nın en büyük güvenlik endişesi olan Çin'den bahsedip bahsetmediği belirsizliğini koruyor.
ABD heyetinden üst düzey bir yetkili, Trump'ın Japon halkına duyduğu derin saygıyı ve Başbakan Takaichi ile olan yakın kişisel ilişkisini vurguladığını, ayrıca Çinli mevkidaşlarına Japonya'daki büyük ABD askeri varlığını hatırlattığını söyledi.
Trump'ın Washington'a dönüş uçuşu sırasında Air Force One'dan Takaichi'yi aradığı, ancak görüşmenin detaylarının açıklanmadığı bildirildi.
"Barış ülkesi maskesi düşüyor"
Çin Dışişleri Bakanlığı cuma günü yaptığı açıklamada, Japonya'nın 2025 yılında askeri harcamalarını yüzde 9,7 oranında artırdığına dikkat çekti.
Açıklamada, "Japonya'nın savunma bütçesi 14 yıldır art arda yükseliyor ancak Japon sağcı güçleri hâlâ daha fazla harcama için yaygara koparıyor. Bu durum, Japonya'nın 'barış ülkesi' maskesinin düştüğünü ve neo-militarizme doğru kaydığını bir kez daha gösteriyor." ifadeleri kullanıldı.
Öte yandan, dünyanın en büyük ikinci askeri harcamasını yapan Çin, geçen yıl savunma bütçesini yüzde 7,4 artırarak 336 milyar dolara çıkarırken, Japonya 62 milyar dolar harcadı.
Tayvan gerilimi ilişkileri kopardı
Pekin ve Tokyo arasındaki ilişkiler, kasım ayında Çin'in Tayvan'a yönelik olası bir saldırısının Japonya için "varoluşsal bir tehdit" oluşturabileceğini ve askeri müdahaleyi haklı çıkarabileceğini söyleyen Takaichi'nin açıklamalarının ardından dibe vurmuştu.
Çin, o tarihten bu yana söylemlerini nadir toprak elementlerinin ihracatına yönelik kısıtlamalar gibi somut önlemlerle harmanlayarak Japonya'ya yönelik saldırılarını sürdürüyor.
"Xi'nin eylemleri Japonya'yı güçlendiriyor"
Eski bir Beyaz Saray yetkilisi olan Christopher Johnstone, Xi'nin Japonya'ya yönelik bu "iğneleyici" yaklaşımının Tokyo'nun güvenlikte kendine yetme çabalarını haklı çıkardığını savundu.
Johnstone, "Xi'nin kendi eylemleri çok daha güçlü bir Japonya'nın ortaya çıkışını hızlandırıyor. Çin'in Japonya karşıtı söyleminin kendi sınırları ötesinde hiçbir karşılığı yok." değerlendirmesinde bulundu.
Japonya ise yayımladığı savunma raporlarında Çin'in oluşturduğu tehdidi Kuzey Kore'nin önünde tutuyor.
2023'ten bu yana Çin'in askeri faaliyetlerini "en büyük stratejik zorluk" olarak nitelendiren Japonya, 2026 taslak raporunda Pekin ve Moskova arasındaki derinleşen askeri işbirliğinden "ciddi endişe" duyduğunu belirtiyor.
Tokyo'da "Tomahawk" endişesi
Tüm bu gerilimlerin ortasında Tokyo, ABD-Japonya ittifakının durumundan da endişe duyuyor.
ABD, bu ay Japonya'ya ve Çin'e yönelik "karşı saldırı" gücü olarak kullanılmak üzere 2024'te sipariş edilen 400 Tomahawk füzesinin teslimatında ciddi gecikmeler yaşanabileceğini bildirdi.




