Türk sinemasında yeni dönem: Türkiye sinema vakfı kuruluyor

Türk sinemasının milli ve manevi değerlerle yeniden dirilişi amacıyla Boğaziçi Üniversitesi'nde önemli bir toplantı düzenlendi

0:00

--:--

Son Güncelleme: 18.09.2025 - 11:42

NSosyal Logo
Türk sinemasında yeni dönem: Türkiye sinema vakfı kuruluyor

Açılış konuşmasını yapan Film Araştırmaları Derneği Başkanı Doç. Dr. Mustafa Aslan, Kovid-19 salgınının sinema sektöründe bir kırılmaya yol açtığını hatırlatarak, “Sinemanın sadece salonlarda gösterilen bir sanat olmaktan çıktığını gördük. Dijital platformların önemi arttı, fakat ailece izlenebilecek yapımlar üretmekte zorlanıyoruz” dedi.

“Sinemanın gücü doğru kullanılmıyor”

Aslan, sinemanın ülkeler için bir “yumuşak güç” olduğunu belirterek, Güney Kore’nin bu alanda büyük atılım yaptığını, Türkiye’de ise mevcut sinerjinin doğru yönlendirilmediğini söyledi.

Sektörde kişisel ilişkiler üzerinden ilerleyen sorunlu bir yapı bulunduğunu dile getiren Aslan, “Gerçek anlamda ulusal bir sinema yok. Kendi kültürel değerlerimizden beslenen yapımlara ihtiyacımız var. Bunun için bir Türkiye Film Araştırmaları Enstitüsü kurulmalı” ifadelerini kullandı.

Türkiye Sinema Vakfı gündemde

Aslan, sinema sektöründeki tüm aktörlerin bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayarak, Türkiye Sinema Vakfı kurulması çağrısında bulundu.

Vakfın akademik çalışmalar, arşivleme, eğitim, tanıtım, bağımsız sinemacılara destek ve Türk kültürünü yansıtan içeriklere öncelik verme gibi görevler üstlenmesinin planlandığını açıkladı.

“Sinemayı stratejik bir mesele olarak görmeliyiz”

Toplantıya katılan yönetmen Cem Çatpınar, sinemanın medeniyet taşıyıcısı olduğuna dikkat çekerek, “Sinemayı doğru kullanmak, toplumların geleceğini inşa etmek açısından stratejik bir meseledir” dedi.

Araştırmacı yazar Yusuf Kaplan ise sinemanın bütün ifade biçimlerini içinde barındırdığını söyleyerek, “Türkiye’de nasıl sinema yapılması gerektiğini yeniden düşünmeliyiz. Kaynaklarımızdan koptuk, kurulacak vakıf bu açıdan faydalı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“Samimiyet en büyük sermaye”

Yönetmen Mesut Uçakan, kurulacak vakfın heyecan verici olduğunu belirterek, “50 yılı aşkın süredir sektörün içindeyim. Bir nesli etkiledik ve bunun sebebi samimiyetimizdi. Vakfın da en büyük sermayesi bu olmalı” dedi.

Yapımcı Ümit Sönmez ise dizilerin içerik sorunlarına dikkat çekti: “Evet, Sinema Vakfı gerekli ama bunun yanında Ahlak, Aile ve İyilik vakıflarına da ihtiyaç var. Ortada bir sorun varsa, bu yeterince iyi içerikler üretemememizden kaynaklanıyor. Vakıftan bu konuda çözüm bekliyoruz.”

Geniş katılım

Toplantıya, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ümit Meriç, AK Parti İstanbul Milletvekili ve müzisyen Yücel Arzen, akademisyenler, yönetmenler, oyuncular ve sinema sektörünün önde gelen birçok ismi katıldı.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner