İsrail askerleri "Sarı Hat" tampon bölgesinde - AP
- İsrail ordusunun Gazze genelinde 40 farklı askeri üs kurduğu tespit edildi.
- Üslerden 8'inin ateşkesin yürürlüğe girdiği ekim ayından sonra sıfırdan inşa edildiği belirlendi.
- İsrail Başbakanı Netanyahu, hedeflerinin Gazze'nin yüzde 70'ini kontrol etmek olduğunu açıkladı.
- Genişleyen işgal ağı, Trump'ın önerdiği 21 maddelik barış planını doğrudan ihlal ediyor.
İsrail ordusunun, ekim ayında imzalanan ateşkes anlaşmasının aksine Gazze'den çekilmediği, tam tersine kalıcı üsler inşa ettiği ortaya çıktı.
Al Jazeera’nın incelediği uydu görüntülerine göre, İsrail güçleri kuşatma altındaki bölgeye gizlice kalıcı ve ağır tahkimatlı askeri üsler inşa ediyor.
Ateşkes ihlali uyduda
Mayıs 2026'ya kadar olan verileri inceleyen uzmanlar, Gazze içine yerleşmiş 40 farklı İsrail askeri karakolu tespit etti.
Üstelik bu üslerden 8'i ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından tamamen sıfırdan inşa edildi. Bu durum, geçici gözlem noktaları yerine uzun vadeli sürdürülebilir bir askeri altyapı çabasını gözler önüne seriyor.
Mezarlık üzerine askeri üs
Yeni kurulan tesisler stratejik olarak Gazze'nin kuzeyine, orta kesimine ve güneydeki Han Yunus kentine dağıtılmış durumda.
Mekânsal işgalin en çarpıcı örneklerinden biri Han Yunus'ta yaşandı. İsrail güçleri, buldozerlerle yıktıkları Doğu Mezarlığı'nın kalıntıları üzerine doğrudan yeni bir askeri üs kurdu.
Netanyahu'nun ilhak itirafı
Sahadaki bu kalıcı yapılanma, İsrail yönetiminin toprak hedeflerini de açıkça yansıtıyor.
İsrail güçleri şu anda bölgenin yüzde 60'ını kapsayan tampon ve askeri bölgelerden oluşan "Sarı Hat"ta çekilmiş durumda.
Başbakan Binyamin Netanyahu, kısa süre önce yaptığı bir konuşmada bu durumu itiraf ederek, "Şu anda Hamas'ı sıkıştırıyoruz, bölgenin yüzde 60'ını kontrol ediyoruz." dedi.
Tam ilhak çağrısı yapan bir destekçisine ise, "Adım adım gidelim. Öncelikle yüzde 70. Bununla başlayalım." yanıtını verdi.
Trump'ın barış planına darbe
İnşa edilen devasa üsler, toprak bariyerler ve hendeklerle birbirine bağlanarak Filistinli sivillerin hareket özgürlüğünü tamamen kısıtlıyor.
Giderek genişleyen bu boğucu işgal ağı, ABD arabuluculuğunda sağlanan Ekim 2025 ateşkesini de adeta yerle bir ediyor.
Bölgedeki kalıcı askeri varlık, Başkan Donald Trump'ın önerdiği ve İsrail'in kademeli olarak çekilmesini şart koşan 21 maddelik barış planının doğrudan ihlali anlamına geliyor.


