Filonuzu dijitalleştirmenin yolu: Turkcell Filom

Güney Kıbrıs’ta İsrail yerleşimleri: Tapu trafiğinin arkasındaki gerçek ne?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "fitne ateşi" uyarısıyla işaret ettiği Güney Kıbrıs'taki İsrail mülk alımları, sıradan bir emlak ticaretini çoktan aşmış durumda. Adada büyüyen bu yerleşim hareketi, Ankara ve KKTC tarafından bir milli güvenlik meselesi olarak yakından takip ediliyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 13.06.2026 - 10:13

NSosyal Logo
Güney Kıbrıs’ta İsrail yerleşimleri: Tapu trafiğinin arkasındaki gerçek ne?

Kıbrıs Chabad Lubavitch Vakfı Binası Önünde Vakıf Üyeleri - Larnaka GKRY

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu Akdeniz’deki gelişmelere değinerek, "Akdeniz’de, özellikle Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, gözleri Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ndeki mülkiyet, demografi ve güvenlik eksenli gelişmelere çevirdi.

View post on X

Peki, bölgede neler oluyor? Gayrimenkul piyasalarından demografik yapıya uzanan bu mülkiyet hareketleri, Doğu Akdeniz’deki denklemi nasıl etkiliyor? Resmi kayıtlar ve sahadaki verilerle adadaki kurumsal dönüşümü inceledik.

İsrailliler Güney Kıbrıs'tan ne kadar toprak aldı?İşte İlçe İlçe 4 Bin Tapunun Listesi

Kıbrıs Rum Kesimi Parlamentosu bütçe komisyonu tutanakları ve resmi tapu kayıtları, İsraillilerin Güney Kıbrıs’ta nereye odaklandığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Yapılan alımların resmi rakamları şöyle:

  •  2021-2025 yılları arasında İsrailliler Güney Kıbrıs’ta 4 binden fazla gayrimenkul işlemi yaptı. Bunların 1.859’unun tapusu tamamen devredildi, kalanlar ise onay sürecindeki resmi sözleşmelerden oluşuyor.
  • Alımların ilçelere göre dağılımında Larnaka 1.406 parselle ilk sırada. Onu Baf 1.291 parselle ve Limasol 1.154 parselle takip ediyor. İsrailliler bu rakamlarla Güney Kıbrıs'ta İngiliz ve Rusların ardından 4. sırada yer alıyor.
  • Bölgedeki yerleşik İsrailli nüfusu kısa sürede 12 binden 15 bine yükseldi. Uzmanlar bu artışı, asgari 300 bin Euro yatırım yapan yabancılara oturum izni veren "Altın Vize" kolaylığına ve bölgesel güvenlik kaygılarına bağlıyor.

Yüzde 70'i satın alınan o köyde neler oluyor?

Güney Kıbrıs’taki bu hareketlilik sadece kağıt üstünde bir emlak yatırımı olarak kalmıyor, fiziki ve sosyal bir altyapıya dönüşüyor.

  • Bu durumun en çok tartışılan örneği tarihi Trozena köyü oldu. İş insanı Uriel Kertesz, bu köydeki evlerin yüzde 70’ini ve çevresindeki tüm arazileri satın aldı.
  • Rum ana muhalefet partisi AKEL, parlamentoda "Güney Kıbrıs'ta dışa kapalı etnik gettolar kuruluyor" uyarısı yaparken; yatırımcı şirket ve Rum hükümeti buraların tamamen yasal ve kamuya açık birer "tarım turizmi" tesisi olduğunu savunuyor.
  • AP Milletvekili Fidias Panayiotou’nun iddiaları tabanda yankı bulurken, İsrail’in Lefkoşa Büyükelçisi Oren Anolik ticari faaliyetlerin bu şekilde nitelendirilemeyeceğini belirtiyor.

Kuzey Kıbrıs hattı: Türk istihbaratının takibi

Benzer kaygılar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de gündeme geldi ve yabancı mülk satışlarına yönelik yeni sınırlamalar tartışılmaya başlandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, konunun Türk istihbaratı tarafından yakından takip edildiğini ve İsrail vatandaşlarının kuzeydeki alımlarda resmi olarak 12. sırada yer aldığını açıkladı. Özellikle stratejik bölgelerdeki arazi alımları dikkatle izlenmeye başlandı.

Bu süreçte devlet kademelerinden gelen güvenlik refleksleri neticesinde somut adımlar atıldı:

  • Karpaz Yarımadası’ndaki en büyük İsrail yatırımı olan 300 yat kapasiteli Karpaz Gate Marina, Eylül 2024’te yapılan anlaşmayla tamamen Kıbrıslı Türk Arkin Grubu'na devredildi.
  • Hukuki alanda ise en somut kırılma Ekim 2025'te yaşandı. KKTC'deki Rum arazilerini usulsüz kullanarak 44 milyon dolar değerinde inşaat projesi geliştirmekle suçlanan müteahhit Shimon Mistriel Aykout, mahkemede suçlamaları kabul etmesinin ardından 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Kıbrıs'ta toprak egemenlik demek

Haber dosyamızda resmi verileriyle ortaya koyduğumuz bu gayrimenkul ve nüfus hareketliliği, serbest piyasa kurallarıyla açıklanabilecek basit bir ticari faaliyet değil. Kıbrıs adasının geçmişi, toprak mülkiyetinin doğrudan egemenlik hakları ve siyasi gelecek anlamına geldiğini defalarca gösterdi.

Özellikle Larnaka, Limasol ve Baf gibi kritik liman kentlerinde yoğunlaşan bu alım trafiği, Doğu Akdeniz’deki dengeleri uzun vadede Türkiye ve KKTC aleyhine değiştirmeyi amaçlıyor.

Ankara’nın süreci doğrudan "istihbarat takibinde" tutması ve KKTC yargısının usulsüz arazi toplayan Shimon Aykout gibi isimlere hapis cezası vermesi, bu mülkiyet hareketlerinin bir emlak meselesi değil, doğrudan bir milli güvenlik meselesi olarak görüldüğünü doğrular nitelikte.




Kaynak:

GDH Haber

GDH uygulamasını indir,

gelişmelerden anında haberdar ol!

Loading Spinner