Uzay nasıl kokuyor?

Bilim insanları, gezegenlerin ve yıldızların yalnızca görsel değil, kokusal özellikleriyle de evrenin sırlarını açığa çıkarabileceğini söylüyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 27.08.2025 - 10:38

NSosyal Logo
Uzay nasıl kokuyor?
  • Jüpiter, amonyak ve kükürt karışımıyla "cehennem kokusu" yayıyor.
  • Astronotlar uzayın metalik kokusunu kızarmış et ve baruta benzetiyor.
  • K2-18b adlı ötegezegende çürük lahana kokusuna rastlanabileceği belirtiliyor.
  • Uzayda bulunan bazı moleküller, yaşam izlerinin habercisi olabilir.

Jüpiter’in katmanları kötü kokular yayıyor

Uzay bilimci Marina Barcenilla, Jüpiter’i "biraz kötü kokulu bir bomba" olarak tanımlıyor. Gezegenin farklı kimyasal bileşimlere sahip bulut katmanları, gidildikçe daha kötü kokular yayıyor.

Barcenilla, en üstteki bulutların amonyak buzundan oluştuğunu ve bu kokunun kedi idrarına benzediğini söylüyor. Daha derinlerde amonyum sülfürle karşılaşıldığını ve amonyakla kükürdün birleşiminin "cehennemde yapılmış bir kombinasyon" oluşturduğunu belirtiyor.

Marina Barcenilla laboratuvarında uzay kokuları üretiyor
Marina Barcenilla laboratuvarında uzay kokuları üretiyor

Kükürtlü bileşiklerin çürük yumurta kokusuyla ünlü olduğunu ekleyen Barcenilla, Jüpiter’in renkli bantlarının amonyak ve fosfor püskürmeleriyle oluşabileceğini aktarıyor. Ayrıca, tholin adı verilen ve benzine benzeyen organik moleküllerin gezegene "yağlı petrol ve sarımsak" kokusu kattığını ifade ediyor.

Uzayda koku, hayatta kalmakla bağlantılı

Barcenilla, kokunun evrendeki en eski duyulardan biri olduğunu hatırlatıyor. 3,5 milyar yıl önce tek hücreli canlıların kimyasal algılar sayesinde hayatta kaldığını, günümüzde ise kokunun anıları tetikleyen ve sosyal iletişimde rol oynayan bir unsur olduğunu vurguluyor.

İngiltere’nin ilk astronotu Helen Sharman da uzayda kokunun önemine dikkat çekiyor. Sharman, Mir Uzay İstasyonu’ndaki deneyimlerinde astronotların dışarıdan döndüklerinde yanmış metal ve kaynak kokusuna benzer bir koku hissettiklerini anlatıyor.

Astronotların algıladığı metalik uzay kokusu

Sharman, "Çocukken araba tamirhanelerinin önünden geçerken hissettiğim bir koku gibiydi" diyerek uzayın metalik kokusunu tarif ediyor. Diğer astronotlar ise bu kokuyu barut ve kızarmış etle ilişkilendirmişti.

İngiliz astronot Helen Sharman, mikro yerçekiminde çok az koku olduğunu söylüyor
İngiliz astronot Helen Sharman, mikro yerçekiminde çok az koku olduğunu söylüyor

Bilim insanlarına göre bu kokunun nedeni, astronot giysilerine yapışan atomik oksijen olabilir. Uzay aracına döndüklerinde bu atomların ozona dönüşmesiyle keskin bir koku yayılıyor. Dünya’da fırtınalardan sonra hissedilen ozon kokusu da buna benziyor.

Yaşam izleri taşıyan moleküller keşfediliyor

Barcenilla, Samanyolu’nun farklı bölgelerinde çürük yumurta, tatlı badem ve dondurma kokularına benzer kimyasalların bulunduğunu söylüyor. Sagittarius B2 adlı dev moleküler bulutta etanol, metanol ve etilen glikol gibi yaşam için gerekli prebiyotik moleküller de yer alıyor.

Öte yandan, Cardiff Üniversitesi’nden astrofizikçi Subhajit Sarkar, K2-18b adlı ötegezegenin atmosferinde yaşamla bağlantılı kimyasal izler bulunduğunu belirtiyor. Sarkar, "Eğer K2-18b’de bir okyanus varsa, çürük lahana gibi kokabilir" diyor.

K2-18b yaşam dolu bir okyanusa sahip olabilir

2023 yılında James Webb Uzay Teleskobu sayesinde K2-18b’nin atmosferinde dimetil sülfid (DMS) tespit edildi. Dünya’da bu bileşikler çoğunlukla deniz organizmaları tarafından üretiliyor.

Okyanuslarla kaplı olduğu düşünülen bir gezegen olan K2-18b
Okyanuslarla kaplı olduğu düşünülen bir gezegen olan K2-18b

Sarkar, bu yoğunluğun Dünya’dakinden 10 bin kat fazla olduğunu, bunun da gezegenin "yaşam dolu bir okyanusa" sahip olabileceğine işaret ettiğini vurguluyor. Ancak, kimyasalların biyolojik olmayan kaynaklardan da gelebileceğini ve kesin sonuç için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Dünya’nın benzersiz kokusu

Barcenilla, uzayın kokularını anlamanın yalnızca evrenin bileşimi hakkında değil, yaşamın izlerini nerede aramamız gerektiği konusunda da ipuçları sunduğunu söylüyor.

Ancak astronot Helen Sharman için en unutulmaz koku Dünya’ya aitti. 1991’de Kazakistan’a inişini anlatırken, "Kapak açıldığında içeri dolan taze hava muhteşemdi. Koku harikaydı, gerçekten lezzetliydi" ifadelerini kullanıyor.

Kaynak:

BBC

GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.

Abone Ol
Loading Spinner