Teknoloji ve sosyal medya dili şekillendirse de, kelimelerin sözlükteki "gerçek" anlamları değişmez bir referans noktasıdır. Gündelik yaşantımızda karşılaştığımız bu ifadelerin asıl manasını öğrenmek bir ihtiyaç haline geliyor. Sözlüklerdeki tanımıyla dikkat çeken vermek ifadesinin dilimizdeki yeri ve kullanım alanları merak konusudur.
Vermek ne demek? TDK sözlük anlamı
Cümle içindeki vurgusuna göre farklı kavramları karşılayabilen bu sözcük için TDK sözlüğünde ayrı ayrı açıklamalar yer almaktadır.
- -e, -i Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek; lütfetmek, lütfeylemek
- Bırakmak veya bağışlamak
- Ondan bilmek, atfetmek
- Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına bildirmek
- Döndürmek, çevirmek, yöneltmek
- Bir şeyi satmak
- Kızı, kadını biriyle evlendirmek
- Yaymak (I)
- Bitki ortaya çıkarmak
- Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak
- Bir hâli bir kimse veya yerde hâkim kılmak
- Sahip olmasını sağlamak
- Kazandırmak
- Katmak
- Bir şey ayırmak
- Bir şey harcamak
- Bir yere dayamak
- Doğurmak
- Bilgi edinmesi için göndermek
- Belirlemek
- argo Cinsel yönden kendisini kullandırmak
- yardımcı fiil Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur
- Elindeki parayı kaptırmak; uçlanmak
Vermek kelimesi için kullanım örnekleri
Kelimenin cümle içindeki kullanımını pekiştiren ve farklı bağlamları içeren örnekler maddeler halinde sunulmuştur.
- Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm.
- Bilgin'in bu çekingen tavırlarını kusurlu ve zayıf oluşuna verdi.
- Geçenlerde bir derginin, 'Eski ünlüler ne yapıyor?' adlı bir röportajına verdiği cevapları okudum.
- Arabanın burnunu en tenha kahvelerden birinin önünde rıhtıma verdiler.
- Ucuz pahalı deme de ver gitsin; ver de kurtul.
- Uzun Osman, Zeynep'le Süleyman'a, ikisini birbirine vereceğini söylediği zaman şaşmadılar.
- Ses vermek. Işık vermek.
- Ağaç bu sene filiz verdi.
- Kendisi de muhakkak artistlerden, güzel eser veren, güzel konuşan, hayalleri işlek adamlardan hoşlanıyor.
- Korku vermek. Ateşe vermek. Ortalığı heyecana vermek.
- Hareket vermek. Biçim vermek.
- Tat, çeşni vermek.
- Zaman vermek.
- Emek vermek.
- Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi.
- Kezban, ona yedi evlat vermişti.
- Kursa vermek. Okula vermek.
- Derse girmeden sinema için saat ver, dedi.
- alıvermek, dizivermek, yapıvermek, görüvermek.
Vermek hakkındaki sık kullanılan atasözleri ve deyimler
Dilimizin zenginliğini yansıtan ve içinde bu kelimenin geçtiği atasözleri ile deyimler aşağıda sıralanmıştır.
- Ver elini ...
- Verip veriştirmek
- Vermeyince (veya vermemiş) mabut, neylesin Sultan Mahmut
Vermek ile kurulan birleşik kelimeler ve tamlamalar
Tek başına taşıdığı anlamın ötesinde, vermek ifadesi birleştiği diğer kelimelerle bambaşka manalar kazanabilir.
- Verkaç
- Elvermek
- Isıveren
- İşveren
- Özveren
- Yediveren


