VOX: Gölge filo stratejileri ve ABD'nin Venezuela hamlesi
Küresel olarak artan “gölge filo stratejileri” ne anlama geliyor? ABD'nin Venezuela petrol tankerlerine el koymasının ardındaki daha geniş hedefleri ne?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 15.12.2025 - 01:14
Almanya merkezli düşünce kuruluşlarından VOX'da, ABD'nin Venezuela lideri Maduro'ya yönelik başlattığı baskı politikasının ardından, Venezuela petrol tankerlerine de el koymasının nedenlerinin ve arka planının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
ABD'nin geçtiğimiz hafta Venezuela açıklarında bir petrol gemisine el koymasının, aslında Venezuela lideri Maduro'ya karşı işletilen daha büyük bir baskı politikasının parçası olduğu tespiti yapılan analizde, gölge filo olarak adlandırılan yapılarla küresel olarak yaptırımların aşılmasına dair izlenen stratejiye dair de bilgiler verildi.
Analizde ayrıca; Karayipler'deki askeri yığınağın artırılmasının ardından petrol gemilerine el koymaların da başlamasının, ABD'nin Venezuela'nın petrollerine ulaşma ve daha geniş çerçevede de Küba'ya baskı kurma stratejisi olduğu tespiti yapıldı.
İşte VOX'da yayınlanan analiz:
ABD'nin geçtiğimiz hafta Venezuela açıklarında bir petrol gemisine el koymasının ardından, Trump yönetimi Venezuela açıklarında daha fazla petrol tankerini hedef alacaklarını açıkladı.
Bu her şeyden önce, Beyaz Saray'ın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu hedef alan politikasının dramatik bir şekilde tırmanacağı anlamına geliyor.
Batılı hükümetlerin uluslararası yaptırımlara rağmen Venezuela, küresel petrol ticaretine katılmaya devam ediyor ve ABD'nin “gölge filolar” olarak adlandırdığı gemiler ile satışlarına devam ediyor.
Gölge filo stratejisi
Gölge filo gemilerinin sahipleri genellikle belirsizdir ve nominal sahibi genellikle Seyşeller veya Dubai'deki bir posta kutusu adresinden ibarettir.
Gemiler standart sigorta olmadan çalışır, genellikle yasal gemilere göre daha eski ve bakımsızdır ve sıklıkla tespit edilmemek için transponderlerini ve navigasyon sistemlerini manipüle ederler.
Seyir sırasında ise sık sık isimlerini ve hangi ülkenin bayrağı altında seyrettikleri ile ilgili bilgileri değiştirirler.
Örneğin, geçen hafta ABD tarafından el konulan gemi, Skipper adı altında ve Guyana bayrağı altında seyrediyordu. Ancak aynı gemi, 2022 yılında Adisa adıyla Panama bayrağı altında seyrediyorken Biden yönetimi tarafından da yaptırıma maruz kalmıştı.
Washington Post'un iddiasına göre gemi, geçen yıl da İran'a da birkaç kez giriş ve çıkış yaptı. Gemi, Ekim ayından bu yana Venezuela açıklarında faaliyet gösteriyordu, ancak konumunu elektronik olarak gizlemişti, bu nedenle Guyana açıklarında gibi görünüyordu.
Reuters'a konuşan analistlere göre, Skipper Gemisi'ne Aralık ayı başında Venezuela'da petrol yüklendi ve ele geçirilmeden kısa bir süre önce bir kısmını Küba'ya giden başka bir tankere aktardı.
Küba, yıllardır Venezuela'dan gelen petrol ihracatına bağımlı durumda ve Küba bu ticaret için uzun süre kendi tankerlerine güvenmiş olsa da, Küba da yaptırımlar altında ve gemilerinin bakımını yapamadığı için, son birkaç yıldır gölge filolara güvenmek zorunda bırakıldı.
Perde arkası
Yani Amerika Birleşik Devletleri için bu el koyma sadece Venezuela'ya değil aynı zamanda da, Küba ekonomisi üzerindeki baskıyı artırmak için bir fırsat olarak tanımlanıyor.
Atlantic Council kıdemli araştırmacısı Elisabeth Braw'ın yaptığı değerlendirmeye göre; Venezuela ve İran gibi yaptırım altında olan ülkeler, uzun süredir gölge filoları kullanan ana aktörler. Ancak son dönemde bu aktörlere Rusya'nın da katılımı ile bu alanda büyük bir sıçrama yaşandı.
Bazı tahminlere göre, gölge gemiler şu anda küresel petrol filosunun yaklaşık yüzde 20'sini oluşturuyor. Bu da esasen paralel bir küresel enerji pazarı anlamına geliyor.
Trump yönetimi Skipper Gemisi'nin ele geçirilmesini Venezuela'ya yönelik baskı kampanyasının bir parçası olarak göstermiş olsa da, bazı analistlere göre bu el koyma, ABD'nin Venezuela petrolüne göz diktiğinin de en bariz kanıtı oldu.
Diğer yandan ABD'nin Karayipler'deki ele geçirme operasyonları ile aynı bölgede askeri varlığını artırması da bu tezi ispatlayan başka bir unsur olarak kabul ediliyor.
Washington'un yaptırımları giderek daha fazla kullanmasıyla son yıllarda ortaya çıkan karmaşık gölge ekonominin ardından yaşanan bu gelişmeler, çok daha agresif önlemlerin alınacağının bir işareti olabilir.
Kaynak:
VOXGDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER

The Guardian: İsrail'in oluşturduğu 'ölüm bölgeleri' ve itiraflar!
The Economist: Liberal uluslararası düzen parçalanıyor mu?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
İsrail ve Suriye arasındaki yeni güvenlik anlaşması ile ilgili süreç Paris'te başlayacak
Maduro mahkemeye götürüldü
ABD'nin Maduro'yu alıkoyması iç siyasette demokratların tepkisine neden oldu
DİĞER HABERLER
Arab News: İsrail'in Somaliland hamlesi neden başarısızlığa mahkum?
Politico: Venezuela'nın küresel etkileri ne olacak?
UnHerd: İran'da protestolar ve ABD'nin olası müdahalesi
Gulf State Analytics: 2026'da Ortadoğu'yu neler bekliyor?
Politico: Avrupa tek başına hayatta kalabilecek mi?
Al Jazeera: “Dünya barışı” diyen Trump kaç ülkeyi bombaladı?
The Guardian: ABD'nin Venezuela saldırısının sonuçları ne olur?
Newsweek: Rusya-Ukrayna savaşı 2026 yılında bitecek mi?
The National Interest: 2026 yılı bir İsrail-İran savaşına mı sahne olacak?
The National Security Hour: "Tek kutuplu” düzen nasıl sona erdi?


