Kelime hazinesi geniş olan bireyler, karmaşık düşünceleri bile sade ve etkileyici bir şekilde aktarma becerisine sahiptir. Gündelik konuşmalarda veya yazılı metinlerde yapılan kelime hataları, anlatılmak istenen düşünceyi zayıflatabilir. Sözlük tanımları, yüz takınmak ifadesinin neyi ifade ettiğini ve nasıl kullanıldığını gösterir.
Yüz takınmak ifadesi ne anlama geliyor? neyi ifade ediyor?
Dilimizin ifade olanakları içinde yer alan bu sözcüğün teknik tanımı ve sözlük karşılığı merak konusudur. TDK sözlüğündeki açıklaması şu şekildedir.
- Yüze verilen biçimle bir duyguyu belirtmek
Yüz takınmak ifadesinin doğru kullanım şekilleri
TDK tarafından belirlenen ve kelimenin bağlamını açıklayan örnek kullanım şu şekildedir.
- Osman Nuri Bey umutsuzluğa düşerek sessiz sessiz ağlamaya başlayınca Seniye Hanım onu teselli için hemen güler bir yüz takınmış, aman ne yapıyorsunuz bey, demişti.
İçinde yüz takınmak ifadesi geçen atasözleri ve deyimler nelerdir?
Resmi kayıtlarda bu kelimeyle bağlantılı, kullanımı yaygın olan birden çok ifade mevcuttur.
- Yüz bulmak
- Yüz bulunca astar istemek
- Yüz çevirmek
- Yüze çıkmak
- Yüze duramamak
- Yüze gelmek
- Yüze gülmek
- Yüz etmek
- Yüze vurmak
- Yüz geri etmek
- Yüz göstermek
- Yüz kızartmak
- Yüz kızdırmak
- Yüz surat davul derisi (veya mahkeme duvarı)
- Yüz sürmek
- Yüz tutmak
- Yüz tutmak
- Yüzü açılmak
- Yüzü asılmak
- Yüzü düşmek
- Yüzü görmemek
- Yüzü gözü açılmak
- Yüzü gülmek
- Yüzü kâğıt gibi olmak
- Yüzü kalmamak
- Yüzü karışmak (veya allak bullak olmak veya alabora olmak)
- Yüzü kasap süngeriyle silinmiş
- Yüzü kızarmak
- Yüzü kireç gibi olmak (veya ağarmak)
- Yüzü kireç kesilmek
- Yüzünden akmak
- Yüzünden düşen bin parça olmak
- Yüzünden kan damlamak
- Yüzünden okumak
- Yüzünden okunmak
- Yüzüne bağırmak
- Yüzüne bakamaz olmak
- Yüzüne bakılacak gibi olmak
- Yüzüne bakılır olmak
- Yüzüne bakılmaz olmak
- Yüzüne bakmamak
- Yüzüne bakmaya kıyamamak
- Yüzüne bir daha bakmamak
- Yüzüne duramamak
- Yüzüne gözüne bulaştırmak
- Yüzüne gülmek
- Yüzüne hasret kalmak
- Yüzüne kan gelmek
- Yüzüne karşı
- Yüzüne su çarpmak
- Yüzüne tükürseler yağmur yağıyor sanır
- Yüzüne vurmak (veya çarpmak)
- Yüzüne yazmak
- Yüzünü ağartmak
- Yüzünü buruşturmak (veya ekşitmek)
- Yüzünü duvara yapıştırmak
- Yüzünü gören cennetlik
- Yüzünü görmemek
- Yüzünü gözünü açmak
- Yüzünü güldürmek
- Yüzünü kara çıkarmak
- Yüzünü karartmak
- Yüzünü kızartmak
- Yüzünü kızartmak (veya kızdırmak)
- Yüzünün derisi kalın
- Yüzünün derisi yere geçmek
- Yüzünü şeytan görsün
- Yüzünü unutmak
- Yüzünü yere getirmek (veya geçirmek)
- Yüzünüze güller
- Yüzü olmamak
- Yüzü sararmak
- Yüzü seçilmemek
- Yüzü sıcak olmak
- Yüzü soğuk olmak
- Yüzü suyu hürmetine
- Yüzü suyuna
- Yüzü tutmamak
- Yüzü yazılı kalmak
- Yüzü yere gelmek (veya geçmek)
- Yüz verince astar istemek
- Yüz vermemek
- Yüz yapmak
- Yüz yazmak
- Yüz yüzden utanır





