Kelimeler, sadece birer iletişim aracı değil, aynı zamanda düşünce dünyamızı şekillendiren en temel yapı taşlarıdır. Gündelik yaşantımızda karşılaştığımız bu ifadelerin asıl manasını öğrenmek bir ihtiyaç haline geliyor. Vatandaşlar arasında yüze gelmek ifadesinin sözlük anlamı ve doğru yazılışı merak konusu.
Yüze gelmek ifadesinin sözlükteki anlamı nedir?
Özellikle yazılı metinlerde ve resmi yazışmalarda geçen bu ifadenin tam olarak neyi karşıladığı belirlenmiştir. TDK verileri esas alındığında sözcüğün tanımı mevcuttur.
- Çekinmemek
Yüze gelmek ifadesi içeren cümle örnekleri
TDK tarafından belirlenen ve kelimenin bağlamını açıklayan örnek kullanım şu şekildedir.
- Ne ben yüze gelip sorabiliyordum ne de o cesaret edip anlatabiliyordu.
Yüze gelmek ifadesi ile ilgili atasözleri ve deyimler
Halk arasında yaygın olarak kullanılan ve bu kelimeyi barındıran atasözleri ve deyimler listesi aşağıda yer almaktadır.
- Yüz bulmak
- Yüz bulunca astar istemek
- Yüz çevirmek
- Yüze çıkmak
- Yüze duramamak
- Yüze gülmek
- Yüz etmek
- Yüze vurmak
- Yüz geri etmek
- Yüz göstermek
- Yüz kızartmak
- Yüz kızdırmak
- Yüz surat davul derisi (veya mahkeme duvarı)
- Yüz sürmek
- Yüz takınmak
- Yüz tutmak
- Yüz tutmak
- Yüzü açılmak
- Yüzü asılmak
- Yüzü düşmek
- Yüzü görmemek
- Yüzü gözü açılmak
- Yüzü gülmek
- Yüzü kâğıt gibi olmak
- Yüzü kalmamak
- Yüzü karışmak (veya allak bullak olmak veya alabora olmak)
- Yüzü kasap süngeriyle silinmiş
- Yüzü kızarmak
- Yüzü kireç gibi olmak (veya ağarmak)
- Yüzü kireç kesilmek
- Yüzünden akmak
- Yüzünden düşen bin parça olmak
- Yüzünden kan damlamak
- Yüzünden okumak
- Yüzünden okunmak
- Yüzüne bağırmak
- Yüzüne bakamaz olmak
- Yüzüne bakılacak gibi olmak
- Yüzüne bakılır olmak
- Yüzüne bakılmaz olmak
- Yüzüne bakmamak
- Yüzüne bakmaya kıyamamak
- Yüzüne bir daha bakmamak
- Yüzüne duramamak
- Yüzüne gözüne bulaştırmak
- Yüzüne gülmek
- Yüzüne hasret kalmak
- Yüzüne kan gelmek
- Yüzüne karşı
- Yüzüne su çarpmak
- Yüzüne tükürseler yağmur yağıyor sanır
- Yüzüne vurmak (veya çarpmak)
- Yüzüne yazmak
- Yüzünü ağartmak
- Yüzünü buruşturmak (veya ekşitmek)
- Yüzünü duvara yapıştırmak
- Yüzünü gören cennetlik
- Yüzünü görmemek
- Yüzünü gözünü açmak
- Yüzünü güldürmek
- Yüzünü kara çıkarmak
- Yüzünü karartmak
- Yüzünü kızartmak
- Yüzünü kızartmak (veya kızdırmak)
- Yüzünün derisi kalın
- Yüzünün derisi yere geçmek
- Yüzünü şeytan görsün
- Yüzünü unutmak
- Yüzünü yere getirmek (veya geçirmek)
- Yüzünüze güller
- Yüzü olmamak
- Yüzü sararmak
- Yüzü seçilmemek
- Yüzü sıcak olmak
- Yüzü soğuk olmak
- Yüzü suyu hürmetine
- Yüzü suyuna
- Yüzü tutmamak
- Yüzü yazılı kalmak
- Yüzü yere gelmek (veya geçmek)
- Yüz verince astar istemek
- Yüz vermemek
- Yüz yapmak
- Yüz yazmak
- Yüz yüzden utanır





