gdh'de ara...

Rusya NATO görüşmeleri çıkmazda! Rusya ne kadar ileri gidebilir?

1. resim

Rus ve Batılı yetkililer arasında, Rusya ile Ukrayna arasındaki artan gerilimi yatıştırmaya odaklanan bir dizi önemli toplantı dünyanın odak noktası haline geldi. Sorunun ana başlığı; eski bir SSBC toprağı olan ve Rusya ile Avrupa’nın geri kalanı arasında bir tür sınır ülkesi olan Ukrayna’nın bir gün Batı askeri ittifakı olan NATO’nun bir üyesi olup olmayacağıdır.

Özel Haber

Rus ve Batılı yetkililer arasında, Rusya ile Ukrayna arasındaki artan gerilimi yatıştırmaya odaklanan bir dizi önemli toplantı dünyanın odak noktası haline geldi.

Sorunun ana başlığı; eski bir SSBC toprağı olan ve Rusya ile Avrupa’nın geri kalanı arasında bir tür sınır ülkesi olan Ukrayna’nın bir gün Batı askeri ittifakı olan NATO’nun bir üyesi olup olmayacağıdır.

Bu, Rusya’nın NATO'nun genişleme ihtimali olarak değerlendirdiği için şiddetle karşı çıktığı bir ihtimaldir.

Avrupa ülkeleri ile Rusya arasındaki ilişkiler, Rusya’nın Kırım’ı ilhak ettiği 2014 yılında, Soğuk Savaş'tan bu yana en düşük seviyeye indi. O zamandan beri Ukrayna Ordusu ile Rus yanlısı birlikler arasında düşük seviyeli de olsa çatışmaların sürekliliği bugüne kadar devam etti.

Rus birliklerinin Ukrayna sınırına büyük yığınaklar yaptığına dair çok sayıda haberin ortasında son aylarda gerginlik daha da tırmandı ve Rusya’nın Ukrayna'yı işgal etmeye hazırlandığına dair yaygın bir kanıya sahip olundu.

ABD, AB ve NATO yükselen kriz süreci boyunca yaptıkları çeşitli açıklamalarda “Rusya'nın Ukrayna’yı işgal etmesi durumunda kararlı bir şekilde yanıt verileceğini" belirtmesi Rusya'nın geri adım atmasını sağlamadı. Batı’nın Ukrayna’yı savunmak için ne kadar ileri gideceği ise şu anda en büyük soru.

Rusya ne istiyor?

Geçen ay Rusya, bir güvenlik anlaşması taslağı hazırlayarak diğer güvenlik konularının yanı sıra Ukrayna konusunda da Batı’dan bir dizi talepte bulundu.

Belgede, ABD’nin NATO’nun doğuya doğru genişlemesini engellemesi ve eski Sovyet devletlerinin ittifaka katılmasına izin vermemesi talep ediliyordu.

Rusya, anlaşma taslağında ayrıca ABD’nin halihazırda NATO üyesi olmayan eski Sovyet devletlerinin topraklarında “askeri üsler kurmamasını” veya “altyapılarını herhangi bir askeri faaliyet için kullanmamasını veya onlarla ikili askeri işbirliği geliştirmemesini” talep etti.

Anlaşma taslağında şüphesiz Ukrayna, Ruslar için bariz bir odak noktası. Fakat bunların yanı sıra Rusya’nın talepleri arasında yer alan ülkelerin arasında Belarus, Azerbaycan, Moldova ve Ermenistan gibi eski bir Sovyet toprakları da yer aldı. Eski Sovyet devletleri olan Letonya, Litvanya ve Estonya ise zaten NATO üyesi durumunda.

Rusya bu taslakta; Doğu Avrupa’daki Polonya ve Romanya’da bulunan ABD füze savunma komplekslerinden ve NATO’nun Baltık ülkeleri ve Polonya’da “savaşmaya hazır kıtalar” olarak tanımladığı misyonların varlığından rahatsız olduğunu açıkça dile getirdi.

ABD ve NATO, Rusya'nın "Ukrayna’nın NATO’ya kabul edilmemesi" ve "Doğu Avrupa’daki NATO konuşlandırmalarını geri çekilmesi" yönündeki taleplerini “başlangıç” olarak nitelendirdi ve bunları kabul etmenin yeni tavizler ortaya çıkaracağı konusundaki tedirginliklerini çeşitli açıklamaları ile dile getirdi.

Ukrayna neden önemli?

Ukrayna, konumu nedeniyle Rusya için özel bir öneme sahiptir. Rusya Federasyonu Dış İstihbarat Servisi'nin güvenlik raporunda Ukrayna için; "Rusya ile doğu AB ülkeleri arasında siper görevi gören ülke, Rusya'nın Batı blokuna karşı stratejik tampon bölgesi" olarak nitelendirilmektedir.

Ukrayna, bölgede güç ve nüfuzunu korumak için rekabet düzeyini artıran Rusya'ya karşı AB ve NATO’ya katılma arzusunu defalarca dile getirdi.

Birçok Rus stratejist Putin'in 1999′un sonlarından bu yana başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde Ukrayna’yı işgal etmek için güçlü bir istek taşıdığına inanıyor.

Özetle Rusya; sadece Ukrayna’nın NATO ittifakına katılmasını engellemeye çalışmıyor, ayrıca Ukrayna’nın 2008 NATO Üyelik Eylem Planı (MAP) uygulamasından bu yana yapmaya çalıştığı Batı etki alanından çıkarmaya çalışıyor. Ve bu hedefini de açıkca hem eylemsel hem de diplomatik adımlar ile ortaya koyuyor.

Rusya ne kadar ileri gidebilir?

Batılı yetkililerin karşı karşıya olduğu en büyük sorulardan biri, Rusya’nın Ukrayna’nın Avrupa’ya ve Batı’ya yönelmesini durdurmak ve mevcut haliyle ülkedeki varlığını ve etkisini artırmak ve genişletmek için ne kadar ileri gitmeye istekli olduğunu tam olarak kestirememeleri.

Avrupa ülkelerinin Rusya’yı caydırma kapasiteleri oldukça düşük. Rusya’ya uygulanan yaptırımların ülkeyi dize getirmenin aksine milliyetçi duygular etrafında daha da kenetlediği daha önceki örneklerle literatürdeki yerini almış durumda.

Avrupa Birliği üye ülkeleri, enerji arz güvenliği ve bilhassa da doğalgaz temini bakımından Rusya’ya bağımlı durumda. Rusya, AB’nin toplam doğalgaz ithalatının yaklaşık yarısını, petrol ithalatının da neredeyse üçte birini karşılıyor.

Bütün bu bilgiler ışığında gerçekçi yaklaşmak gerekirse Rusya’nın savaşa girmeye hazır olduğu açıkça görülmektedir. Nitekim NATO Genel Sekreteri Soltenberg dün Rusya ile yapılan gürşmenin ardından yaptığı açıklamada "Avrupa'da her an bir savaş patlak verebilir" ifadelerini kullandı.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şu ki; Rusya'nın mevcut cephelerin çok ötesinde bir savaş istemeyeceğidir. Özellikle olası bir çatışma Donetsk ötesine geçerse topyekün bir savaşa evrileceği konusunda neredeyse hiç şüphe yoktur.

Rusya’nın "kararlılığını" ortaya koymak için büyük adımlar attığı ve sahadaki hamleleri ile NATO ve ABD’yi kendisinin daha güçlü olduğu bir masaya getirmeyi başardığı aşıkardır. Bu Rusya tarafından stratejik bir başarı olarak görülebilir. Fakat diğer yandan "uzlaşmaz" bir yol izlemesi halinde bir sonraki aşamanın bir çatışma olacağını da bildiği bir gerçektir.

Rusya, ABD ve NATO görüşmelerinin sonucu ne olursa olsun karşılıklı "tehditkar" açıklamaların devam edeceği fakat olası bir çatışmanın ise Donetsk Havzası yani Donbass bölgesinde sınırlı kalması için iki tarafın da gayret edeceği aşikardır.