gdh'de ara...

Türkiye çok taraflı denklemde kritik bir rol oynuyor

1. resim

Türkiye; Washington, Moskova, Tahran, Kudüs ve Kiev arasındaki büyük dansta kritik bir rol oynuyor.

Türkiye, Ukrayna ihtilafının her iki tarafında da rol almaya çalışıyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kısa süre önce yaptığı bir telefon görüşmesinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile BM ve uluslararası kaygıların merkezinde yer alan Zaporijya Nükleer Santrali konusundaki krize nasıl arabuluculuk edebileceği konusunda konuştu.

Bu, Türkiye'nin Ukrayna'daki savaşta rol almaya çalıştığı ilk hamle değil. Türkiye aynı zamanda tahıl krizi konusunda da rol aldı ve “diplomatik iyi niyet” başarısı konusunda dünya kamuoyu karşısında kredi kazandı.

Türk devlet medyası TRT'de konu ile ilgili yer alan haberde;

“Erdoğan, Rus mevkidaşı Vladimir Putin'e İstanbul tahıl anlaşmasında olduğu gibi Türkiye'nin güney Ukrayna'daki Zaporijya Nükleer Santrali krizinde de kolaylaştırıcı bir rol oynayabileceğini söyledi”

ifadeleri kullanıldı.

Bu arada Moskova devlet medyası da, Türkiye'nin Putin ile görüşmelerinin altını çizdi. Kremlin basın servisi,

"Putin, Erdoğan ile telefon görüşmesinde, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan (UAEA) müfettişlerin Zaporijya Nükleer Santrali'ne bir ziyaret düzenlemesinde Rusya'nın rolünü vurguladı"

ifadelerini kullandı.

İki devlet medya kuruluşundan gelen haberler, Türkiye ve Rusya'nın birlikte nasıl yakın çalıştığını gösteriyor. Ancak aynı zamanda Ankara, Ukrayna'yı desteklediğini belirtiyor. Türkiye, Rusya'nın ilhak ettiği Kırım'ın Ukrayna'nın bir parçası olduğunu belirtiyor ve Ukrayna'ya silahlı insansız hava araçları sağlıyor.

Bir ülke gerçekten her iki tarafta da olabilir mi?

Türkiye ve Rusya'nın Suriye, Libya ve diğer yerlerdeki ilişkileri dengeli bir şekilde paylaştığı görülüyor. İki ülke, hem birlikte hem de ayrı çalışıyorlar. Her yerde birincil hedefleri, Batı'nın yerini almak ve gerektiğinde ise ittifak oluşturmak üzerine.

Buradaki asıl soru ise; Türkiye'nin Ukrayna konusunda yaptığı “aracbuluculuğun” uzun vadede Ankara ve Moskova'ya ne derece fayda sağlayacağıdır.

Ukrayna'nın tahılı artık Türkiye'nin gözü önünde ihraç edildiğinden, Ankara'nın bu ticaretin başında yer alması akla yatkın. Batı ile olan çatışmalarının bir parçası olarak ise enerjiyi, ticareti ve hatta mültecileri kullanıyorlar. Örneğin Türkiye göçmenleri ve mültecileri Yunanistan'a karşı kullandı. Rusya ise, mültecileri Avrupa'ya itmek için Belarus'u kullandı.

Diğer yandan hem Türkiye hem de Rusya, ABD'ye rağmen askeri operasyonlar başlatma konusunda etkin bir politika izliyorlar.

Örneğin, ABD'nin karşı çıkmasına rağmen, Türkiye 2018'de Suriye'ye, Rusya ise 2014'te Kırım'ı işgal ettikten sonra bu yıl Ukrayna'ya askeri harekat başlattı. Türkiye'nin terörle mücadele için Suriye ve Irak'a yaptığı operasyonların her ikisi de ABD liderliğindeki bir dünya düzenini aşmaya dayanıyordu.

Diğer yandan Rusya ve Türkiye, önümüzdeki dönemde Suriye'de neler olabileceğine ilişkin bazı anlaşmalar yapmaya çalışıyor. Türkiye Suriye'de yeni bir askeri harekat başlatmak istiyor.

Bu gelişmeler İsrail için ne anlama geliyor?

Ukrayna'da olduğu gibi Türkiye, İsrail'le olan ilişkilerinde de çok taraflı rol oynamaya çalışıyor. Ankara, son dönemde Kudüs ile diplomatik ilişkilerini geliştirdi. Türkiye, Yahudi devleti ile ticaret ve enerji anlaşmaları yapmak istiyor. Ayrıca Rusya da Suriye'de İsrail'i etkileyen kilit bir rol oynuyor.

Ankara, Ukrayna krizinden diplomatik sermaye elde ettikten sonra, bu etkisini BM, AB hatta ABD'ye karşı, Gazze ve Batı Şeria'daki sorunlarda da büyük bir rol oynamak için kullanmaya çalışabilir. Ankara'nın Moskova ile yaptığı her adım İsrail'i de bu anlamda potansiyel olarak etkiliyor.

Jarussalem Post'ta yayımlanan analiz gdh.digital tarafından çevrilmiştir.