Starbucks Güney Kore - Wikimedia Commons
- Starbucks Korea’nın 18 Mayıs’ta başlattığı “Tank Day” kampanyası, Gwangju katliamı ve diktatörlük dönemi travmalarına gönderme yaptığı gerekçesiyle tepki topladı.
- Kampanyada kullanılan görseller ve sloganların tarihsel hassasiyetleri tetiklediği, bunun ardından mağazalarda protestolar ve boykot çağrıları başladığı bildirildi.
- Şirket yönetimi özür açıklamaları yaptı, üst düzey yöneticilerden biri görevden alındı ve CEO istifa etti.
- Polis, kampanya sürecine ilişkin inceleme başlattı; şirket yöneticileri “tarihsel değerleri incitme” suçlamasıyla soruşturma kapsamına alındı.
Starbucks Güney Kore’nin “Tank” isimli termos serisi için başlattığı promosyon, kısa sürede ülkede büyük bir PR krizine dönüştü.
Kampanyanın 18 Mayıs’ta başlatılması ve kullanılan ifadelerin, Güney Kore’nin demokratikleşme sürecinde yaşanan 1980 Gwangju katliamına ve 1987 işkence skandalına göndermeler içerdiği iddiaları tepki çekti.
Tarihsel travmalarla örtüşen kampanya
18 Mayıs tarihi, Gwangju’daki askeri yönetim karşıtı protestoların kanlı şekilde bastırıldığı gün olarak Güney Kore’de büyük hassasiyet taşıyor.
Ayrıca kampanyada kullanılan bazı ifadelerin, 1987’de öğrenci aktivist Park Jong-chul’un işkenceyle ölümünü örtbas etmek için kullanılan resmi anlatımlarla benzerlik taşıdığı öne sürüldü.
1980’de Gwangju’da askeri yönetim karşıtı protestolar 10 gün süren şiddetli müdahaleyle bastırılmış, yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
Boykot ve ekonomik etki
Tepkiler büyüdükçe Starbucks’a yönelik boykot çağrıları ülke genelinde yayıldı. Mağazalarda ürünlerin kırıldığı ve uygulamaların silindiği bildirildi. Ön ödemeli kartlardan para çekme talepleri arttı. Kart işlemlerinde kısa sürede ciddi düşüş yaşandı.
Şirketin Güney Kore’deki operasyonlarında ciddi gelir kaybı yaşandığı ifade edildi.
GDH Digital NSosyal kanalını takip edebilirsiniz.
Özürler ve soruşturma süreci
Starbucks Güney Kore yönetimi ve bağlı olduğu Shinsegae Group, kamuoyuna özür açıklamaları yaptı. Grup başkanı ulusal televizyonda özür dilerken CEO görevden alındı.
Ancak bu açıklamalar protestoları yatıştırmadı. Kurban aileleri ve sivil toplum kuruluşları özürleri yetersiz buldu.
Polis, şirket yöneticileri hakkında “tarihsel değerlere hakaret” iddialarıyla soruşturma başlattı.


