CHP’deki “kurultay” tartışmaları devam ediyor… Kemal Kılıçdaroğlu hizbi kurultay sürecinin uygun bir zamana yayılmasıyla partinin kurultay şaibesi, yolsuzluk, yozlaşma yargılamalarından, iddialarından arınmasını ve partinin adeta yeniden kurulmasını istiyor… Özgür Özel- Ekrem İmamoğlu hizbi ise derhal kurultaya gidilmesini istiyor, kurultayın toplanmaması halinde CHP’den ayrılmak üzere yeni parti, hatta yeni partiler hazırlığından bahsediyorlar… Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu arasında CHP’den ayrılma ve zamanlama konusunda farklı görüşlerin olduğu da dile getiriliyor. Bu bahse daha sonra yeniden döneriz…
Kılıçdaroğlu hizbi CHP’yi devraldıktan sonra partinin yetkili kurullarına hakim olmuş görünüyor… Parti yetkili kurulları deyince genel başkanlık, parti meclisi ve yüksek disiplin kurulunu anlamak lazım. Kılıçdaroğlı merkez yönetim kurulunu da oluşturarak parti makinasını kendi lehin işletecek bir hakimiyeti kurmuş görünüyor. Kılıçdaroğlu siyasi partiler, parti tüzüğü ve partinin mali imkanlarını kullanma imkanına sahip durumda… Şimdi meseleyi zamana yayarak Özel-İmamoğlu etrafında kendisine karşı oluşmuş sert muhalefetin hararetini söndürmek ve motivasyonlarını bozmak, parti yönetiminin elinde cezalandırmak ve ödüllendirmek yetkileriyle kendi hizbini güçlendirmek karşı hizbi zayıflatmak stratejisin izliyor. Özel-İmamoğlu hizbini şaibeli kurultay, yolsuzluk, yozlaşma ve son 3 yıldaki genel merkez yönetiminin icraatlarıyla tartıştırarak zaman çerisinde yıpratma hedefleniyor… Zaman geçtikçe Özel-İmamoğlu etrafındaki kümelenmenin zayıflayacağı düşünülüyor.
Bu arada başlangıçta iki hizip arasındaki kopukluk zamanla aracı milletvekilleri ve büyükşehir belediye başkanlarıyla dolaylı görüşme safhasına geçmiş durumda… Her iki hizip de bu görüşmelere kendi siyasi stratejileri ve siyasi takvimleri çerçevesinde bir yer tanıyor ancak bu yerin meselenin gerçekten çözülmesi olduğu ise söylenemez.
Özel-İmamoğlu ise “tedbirli mutlak kararı” ihtimaline karşı daha önce oluşturdukları siyasi strateji çerçevesinde bir hazırlık yapmış görünüyorlar… Özel-İmamoğlu hizbi, CHP yönetiminin ellerinden uzun süre gitmesi ihtimaline ve yaklaşan seçimlere karşı hazırlıksız yakalanmamak için CHP’den ayrı parti kurma seçeneğini tartışmış ve bu seçenek için hazırlık yapmış görünüyorlar. Bu seçenek, mahkeme kararından önce kulis bilgileri olarak medyaya sızmış veya sızdırılmıştı. Mahkeme kararından sonra ise bu seçenek bizzat Özgür Özel tarafından bu ihtimal dile getirildi, artık bu senaryo hakkında çok fazla yayın yapılıyor.
CHP dışında ayrı bir parti kurma senaryosuna CHP seçmeninin ve kadrolarının baba ocağından ayrılma tedirginliği, parti sadakati, “Atatürk’ün partisinden ayrılma gerginliği”, yeni partinin beraberinde gelen belirsizlik ve riskler üzerinden bir tür direncin olduğunu söylemek lazım… Hizbin asıl lideri Ekrem İmamoğlu’nun kamuoyuna verdiği mesajlarda bu direnci aşmak konusunda kararlı olduğu görülüyor. Ancak ayrılma senaryosunu hayata geçirmek durumunda olan Özgür Özel, bu konuda daha ihtiyatlı… Özel, CHP’de kalma seçeneklerinin tükendiğini akla gelen her düğmeye basarak hiperaktif bir şekilde göstermeye çalışıyor. Özel CHP’den ayrılma ve yeni parti risklerine karşı, tarihi ve siyasi sorumluluğunu yerine getirdiğini parti kamuoyunu ikna edecek şekilde kuvvetle göstermek istiyor… Bu da Özel ile İmamoğlu arasında CHP’den ayrılma ve yeni parti konusunda kamuoyundaki farklı tonların ortaya çıkmasını izah ediyor…
Önümüzdeki dönemde CHP’den ayrılma ve yeni parti kurulması kararının CHP’den ayrılacak kesimlerle partiye yeni katılacak kesimler arasında ideoloji, siyasi strateji ve taktik, hedef alınan seçmen kitlesi, siyasi söylem, partinin idaresi ve örgütlenme konularında bir takım tartışmaların yaşanması da kuvvetle muhtemel görünüyor. Çünkü İmamoğlu etrafındaki kurmay, kampanya ve ajans grubu bu ayrılmayı CHP’nin kimi tarihi, ideolojik ve örgütsel handikaplarını aşmak, yeni siyasi ve toplumsal kesimlere açılabilmek için bir avantaj olarak görüyorlar. CHP’den ayrılanlar ise böyle yeni bir gelecek duygusundan çok baba ocağı, CHP nostaljisi ile hakiki CHP’yi aramaya daha yakın görünüyorlar. Bu kesimin içinde “CHP 2.0 “ı isteyenlerle, buna bile zorlukla ikna olacak bir nostaljik kitlenin var olduğu görülüyor. Buna karşılık Ekrem İmamoğlu T24’e verdiği mülakatta bütün eğilimleri ve kesimleri içine alacak bir değişim ve demokrasi cephesinden bahsediyor. Yeni Parti bunu yapamaz ve %50+1’i yakalayacak bir yeni ideolojik, sosyolojik değişim ve yeni bir teşkilatlanma sağlayamazsa CHP’den ayrılmakla beraber, CHP tartışmalarından ve CHP hizbi olmaktan kurtulmuş olmayacaktır. Bu bakımdan “Yeni Parti”nin, yeni ve ciddi sorunlar getirmesi kaçınılmazdır. Özgür Özel’in “sert CHP’li” ve “sol kimliği” yeni partinin sorunlarını aşmaya uygun bir profil çizmediğini şimdiden söylemek gerekiyor. Bunu müstakbel cumhurbaşkanı adayıyla dengelemeleri beklenebilir ancak yeni parti ve yeni yolun yeni anlaşmazlık ve çatışmaları da gündeme getirmesi kaçınılmazdır. Çünkü CHP’den ayrılacak büyük bir kesim “hukuken” CHP’den ayrılsa da “zihnen” CHP’den ayrılmakta zorlanacaktır… Bu da Yeni Parti’nin gerçekten yeni bir parti olmasını engelleyecektir.




