12. Yargı Paketi son dakika TBMM
- 12. Yargı Paketi kapsamında infaz sistemi ve yargı süreçlerine ilişkin önemli düzenlemeler üzerinde çalışılıyor.
- Düzenlemenin, davaların daha hızlı sonuçlanması ve yargı süreçlerinde yaşanan bazı sorunların azaltılmasına yönelik adımlar içermesi bekleniyor.
- TBMM'ye sunulması planlanan paket, yargı sisteminde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek başlıklarla gündemde yer alıyor.
Adalet sisteminde uzun süredir tartışılan sorunlara çözüm getirmesi beklenen 12. Yargı Paketi için çalışmalar sürüyor. TBMM'ye sunulması planlanan düzenlemede infaz sisteminden dijital yargı uygulamalarına, duruşma sürelerinden görev ve yetki tartışmalarına kadar birçok başlıkta önemli değişiklikler yer alıyor.
12. Yargı Paketi için geri sayım başladı
Kulislerde konuşulan bilgilere göre, ilk etapta infaz düzenlemesi kapsamında değerlendirilmesi planlanan çalışma daha sonra ayrı bir paket halinde ele alındı.
TBMM'nin yaz tatiline girmeden önce Başkanlığa sunulması beklenen düzenlemede özellikle infaz sistemi ve yargı süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik adımlar öne çıkıyor.
Şartlı tahliyede yeni dönem kapıda
Hazırlanan modelde en dikkat çeken başlıklardan biri şartlı tahliye uygulamasına ilişkin düzenleme oldu. Buna göre, şartlı tahliye kapsamında cezaevinden çıkan bir hükümlünün yeniden suç işlemesi halinde yalnızca yeni suçtan aldığı ceza değil, önceki cezasının infaz edilmemiş bölümü de yeniden gündeme gelecek.
Böylece kişi hem işlediği yeni suçun cezasını hem de kalan eski cezasının yaptırımını birlikte karşılayabilecek.
Yeni suç işleyen hükümlüler için kritik düzenleme
12. Yargı Paketi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hasan Basri Akdemir, Türkiye'de adalet sistemine yönelik en büyük eleştirilerden birinin davaların uzun sürmesi olduğunu belirtti.
Akdemir, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye’de yıllardır adalet sistemine yönelik en büyük eleştirilerin başında davaların uzun sürmesi geliyor. Bir vatandaşın hakkını aramak için açtığı davanın yıllarca sonuçlanmaması, çoğu zaman adalet duygusunu da zedeliyor. İşte bu noktada hazırlanan 12. Yargı Paketi, yargılamaların hızlandırılması ve vatandaşın adalete daha kısa sürede ulaşabilmesi amacıyla önemli değişiklikler içeriyor."
İki duruşma arasındaki süre 3 ayı geçemeyecek
Pakette yer alan en dikkat çekici düzenlemelerden biri de duruşmalar arasındaki süreye ilişkin oldu.
Akdemir, yeni sisteme ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Paketin en dikkat çekici düzenlemelerinden biri, iki duruşma arasındaki sürenin sınırlandırılması. Yeni sisteme göre mahkemeler, zorunlu ve istisnai haller dışında iki duruşma arasında üç aydan fazla süre bırakamayacak. Bu düzenleme ilk bakışta teknik bir değişiklik gibi görünse de aslında yıllardır şikâyet edilen 'dosyanın raflarda beklemesi' sorununa doğrudan müdahale niteliği taşıyor.
Duruşmaların daha kısa aralıklarla yapılması, hâkimlerin dosyaya daha hâkim olmasını sağlayacağı gibi delillerin değerlendirilmesini ve karar süreçlerini de hızlandıracak. Böylece vatandaşlar yıllarca süren hukuk mücadeleleri yerine daha makul sürelerde sonuç alabilecek."
E-duruşma uygulamasının kapsamı genişletiliyor
Paketin önemli başlıklarından biri de dijitalleşme olacak.
Akdemir, e-duruşma sistemine ilişkin şu açıklamayı yaptı:
"Paketin bir diğer önemli ayağı ise dijitalleşme. Pandemi döneminde hayatımıza giren e-duruşma uygulaması artık daha geniş kapsamda kullanılabilecek. Ön inceleme duruşmalarının da ses ve görüntü nakli yoluyla yapılabilmesi, özellikle farklı şehirlerde yaşayan taraflar ve avukatlar açısından ciddi bir kolaylık sağlayacak.
Bu düzenleme yalnızca zamandan tasarruf anlamına gelmiyor. Fiziksel engeller nedeniyle mahkemeye ulaşmakta zorlanan vatandaşlar için de adalete erişimin önünü açıyor. Teknolojinin yargıya entegrasyonu sayesinde hem maliyetlerin düşmesi hem de süreçlerin daha etkin işlemesi hedefleniyor."
Görev ve yetki tartışmalarına yeni düzenleme
Yıllardır yargı süreçlerini uzatan görev ve yetki uyuşmazlıklarının da yeni düzenlemeyle azaltılması amaçlanıyor.
Akdemir konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Paketin dikkat çeken bir başka başlığı ise görev ve yetki tartışmalarına ilişkin. Bugüne kadar birçok dosya, yıllar süren yargılama süreçlerinin ardından yalnızca görev veya yetki uyuşmazlığı gerekçesiyle yeniden ilk derece mahkemelerine gönderilebiliyordu. Yeni düzenlemeyle Yargıtay’ın yalnızca bu gerekçelerle bozma kararı vermesinin önüne geçiliyor.
Bu değişiklik, özellikle usul tartışmaları nedeniyle uzayan davaların azaltılması bakımından kritik önem taşıyor. Görev ve yetki denetiminin istinaf aşamasında tamamlanmasıyla birlikte dosyaların yıllarca mahkemeler arasında gidip gelmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor."
Yargıtay'ın bozma yetkisinde değişiklik geliyor
Akdemir, düzenlemelerin temel hedefinin vatandaşın adalete daha hızlı ulaşabilmesi olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Elbette her reform paketi gibi 12. Yargı Paketi’nin de başarısı uygulamada ortaya çıkacak. Ancak düzenlemelerin genel çerçevesine bakıldığında hedefin açık olduğu görülüyor: Daha hızlı işleyen, daha erişilebilir ve vatandaşın adalete olan güvenini güçlendiren bir yargı sistemi.
Çünkü adaletin gecikmesi, çoğu zaman adaletin eksik kalması anlamına geliyor. Vatandaşın beklentisi ise son derece net: Hızlı, etkin ve öngörülebilir bir yargı."
Adalet Bakanlığı'nın hedefi daha etkin yargı sistemi
Akdemir, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in daha önce yargıda mağduriyetlerin giderilmesine yönelik reform mesajları verdiğini hatırlatarak şunları söyledi:
"Adalet Bakanı Akın Gürlek aslında yargıda mağduriyetler olduğunu ve bununla ilgili reform düzeyinde adımlar atılacağını söylemişti. 12. yargı paketi de bu atılan adımların ilki olacak."




