Marco Rubio - Reuters
- ABD, Küba ordusuna bağlı GAESA ağına yeni yaptırımlar açıkladı.
- Yaptırımlar maden ve metal sektöründeki bazı şirketleri de kapsıyor.
- Marco Rubio, şirketleri Küba halkının kaynaklarını sömürmekle suçladı.
- Küba hükümeti kararı “suç” olarak tanımladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Küba ekonomisinde önemli paya sahip olan GAESA Holding bağlantılı şirketlerin yaptırım listesine alındığını duyurdu.
ABD yönetimi, söz konusu şirketlerin Küba ordusunun ekonomik etkisini artırdığını ve devlet kaynaklarının belirli çıkar grupları tarafından kontrol edildiğini savunuyor.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
GAESA ağı hedefte
Washington’un yaptırım listesine eklediği yapıların yalnızca GAESA ile sınırlı olmadığı, Küba’nın maden ve metal rezervlerinden gelir elde eden bazı şirketlerin de kapsama dahil edildiği bildirildi.
Rubio, bu şirketlerin Küba halkına ait kaynakları kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını öne sürdü. Rubio, konuyla ilgili şu sözleri söyledi:
“Küba halkının kaynaklarını çalıyorlar.”
Rubio ayrıca bu şirketlerin ABD karşıtı propaganda faaliyetlerine devam etmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
Havana’dan sert yanıt
Bruno Rodríguez Parrilla, ABD’nin yeni yaptırımlarına sert tepki gösterdi.
Küba Dışişleri Bakanı, Washington’un ekonomik kuşatmayı derinleştirdiğini ve bunun doğrudan Küba halkını hedef aldığını savundu.
GDH Digital NSosyal kanalını takip edebilirsiniz.
“Toplu cezalandırma politikası”
Rodriguez, ABD’nin uyguladığı baskının ekonomik değil siyasi bir araç olduğunu belirtti. Rodriguez konuyla ilgili şu cümleleri kurdu:
“ABD, Küba halkına karşı acımasız saldırganlık ve toplu cezalandırma politikası izliyor.”
Kübalı yetkili ayrıca ülke ekonomisinin tüm baskılara rağmen direnç göstermeyi sürdürdüğünü söyledi.
Gerilim yeniden yükseliyor
Son yaptırım kararı, Washington ile Havana arasındaki ilişkilerde gerilimin yeniden tırmandığına işaret ediyor.
Uzmanlara göre bu adım, ABD’nin Latin Amerika politikasında Küba üzerindeki ekonomik baskıyı artırma stratejisinin yeni halkası olarak değerlendiriliyor.

