Abdullah Öcalan'ın 26 yıl sonra ilk kez görüntülü yayınlandı
PKK elebaşı Abdullah Öcalan, avukatları aracılığıyla yaptığı yeni açıklamada, örgütün "varlık inkarına dayalı ve ayrı devlet amaçlı" hareketine ve "ulusal kurtuluş savaş stratejisi"ne son verildiğini belirtti.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 09.07.2025 - 09:36
- PKK elebaşı Öcalan, örgütün feshini ve silahların gönüllüce bırakılmasını talep etti.
- PKK'nın "ulus devletçi amaç" ve "savaş stratejisinin" miadını doldurduğunu ifade etti.
- Bu adımı "tarihi bir kazanım" olarak gördüğünü ve yeni bir "demokratik toplum manifestosu" hazırladığını duyurdu.
- Silah bırakma sürecinin TBMM komisyonuyla yürümesini önerdi, "önce sen-ben" tartışmalarından kaçınılmasını vurguladı.
- Açıklamanın İmralı'da, özgür iradeyle yapılan görüşmeler sonucu olduğunu kaydetti.
PKK elebaşı Abdullah Öcalan, avukatları aracılığıyla yaptığı yeni açıklamada, örgütün "varlık inkarına dayalı ve ayrı devlet amaçlı" hareketine ve "ulusal kurtuluş savaş stratejisi"ne son verildiğini belirtti.
Öcalan, örgütün kendisini feshetmesini ve silahları gönüllüce bırakmasını istediği bu adımı "tarihi bir kazanım" olarak nitelendirdi.
Yeni dönem ve “Demokratik toplum manifestosu”
Abdullah Öcalan, "Komünalist yoldaşlık hareketimizin geldiği aşamayı, yaşadıkları somut durumu, sorun ve çözüm yollarına ilişkin kapsamlı bir mektupla tekraren de olsa açıklayıcı ve yaratıcı yanıtlar vermeyi sizlere karşı etik bir görev saymaktayım" ifadeleriyle başlayan açıklamasında, 27 Şubat 2015 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'nı savunmaya devam ettiğini belirtti. Öcalan, PKK'nın 12. Fesih Kongresi'nin bu çağrıya "kapsamlı, oldukça doğru bir içerikle pozitif yanıt vermesini tarihi bir karşılık olarak değerlendirdiğini" dile getirdi.
Gelinen noktanın oldukça değerli ve tarihi nitelikte olduğunu belirten Öcalan, tüm bu gelişmeler sonunda "tarihi bir dönüşüm sayılması gereken bir demokratik toplum manifestosu" hazırladığını duyurdu. Bu manifestonun yaklaşık 50 yıllık "Kürdistan Devrimi'nin Yolu manifestosu"nu başarıyla ikame edecek nitelikte olduğunu ve sadece Kürt toplumu için değil, bölgesel ve küresel toplum için de tarihsel, toplumsal bir içerik taşıdığına inandığını ifade etti. Manifestoyu, tarihi manifesto geleneğinin başarılı bir örneği olarak gördüğünü ekledi.
İmralı görüşmeleri ve silahların bırakılması çağrısı
Öcalan, tüm bu gelişmelerin İmralı’da gerçekleştirdiği görüşmeler neticesinde yaşandığını açıkça belirtti ve görüşmelerin özgür irade temelinde yürütülmesine azami dikkat gösterildiğini vurguladı. Varılınan aşamanın yeni adımlarla pratiğe geçmeyi gerekli kıldığını ve bu aşamanın tarihi nitelikte olduğunu kaydetti.
Öcalan, açıklamasında şu kritik ifadeye yer verdi: "Varlık inkarına dayalı ve ayrı devlet amaçlı PKK hareketi ve dayandığı ulusal kurtuluş savaş stratejisine son verilmiştir. Varlık tanınmış, dolayısıyla ana amaç gerçekleşmiştir. Miadını doldurmak bu anlamdadır."
Bu temelde kapsamlı eleştiri ve özeleştirinin devam edeceğini belirten Öcalan, siyaset boşluk tanımayacağı için boşluğun Barış ve Demokratik Toplum başlıklı program, demokratik siyaset stratejisi ve temel taktik olarak bütüncül hukukla doldurulması gerektiğini ifade etti.
Öcalan, sürecin geneli olarak silahların gönüllüce bırakılması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) yetkili ve kanunla kurulması düşünülen kapsamlı komisyon çalışmasının önemine değindi. "Kısır mantıklı 'önce sen-ben' kısırlığına düşmeden adımların atılmasında dikkat ve hassasiyetin gösterilmesi şarttır" diyen Öcalan, atılan adımların boşa çıkmayacağını bildiğini, samimiyetini gördüğünü ve güvendiğini söyledi.
Abdullah Öcalan’ın mesajının tamamı şu şekilde;
Komünalist yoldaşlık hareketimizin geldiği aşamayı, yaşadıkları somut durumu, sorun ve çözüm yollarına ilişkin kapsamlı bir mektupla tekraren de olsa açıklayıcı ve yaratıcı yanıtlar vermeyi, sizlere karşı etik bir görev saymaktayım.
1- 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı savunmaya devam etmekteyim.
2- Sizlerin PKK’nin 12. Fesih Kongresi’yle, buna kapsamlı oldukça doğru bir içerikle pozitif yanıt vermenizi tarihi bir karşılık olarak değerlendirmekteyim.
3- Gelinen nokta oldukça değerli ve tarihi nitelikte sayılmak durumundadır. Bu arada köprü ilişkide bulunan yoldaşların çabası aynı değerde ve takdire şayandır.
4- Tüm yaşanan gelişmeler sonunda tarihi bir dönüşüm sayılması gereken bir Demokratik Toplum Manifestosu hazırladım. Bu manifesto, yaklaşık 50 yıllık ‘’Kürdistan Devriminin Yolu’’ manifestosunu başarıyla ikame edecek niteliktedir. Sadece Kürt tarihsel toplumu için değil, bölgesel ve küresel toplum için de tarihsel toplumsal bir içerik taşıdığına inanmaktayım. Tarihi manifesto geleneğinin başarılı bir örneğini teşkil ettiğinden kuşku duymamaktayım.
5- Tüm bu gelişmelerin İmralı’da gerçekleştirdiğim görüşmeler neticesinde yaşandığını açıkça belirtmek durumundayım. Görüşmelerin özgür irade temelinde yürütülmesine azami dikkat gösterilmiştir.
6- Varılan aşama, yeni adımlarla pratiğe geçmeyi gerekli kılmaktadır. Bu aşamanın ve gerekli adımların da tarihi nitelikte olduğunun önemle belirtilmesi, anlaşılması ve gereklerine bağlı kalınması, yol alınması açısından kaçınılmazdır.
a-Varlık inkarına dayalı ve ayrı devlet amaçlı PKK hareketi ve dayandığı ulusal kurtuluş savaş stratejisine son verilmiştir. Varlık tanınmış, dolayısıyla ana amaç gerçekleşmiştir. Miadını doldurma bu anlamdadır. Gerisi aşırı tekrar ve açmaz olarak değerlendirilmiştir. Bu temelde kapsamlı eleştiri-öz eleştiri devam edecektir.
b-Siyaset boşluk tanımayacağına göre, boşluk, Barış ve Demokratik Toplum başlıklı program, ‘’demokratik siyaset’’ stratejisi ve temel taktik olarak bütüncül hukukla doldurulmak durumundadır. Tarihsel nitelikte ve kader belirleyici bir süreçten bahsediyoruz.
c-Sürecin geneli olarak silahların gönüllüce bırakılması ve TBMM’de yetkili ve kanunla kurulması düşünülen kapsamlı komisyon çalışması önemlidir. Kısır mantıklı, önce sen-ben kısırlığına düşmeden, adımların atılmasında dikkat ve hassasiyetin gösterilmesi şarttır. Atılan adımların boşa çıkmayacağını biliyorum. Samimiyeti görüyor ve güveniyorum.
d-Dolayısıyla daha da pratik ve somut kilit açıcı adımlara geçilmeye çalışılmaktadır. Benim tarafımdan ileri sürülen tezlerin belli başlı olanları şunlardır:
1- Herkesin üzerine düşeni yapması, Barış ve Demokratik Toplum hedefine ulaşılması, pozitif entegrasyonalist bir perspektifle mümkündür. Tüm anlatılanlardan çıkarılan sonuç: PKK ulus devletçi bir amaçtan vazgeçmiş, bu temel amaçtan vazgeçişle birlikte temel savaş stratejisinden de vazgeçmiş, varlığını sona erdirmiştir. Gelinen tarihi noktanın daha da ileriye götürülmesi beklenmektedir.
2- Gerek TBMM ve komisyon için anlam ifade edecek, gerek kamuoyundaki şüpheleri giderecek ve sözümüzün gereğini karşılayacak şekilde silahların bırakılmasını, ilgili çevre ve kamuoyuna açık olarak temin etmeniz doğal karşılanmalıdır. Silah bırakma mekanizmasının kurulması süreci ileri taşıyacaktır. Yapılan silahlı mücadele aşamasından demokratik siyaset ve hukuk aşamasına gönüllüce geçiştir. Bu bir kayıp değil, tarihi bir kazanım olarak değerlendirilmek durumundadır. Silah bırakmaya ilişkin detaylar belirlenecek ve hızlıca hayata geçirilecektir.
3- Meclisin çatısı altında bulunan DEM, diğer partilerle birlikte bu sürecin başarıya ulaşması için üzerine düşeni yapacaktır.
4- Bu arada tüm karar metinlerinde vazgeçilmez bir şart olarak benim özgür kalma durumuma gelince; biliyorsunuz ki ben hiçbir zaman kendi özgürlüğümü bireysel bir sorun olarak görmedim. Felsefi olarak da kişi özgürlüğü toplumdan soyut olamaz. Birey özgürleştiği oranda toplum, toplum özgürleştiği oranda birey özgür olabilir. Bu eğilimin gereğine bağlı kalınacağı tabidir.
Silahın değil, siyasetin ve toplumsal barışın gücüne inanıyorum. Ve sizi de bu ilkeyi hayata geçirmeye çağırıyorum.
Son günlerde bölgede yaşanan gelişmeler, attığımız bu tarihi adımın önemini ve aciliyetini açıkça teyit ediyor.
Sürece yönelik her türlü eleştiri ve önerilerinizi, katkılarınızı dört gözle beklediğimi belirtmeliyim. Bu tartışmalar tüm ülke, bölge, küresel düzeyde bizleri, Demokratik Modernite Güçlerini yeni bir teorik program, stratejik ve taktik evreye ulaştıracağına, şimdiden bunun hazırlık çabası içinde olunduğuna dair çok iyimser ve hazır olduğumu, arzulu ve coşkulu olarak belirtirim.
Önümüzdeki döneme çağrım, kongre kararları ve en son bu yazıda dile getirdiğim görüş ve öneriler doğrultusunda yüklenelim ve başarı temelinde gelişmeler sağlayalım.
Daimi yoldaşça selam ve sevgiyle kalın.
19 Haziran 2025
Abdullah Öcalan”
Kaynak:
GDH Haber
GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
Bakan Güler'den terör örgütlerine çağrı: Silahları koşulsuz teslim edin
Ortak rapor için takvim belli oldu: DEM Parti İmralı Heyeti tarih verdi
Devlet Bahçeli'den DEM Parti'ye Suriye mesajı: Eski hastalıkları nüksetmemeli
Siyasette "Milli Dayanışma" mesaisi: MHP’li Feti Yıldız komisyon raporu için tarih verdi
The Washington Post: İsrail'in Dürziler ve SDG üzerinden Suriye planı
2026 yılının ilk kabine toplantısı Beştepe’de toplanıyor
DİĞER HABERLER
Başakşehir’de İETT otobüsleri çarpıştı: Yaralılar var
Kar ve buzlanma eğitimi vurdu: 15 Ocak Perşembe günü birçok ilde okullar tatil edildi
İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında 15 ismin testi pozitif çıktı
Kara Kuvvetleri'nde ihale yolsuzluğu operasyonu: 5 kişi tutuklandı
Eski futbolcu Ümit Karan uyuşturucu operasyonu kapsamında gözaltına alındı
Müstakil yapılarda yangın merdiveni ve otopark düzenlemesi
ABB konser davasında tahliye edilen 3 sanık hakkında yeniden yakalama kararı
Avukat Rezan Epözdemir tahliye edildi
Hakimi makam odasında vurmuştu: O savcı tutuklandı
Belediyelerin SGK borçları açıklandı! Zirvede İzmir var


