- "Keyfi uygulama" ve dava sürelerinin en az 6 ay uzamasının önüne geçilecek.
- Bilirkişilerin denetimi ve performans ölçümü için yeni bir yönetmelik çıkarılacak.
- "Tanıdık bilirkişi", "rüşvet karşılığı rapor" ve "nüfuz ticareti" gibi suistimal iddialarını engellemek amacıyla caydırıcı cezalar devreye alınacak.
Kamuoyunda sıkça tartışılan bilirkişilik sistemi, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Meclis Adalet Komisyonu üyeleri arasında yapılan görüşmede masaya yatırıldı. AK Parti’nin hukukçu kurmayları, hakimlerin neredeyse her dosyayı bilirkişiye gönderdiğini belirterek, bu durumun hem yargılama süresini uzattığını hem de suistimallere kapı araladığını dile getirdi.
Türkiye Gazetesi’nden Yücel Kayaoğlu’nun haberine göre, yapılan değerlendirmelerde; teknik uzmanlık, maddi hesap ve kusur tespiti gibi zorunlu haller dışında hakimlerin kendi mütalaalarını vermeleri konusunda uyarılacağı ve hangi dosyaların bilirkişiye gideceğinin net kriterlere bağlanacağı ifade edildi.
Rapor süreleri kısalıyor
Adalet Bakanlığı’nın faaliyet raporunda da yer alan yeni yol haritasına göre, bilirkişilikten kaynaklanan aksaklıkları gidermek için hem yasal düzenleme hem de idari tedbirler hayata geçirilecek.
Çıkarılacak yeni yönetmelikle birlikte bilirkişilerin rapor hazırlama süreleri kısaltılacak. Süresi içinde rapor teslim etmeyenlerin yanı sıra, dosyaların hep aynı kişilere gönderilerek haksız kazanç sağlandığı iddialarına karşı da sıkı bir takip mekanizması kurulacak.
Gerçeğe aykırı rapor yazana ağır yaptırım uygulanacak
Sistemin en kritik noktasını ise denetim ve yaptırımlar oluşturuyor. Görevini istismar ettiği, rüşvet aldığı veya bilerek gerçeğe aykırı rapor düzenlediği tespit edilen bilirkişiler için cezalar çok daha caydırıcı hale getirilecek. Meslek ahlakına ve kurallarına aykırı hareket edenlerin bilirkişilik sertifikaları kalıcı olarak iptal edilecek.
Bu adımlarla hem rüşvet ve nüfuz ticareti iddialarının önlenmesi hem de yargıdaki hantal yapının ortadan kaldırılarak adalet mekanizmasının hızlandırılması hedefleniyor.


