- Suç örgütünün, özellikle Libya menşeili kredi kartları ve POS cihazları üzerinden “fiktif” işlemlerle haksız kazanç sağladığı belirlendi.
- Akrabalık bağları üzerine kurulu hiyerarşik yapıda, yüksek işlem hacimli paravan şirketler ve 4 döviz bürosu “emanet noktası” olarak kullanıldı.
- Örgütün, asgari ücretli kuryeler ve ticari faaliyeti olmayan akrabalar adına açılan hesaplar üzerinden kayıt dışı para transfer ağı kurarak parayı akladığı tespit edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, 56'sı tutuklu 112 kişi şüpheli olarak yer alırken, Merkez Bankası ve Maliye Hazinesi "suçtan zarar gören" sıfatıyla kaydedildi.
Örgütün liderliğini Muharrem Dağ'ın yaptığı, Abdulvahap Dağ, Emrullah Dağ ve Mehmet Ferah Dağ'ın ise örgütsel faaliyetleri koordine eden yöneticiler oldukları ifade edildi.
Yapılanmanın "Dağ", "Elçiboğa", "Acar" ve "Kaya" aileleri etrafında şekillendiği, akrabalık ilişkilerinin sadakat ve denetim mekanizması olarak kullanıldığı vurgulandı.
Paravan şirketler ve döviz büroları aklama merkezi oldu
İddianameye göre örgüt; Dağlar Group, MHR Group, Atlantis, Global47 ve ANKA Group gibi paravan şirketler aracılığıyla suç faaliyetlerini meşru bir ticari görünüm altında sürdürdü.
Taç Döviz, Aklar Döviz, Cengizler Döviz ve Tataroğlu Döviz isimli işletmelerin ise suç gelirlerinin bankacılık sistemi dışında muhafaza edildiği fiili emanet noktaları olduğu öne sürüldü.
Kayıt dışı para transfer ağında iz kaybettirmek amacıyla asgari ücretli kuryelerin hesaplarının kullanıldığı, bu paravan hesaplar üzerinden paranın dolaştırılarak nakitleştirildiği bildirildi.
Çakarlı konvoylarla korku imparatorluğu kuruldu
Suç örgütünün toplumsal algıyı yönetmek ve psikolojik üstünlük kurmak için sosyal medyayı sistematik olarak kullandığı saptandı.
Çakarlı lüks araçlar, uzun namlulu silahlar ve üst düzey kamu görevlisi izlenimi veren konvoy görüntülerinin paylaşılarak, örgütün dokunulmaz olduğu yönünde bir algı yaratılmaya çalışıldığı iddianameye yansıdı.
Bu yöntemle üçüncü kişilerin direncini kırmayı hedefleyen yapının, 2018'den itibaren "tefecilik", "izinsiz faaliyette bulunmak" ve "aklama" suçlarını işlemeye elverişli bir organizasyon gücüyle hareket ettiği kaydedildi.
Şüpheliler için istenen cezalar belli oldu
Başsavcılık tarafından İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamede; Muharrem Dağ, Abdulvahap Dağ ve Mehmet Ferah Dağ hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "tefecilik", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak" ve "izinsiz faaliyette bulunmak" suçlarından 14'er yıldan 33'er yıla kadar hapis cezası istendi.
Diğer 109 şüpheli için ise benzer suçlardan 8 yıldan 28 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası talep edildi.


