- Sosyal medyada yayılan "Antalya'da yoğun F-16 uçuşu ve olağan dışı askeri hareketlilik" iddialarının dezenformasyon olduğu bildirildi.
- Gökyüzündeki hareketliliğin asıl nedeninin TUSAŞ'ın HÜRJET Projesi kapsamında yürüttüğü ses üstü hız testleri olduğu açıklandı.
- Duyulan yüksek seslerin uçakların sonik hıza ulaşmasından kaynaklandığı ve herhangi bir güvenlik tehdidi bulunmadığı kaydedildi.
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), sanal medya platformları üzerinden yaptığı açıklamada, Antalya'da Türk F-16 uçaklarının yoğun bir şekilde uçtuğu yönündeki paylaşımların asılsız olduğunu duyurdu.
Kamuoyunda endişe yaratan bu iddialara ilişkin yapılan bilgilendirmede, "Bazı sosyal medya paylaşımlarında, ‘Antalya’da Türk F-16 savaş uçaklarının yoğun uçuş yaptığı’ iddiası gerçeği yansıtmamaktadır" denilerek, bölgede iddia edildiği gibi olağan dışı bir askeri durumun bulunmadığı vurgulandı.
Ses patlamalarının nedeni HÜRJET projesi
Açıklamada, Antalya Hava Meydan Komutanlığı’ndan kalkış yapan hava araçlarının faaliyetlerine dair teknik detaylar paylaşıldı.
Söz konusu uçuşların Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tarafından yürütülen yerli proje ile ilgili olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Bahse konu uçuşlar, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tarafından yürütülen HÜRJET Projesi kapsamında planlanan test faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır."
Deniz sahası üzerinde gerçekleştirilen bu testler sırasında uçakların zaman zaman ses üstü hızlara çıkması sebebiyle vatandaşlar tarafından "patlama benzeri" yüksek sesler duyulabildiği bildirildi.
Yanıltıcı paylaşımlara karşı uyarı
DMM, toplumda infial yaratmaya çalışan dezenformasyon içerikli mesajlara karşı vatandaşları uyardı.
Yapılan açıklamada, halkın bu tür asılsız iddialara karşı hassas olması gerektiği hatırlatılarak, "Vatandaşlarımızın toplumda panik ve korku yayma amaçlı paylaşımlara karşı hassas ve dikkatli olması; yalnızca resmi makamlarca yapılan açıklamaları takip etmesi önemle rica olunur" mesajı verildi.
Askeri hareketlilik iddialarının aksine, sürecin tamamen planlı ve kontrollü bir test aşamasından ibaret olduğu yinelendi.


