Araç sahipliği orta sınıf için lüks oldu: Yıllık maliyet 150 bin lirayı aştı

Akaryakıt, trafik sigortası, kasko, bakım ve otopark masraflarındaki artışlar, otomobil sahipliğini orta gelir grubu için altından kalkılamaz bir yüke dönüştürdü.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 19.03.2026 - 13:57

NSosyal Logo
Araç sahipliği orta sınıf için lüks oldu: Yıllık maliyet 150 bin lirayı aştı
  • Türkiye'de 2026 yılı itibarıyla ortalama bir otomobilin yıllık yürütme maliyeti 100 bin ile 200 bin lira bandına ulaştı.
  • Yakıt, MTV, sigorta ve bakım gibi temel giderlerdeki artış nedeniyle en büyük ekonomik baskıyı 'orta direk' hissediyor.
  • Yüksek trafik cezaları ve artan otopark ücretleri, araç sahiplerini otomobillerini satıp ihtiyaç halinde araç kiralamaya yönlendiriyor.
  • Galericiler, piyasadaki talebin tamamen değiştiğini; araç almak için gelenlerden çok, elindeki aracı satmak isteyenlerin çoğaldığını belirtiyor.

Türkiye Gazetesinin yaptığı habere göre, akaryakıt, trafik sigortası, kasko, bakım ve otopark masraflarındaki artışlar, otomobil sahipliğini orta gelir grubu için altından kalkılamaz bir yüke dönüştürdü. Yıllık yürütme maliyeti 150 bin lirayı aşan araçlar peş peşe satılığa çıkarılırken, vatandaşlar toplu taşıma, günlük kiralama ve motosiklet gibi daha ekonomik alternatiflere yöneliyor.

Bir otomobilin yıllık faturası el yakıyor

Uzmanların değerlendirmelerine göre, Türkiye'de araç sahibi olmak artık sadece bir ulaşım ihtiyacını karşılamaktan çıkıp ciddi bir gider kalemi haline geldi. Bir otomobilin yıllık maliyet tablosuna bakıldığında; 42 bin ile 65 bin lira arasında yakıt gideri, 10 bin ila 30 bin lira kasko, 8 bin ila 20 bin lira trafik sigortası ve 12 bin ila 36 bin lira otopark ücreti öne çıkıyor.

Bunlara köprü, otoyol geçişleri, bakım masrafları ve hızla artan trafik cezaları da eklendiğinde, ortalama bir aracın yıllık masrafı 150 bin lirayı aşıyor. Bu yüksek maliyetler karşısında üst gelir grubu durumu tolere edebilirken, alt gelir grubu için araç almak tamamen imkansızlaşıyor; dolayısıyla faturanın en ağır yükünü orta sınıf sırtlamak zorunda kalıyor.

Yüksek cezalar ve masraflar vatandaşı satışa zorluyor

Katlanarak artan maliyetler sahaya ve vatandaşın tercihlerine de doğrudan yansımış durumda. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan birçok kişi, masraflardan kaçınmak için araçlarını satılığa çıkarıyor. Araç sahipliği yerine "ihtiyaç hâlinde kullanım" modeli giderek daha fazla benimsenirken; toplu taşıma, dijital ulaşım alternatifleri, scooter ve bisiklet kullanımı yaygınlaşıyor.

Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri Trabzon'un Of ilçesinde yaşandı. Beklenmedik yükseklikte bir trafik cezasıyla karşılaşan bir vatandaş, "Aracı kullanmak artık masraf kapısı oldu" diyerek aracını satışa çıkardı. Sosyal medyada da benzer şikayetlerle araçlarını satan kullanıcıların paylaşımlarında ciddi bir artış gözlemleniyor.

Galericiler: Yeni araç alandan çok elindekini satan var

İkinci el piyasasında yaşanan bu keskin dönüşüm, oto galerici esnafı tarafından da doğrulanıyor. Beylikdüzü Autopia’da galericilik yapan Şeyhmus Nalkıran, sektördeki mevcut durumu şu sözlerle özetliyor: "Eskiden insanlar galerimize gelirdi, yeni araç alacak bütçe ve plan peşindeydi, fakat artık durum tamamen tersine döndü. Çoğu kişi yeni araç almak yerine ellerindeki arabayı satmayı düşünüyor."

Artan masrafların orta sınıf için dayanılmaz bir noktaya ulaştığını belirten Nalkıran, "Yakıt, trafik sigortası, kasko, MTV, otopark, köprü ve otoyol geçişleri derken yıllık masraflar 150 bin lirayı buluyor. İnsanlar, günlük kiralama, toplu taşıma ve paylaşımlı ulaşım gibi alternatifleri kullanmayı daha mantıklı buluyor. Orta sınıf için bu artık bir tercih değil, çoğu zaman zorunluluk gibi görünüyor. Kısacası, yeni araçtan çok arabasını satan var diyebilirim." şeklinde konuştu.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner