Avrupa’daki artış Türkiye’de alarm verdi: Kızamık belirtileri grip zannediliyor

Avrupa’daki kızamık artışı sonrası uzmanlar aileleri uyardı. Ateş ve döküntüyle başlayan belirtilerin hızla yayılabileceğine dikkat çekilirken, aşılamanın toplum sağlığı için kritik olduğu vurgulandı.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 28.04.2026 - 13:39

NSosyal Logo
Avrupa’daki artış Türkiye’de alarm verdi: Kızamık belirtileri grip zannediliyor

Kızamık belirtileri ve grip

  • Avrupa’da Kızamık vakaları artış gösterdi. Uzmanlar özellikle çocuklar için riskin sürdüğünü ve aşının en güçlü koruma yöntemi olduğunu açıkladı.
  • Hastalığın ateş, öksürük ve döküntüyle başlayabildiği, hava yoluyla hızla bulaşabildiği bildirildi.
  • Uzmanlar, belirtiler görüldüğünde sağlık kuruluşuna başvurulması ve aşılama oranlarının yüksek tutulması gerektiğini vurguladı.

Avrupa’da son dönemde artış gösteren kızamık vakaları yeniden dikkat çekerken, uzmanlar özellikle çocuklar için riskin sürdüğüne işaret ediyor. Abdullah Sert, hastalığın yüksek bulaşıcılık özelliğine dikkat çekerek aşılama oranlarının korunmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.

Kızamık belirtileri grip ile karıştırılabiliyor

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Sert, kızamığın genellikle yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı ve gözlerde kızarıklık gibi belirtilerle başladığını, birkaç gün içinde ortaya çıkan döküntülerle hastalığın belirgin hale geldiğini ifade etti. İlk belirtilerin çoğu zaman grip ile karıştırılabildiğini belirten Sert, döküntülerin çoğunlukla yüzden başlayarak kısa sürede tüm vücuda yayıldığını ve bu süreçte hastanın genel durumunda belirgin bozulma görülebildiğini aktardı.

Kızamığın hava yoluyla kolay yayılan bir enfeksiyon olduğuna dikkat çeken Sert, şu ifadeleri kullandı:

"Ateş, döküntü ve solunum yolu belirtileri olan bireyler mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmalı, özellikle çocuklar kalabalık ortamlardan uzak tutulmalı"

Virüs kapalı alanlarda uzun süre canlı kalabiliyor

Virüsün hasta kişinin öksürmesi ya da hapşırmasıyla ortama yayıldığını ve kapalı alanlarda uzun süre canlı kalabildiğini belirten Sert, temas sonrası özellikle aşısız kişilerde bulaş riskinin yüksek olduğuna işaret etti. Türkiye’de çocukluk çağı aşı takviminde kızamık aşısının rutin olarak uygulandığını hatırlatan Sert, toplum bağışıklığının sürdürülebilmesi için aşılama oranlarının yüksek tutulmasının gerektiğini belirtti. Aşı tereddüdünün ise hastalığın yeniden yayılımında önemli rol oynadığını kaydetti.

Aşı tereddüdü kızamık riskini büyütüyor

Avrupa’daki vaka artışına dikkat çeken Sert, Türkiye’de güçlü aşılama programları sayesinde tablonun kontrol altında olduğunu ancak riskin tamamen ortadan kalkmadığını ifade etti. Küresel hareketlilik ve bazı bölgelerde düşen aşılama oranlarının kızamığın yeniden yayılmasına zemin hazırlayabileceğini belirten Sert, şu değerlendirmede bulundu:

"Virüs, hasta kişinin öksürmesi veya hapşırmasıyla ortama yayılır ve kapalı alanlarda uzun süre canlı kalabilir. Bu nedenle aşısız bireyler için temas sonrası bulaş riski oldukça yüksek. Aşı kızamığa karşı en güçlü koruma yöntemi. Türkiye'de çocukluk çağı aşı takviminde kızamık aşısı, rutin olarak uygulanıyor. Toplum bağışıklığının korunması için aşılanma oranlarının yüksek olması gerekir. Aşı tereddüdü, hastalığın yeniden görülmesine zemin hazırlayan en önemli faktörlerden biri."

“Kızamık sadece döküntü hastalığı değil”

Kızamığın yalnızca döküntüyle sınırlı bir hastalık olmadığına dikkat çeken Sert, zatürre, orta kulak iltihabı ve beyin iltihabı gibi ciddi komplikasyonların görülebileceğini, nadir de olsa yıllar sonra ortaya çıkabilen ölümcül seyirli SSPE gibi nörolojik hastalıkların da gelişebildiğini belirtti.

Aşısız bireyler yüksek risk altında

Belirtilerin görülmesi halinde hastaların izolasyonunun önemli olduğunu vurgulayan Sert, şu ifadeleri kullandı:

"Bu nedenle sadece bireysel değil toplumsal sorumluluk da büyük önem taşıyor. Kızamık, sadece döküntüyle sınırlı bir hastalık değil. Zatürre, orta kulak iltihabı ve beyin iltihabı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Nadir de olsa yıllar sonra ortaya çıkabilen ve ölümcül seyreden SSPE gibi nörolojik hastalıklar da kızamık sonrası gelişebilir. Hastalığın yayılmasını önlemek için belirtiler ortaya çıktığında kişinin izole edilmesi gerekir. Ateş, döküntü ve solunum yolu belirtileri olan bireyler mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmalı, özellikle çocuklar kalabalık ortamlardan uzak tutulmalı. Toplum sağlığının korunması için aşılama aksatılmamalı. Erken tanı ve doğru yaklaşım, hem bireysel hem de toplumsal riskleri önemli ölçüde azaltabilir."

Kaynak:

GDH Haber

Next

GDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.

Takip Et
Loading Spinner