Büyük gazeteci ve tarih araştırmacısı İlhan Bardakçı'nın yıllar önce kaleme aldığı Kudüs hatırası da bunlardan biridir.
Tarih 21 Mayıs 1972.
İlhan Bardakçı, gazeteci arkadaşı Said Terzioğlu ile birlikte Kudüs'tedir. İsrail Dışişleri Bakanlığı görevlilerinin refakatinde Mescid-i Aksa'yı gezerken, ikinci avluya çıkan merdivenlerin başında dikkat çekici bir ihtiyar görür.
Adam neredeyse iki metre boyundadır. Yüzü yılların izleriyle kaplanmış, güneş ve rüzgâr altında kavrulmuş gibidir. Üzerindeki kıyafetin ne olduğu bile tam seçilemez. Orada öylece durmaktadır. Ne konuşmakta ne de çevresiyle ilgilenmektedir.
Bardakçı, yanındaki görevliye adamı sorar.
Aldığı cevap kısadır:
"Bir meczup işte... Ben bildim bileli burada durur."
Ancak Bardakçı'nın dikkatini çeken başka bir şey vardır. Yaşlı adamın yüzünde, ona tanıdık gelen bir ifade...
Yanına yaklaşır ve Türkçe seslenir:
"Selâmünaleyküm baba."
İhtiyar gözlerini açar ve aynı dille cevap verir:
"Aleykümüsselâm oğul."
Bardakçı şaşkınlık içindedir.
Kim olduğunu sorar.
Ve ihtiyar anlatmaya başlar.
Önce tarihin kapıları aralanır.
Osmanlı Devleti, Kudüs'e 30 Aralık 1517'de Yavuz Sultan Selim döneminde hâkim olmuştu. Dört asrı aşan Osmanlı idaresi boyunca şehir, İslam dünyasının en önemli merkezlerinden biri olarak korunmuştu.
Ancak Birinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru Osmanlı orduları Filistin cephesinde geri çekilmeye başladı. 9 Aralık 1917'de Kudüs İngilizlerin eline geçti.
İşte hikâye tam bu noktada başlıyordu.
Yaşlı adam, kendisini şu sözlerle tanıttı:
"Ben, Kudüs'ü kaybettiğimiz gün burada bırakılan artçı bölüktenim."
Sonra bir asker gibi doğruldu ve kimliğini söyledi:
"20. Kolordu, 36. Tabur, 8. Bölük, 11. Ağır Makineli Tüfek Takım Komutanı Iğdırlı Onbaşı Hasan."
Bardakçı'nın anlattığına göre ihtiyarın sesi bir anda değişmiş, sanki yarım asır önceki askerî disiplinine geri dönmüştü.
Ardından yıllardır sakladığı bir emanetten söz etti.
Türkiye'ye dönüldüğünde eski kumandanı Kolağası Musa Efendi bulunursa ona bir mesaj iletilmesini istedi.
Mesajı kısaydı:
"Gönül komasın. 11. Makineli Takım Komutanı Iğdırlı Onbaşı Hasan, bıraktığın yerde nöbetinin başındadır. Tekmilim tamamdır kumandanım."
İlhan Bardakçı bu sözleri duyduğunda derinden sarsıldığını yazar.





